İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/8056 Karar: 2024/12101 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/8056 K.2024/12101

6. Ceza Dairesi 2023/8056 E. , 2024/12101 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/336 E., 2015/499 K. SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, hakaret, kişinin huzur ve sükunu bozma, mala zarar verme, şantaj HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına TEBLİ

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/8056 E. , 2024/12101 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/336 E., 2015/499 K. SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, hakaret, kişinin huzur ve sükunu bozma, mala zarar verme, şantaj HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına TEBLİ

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/8056 E. , 2024/12101 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/336 E., 2015/499 K. SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, hakaret, kişinin huzur ve sükunu bozma, mala zarar verme, şantaj HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında şantaj suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, katılan ... vekilinin temyiz isteğinin katılan ...' a yönelik sanık ... hakkında kurulan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, hakaret, kişinin huzur ve sükunu bozma, mala zarar verme ve şantaj suçlarından kurulan kararlara yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, hakaret, kişinin huzur ve sükunu bozma suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı itiraz yolu açık olup, katılan ... vekilinin bu konudaki istemi üzerine, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarih 2016/425 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve itiraz üzerine verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince kesin olduğu anlaşıldığından; katılan ... vekilinin bu konudaki vaki talepleri inceleme dışı bırakılmıştır. Sanık ... hakkında mala zarar verme ve şantaj suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükmünün incelemesinde; Her ne kadar sanık hakkında mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresi geçmiş ise de, 5271 sayılı Kanun' un 223 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında “Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.” düzenlemesi gereği sanığın lekelenmeme ... gözetilerek yapılan incelemede; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, II. Sanık ... hakkında katılan ...' a yönelik şantaj suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde; Sanığın yargılama konusu şantaj eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 107/2 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 21.10.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Yukarda açıklanan nedenle katılan ... vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla