İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/2483 Karar: 2025/10925 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/2483 K.2025/10925

6. Ceza Dairesi 2024/2483 E. , 2025/10925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2143 E., 2022/1250 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/1 maddesi yollamasıyla kasten yaralama suçundan

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/2483 E. , 2025/10925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2143 E., 2022/1250 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/1 maddesi yollamasıyla kasten yaralama suçundan

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/2483 E. , 2025/10925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2143 E., 2022/1250 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/1 maddesi yollamasıyla kasten yaralama suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2020/228 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/1. maddesi yollamasıyla kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli kararına Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyart savcısı tarafından itiraz edilmesi üzerine sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Meşru savunma hükümlerinin uygulanmadığına, dinlenen tanık ve müşteki beyanları ve toplanan deliller de değerlendirildiğinde müvekkilin ilgili suçu işlemediğinin açıkça ortada olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkilin beraatine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1- Taraflar arasında alacak iddiası bulunduğunun sabit olduğu, olay günü tarafların bu konuyu görüşmek için buluştuğu ve aralarında kasten yaralama olayının gerçekleştiği, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının itirazı doğrultusunda 5237 sayılı Kanunun 150. maddesi yollamasıyla kasten yaralama suçundan kurulan hükümde 29. maddenin uygulanamayacağı yönünde hüküm kurulmuşsa da; "Sadece borcun ödenmemesinin ötesine geçen ayrıca tahrik sayılabilecek bir davranışın varlığı halinde ayrıca TCK 29. madde uygulanabileceği" bu itibarla taraflar arasında gerçekleşen yaralama olayında ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının anlaşılamaması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 29. maddesinin yanlış gerekçe ile uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştır. 2- Katılan sanık ...'ta kemik kırığı oluştuğunun anlaşılması karşısında sanık hakkında verilen cezada 5237 sayılı Kanunun 87/3. maddesi gereğince arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3- Soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafiilere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesinin mümkün bulunmadığının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Bozma nedenleri yönünden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesinin yollamasıyla 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın korunmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla