İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/1948 Karar: 2025/10564 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/1948 K.2025/10564

6. Ceza Dairesi 2024/1948 E. , 2025/10564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/475 E., 2023/1020 K. SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; her ne kadar tebliğnamede kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu olarak belirt

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/1948 E. , 2025/10564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/475 E., 2023/1020 K. SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; her ne kadar tebliğnamede kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu olarak belirt

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/1948 E. , 2025/10564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/475 E., 2023/1020 K. SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; her ne kadar tebliğnamede kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu olarak belirtilmişse de esasen kasten yaralama suçundan mahkumiyet verildiği, yine tebliğnamede bu hüküm yönünden niteliği itibariyle kesin olduğundan temyiz isteminin reddi yönünde görüş bildirilmişse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/15-509 Esas, 2014/170 Karar sayılı ilâmlarında ve Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2011 tarihli ve 370 Esas, 302 Karar ve yine Ceza Genel Kurulu'nun 06.12.2011 tarihli ve 185 Esas, 249 Karar sayılı kararları başta olmak üzere pek çok kararlarında miktar itibariyle kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik temyiz üzerine temyiz incelenmesine konu olabileceğinin belirtilmesi karşısında katılan vekilinin bu hüküm yönünden vasfa yönelik temyizi bulunduğu anlaşılmakla tebliğnameye kısmen aykırı olarak sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2023 tarihli ve 2022/664 Esas, 2023/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve silahla tehdit suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 11.10.2023 tarihli ve 2023/475 Esas, 2023/1020 Karar sayılı kararı ile sanık hakkıda İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, sanık hakkında silahla tehdit suçundan beraat, kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan vekilinin temyiz istemi Katılanın, olayın hemen ardından şikâyetçi olması ve tüm aşamalardaki ısrarlı ve samimi beyanları, sanığa iftirada bulunmasını gerektirir bir nedenin bulunmaması, doktor raporu, mesaj tespit tutanağı ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; Bu aşamada sanık hakkında; "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" eylemi bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2. maddesi uyarınca 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına hükmedilmesi, 5237 sayılı Kanun'un madde 109/3-a ve b bentleri uyarınca suçun silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle bir kat arttırılarak 4 yıldan 14 yıla kadar hapis cezasına hükmedilmesi, ayrıca bu suçun cinsel amaçla işlendiği sabit olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 109/5. madde uyarınca yarı oranında arttırılarak 6 yıldan 21 yıla kadar hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, sanığın eyleminin kasten yaralama olarak kabulünün hatalı olduğuna, Üstüne üstlük sanığın "silahla tehdit" suçu bakımından beraatine karar verilmesinin bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince, "İlk derece mahkemesindeki kovuşturma sürecine ilişkin olarak katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinin geçerli olmasına, Dairemizde yapılan yargılama sürecine ilişkin olarak katılan davayı vekil ile takip ettiğinden 10200 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine," şeklinde karar verildiği anlaşılmakla, katılan lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hukuka aykırı şekilde hem ilk derece mahkemesinde hem de Bölge Adliye Mahkemesinde yapılan yargılamaya ilişkin ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Sanık Hakkında Kurulan Kasten Yaralama ve Silahla Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz istemi yerinde görüldüğünden, kararın 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin kısmının ''İlk derece mahkemesindeki kovuşturma sürecine ilişkin olarak katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinin geçerli olmasına," şeklinde düzeltilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla