İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/2025 Karar: 2024/9675 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/2025 K.2024/9675

6. Ceza Dairesi 2024/2025 E. , 2024/9675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3559 E., 2024/149 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli yağmaya teşebbüs, nitelikli tehdit, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf istemlerinin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, red Bölge Adliye Mahkemesince verilen h

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/2025 E. , 2024/9675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3559 E., 2024/149 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli yağmaya teşebbüs, nitelikli tehdit, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf istemlerinin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, red Bölge Adliye Mahkemesince verilen h

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/2025 E. , 2024/9675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3559 E., 2024/149 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli yağmaya teşebbüs, nitelikli tehdit, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf istemlerinin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, red Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanıklar ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...'ye yönelik nitelikli tehdit ve mala zarar verme suçlarına ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...'ye yönelik nitelikli yağma suçları ile sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarına ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiince ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; Hükmedilen cezaların süresine göre sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: Mağdur ...'ya yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçu bakımından; Sanıkların iştirak halinde bir hukuki alacak niteliği taşımayan 40.000,00 TL parayı mağdurdan zorla almak istedikleri, bu kapsamda mağdurdan değişik tarihlerde 1.000,00 TL ve ayrıca 250,00 TL parayı da silah göstermek suretiyle tehdit ederek zorla aldıklarının anlaşılması karşısında, suça konu özgülenen 40.000,00 TL parayı almaya yönelik eylemlerin bir bütün halinde tek bir tamamlanmış nitelikli yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik cezalar tayin edilmiş olması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma, sanıklar ... ve ... hakkında ise ayrıca nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerde eleştiri dışında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma, sanıklar ... ve ... hakkında ise ayrıca nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, III-Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçuna ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafiilerince ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabul ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Mağdurun olayın sıcağı sıcağına alınan kolluk beyanı ve bu beyan ile örtüşür şekilde soruşturma aşamasında zorla alındığı iddia olunan cep telefonun tanık İ.Ş. tarafından getirtilmesi suretiyle kolluk görevlilerince mağdura teslim edilmiş olması ve nihayet mağdurun kovuşturma aşamasında sanıkları suçtan kurtarmaya yönelik şekilde vermiş olduğu beyanında dahi bahsedilen kısmi iadeyi doğrulamış olması, tüm dosya kapsamı ile hep birlikte gözetildiğinde, suç tarihinde mağdurdan silah dışında iadesi belirtilen şekilde gerçekleştiği anlaşılan cep telefonu ve ayrıca 5.000,00 TL paranın da zorla alınmış olduğu dikkate alınarak soruşturma aşamasında bahsedilen şekilde gerçekleşen kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası mağdurdan sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-4 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılmaksızın yazılı şekilde hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 26.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla