İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/2532 Karar: 2025/8549 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/2532 K.2025/8549

6. Ceza Dairesi 2024/2532 E. , 2025/8549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/64 E., 2024/10 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; k

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/2532 E. , 2025/8549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/64 E., 2024/10 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; k

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/2532 E. , 2025/8549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/64 E., 2024/10 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Hükmedilen cezanın tür ve miktarı itibarıyla koşulları bulunmadığından sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca REDDİ’ne karar verilerek dosya üzerinden yapılan incelemede; I-Sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Açıklanan nedenlerle Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II-Mağdur ...'a yönelik sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Açıklanan nedenlerle Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, III-Katılan ...'a yönelik sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesi neticesinde; Sanık ... ve sanıklar müdafilerinin, sanıkların aynı eylemden dolayı Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılandıkları ve beraat ettiklerini beyan ettikleri, mahkemenin ise mahkumiyet gerekçesinde bu hususa ilişkin "...Her ne kadar bu eylemle ilgili olarak açılan dava ile ilgili Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/1330 esas sayılı kararı üzerinden beraat kararı verilmiş ise de; bu kararın delil yetersizliğinden verildiği, oysa ki davada tanık .....'ın dinlenmediği anlaşılmıştır. Müşteki ... ve ailesine ait petrolda tanık ...'e karşı 02/08/2007 tarihinde sanıklardan ... ve bozma öncesi yargılaması biten... tarafından silahlı saldırıda bulunulduğu, saldırı sırasında sanık ...'ün tanık ....'a hitaben "Sen ve patronların ...'ya yanlış yaptınız. Sizin hepinizi öldüreceğiz.." demek suretiyle tehdit ettiği, bu eylemle ilgili olarak Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılan dava da Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 23/09/20 08... /238 Esas ve 2008/256 karar sayılı kararı ile bozma öncesi yargılaması biten .....'ın beraatine, sanık ...'ün ise silahlı korku ve panik yaratacak şekilde ateş atma suçundan ve 6136 sayılı Yasa'ya muhalefet suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkeme kararından da anlaşılacağı üzere, sanık ...'ün atılı eylemi gerçekleştirdiği, daha sonra yapılan ve bu davaya konu eylemler de dikkate alındığında, eylemin yağma kastıyla gerçekleştirildiği tespit olunmuştur..." gerekçesi ile mahkumiyet kararı verildiği görülmektedir. Savunma dilekçelerinden ve Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesi ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan yazışmalardan anlaşıldığı üzere söz konusu Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesi kararının esas numarasının 2007/13 30... /1230 olduğu, bu kararın dosya arasında yer almadığı, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada Sulh Ceza Mahkemeleri'nin görevlerinin sona ermesi nedeniyle dosyaların Asliye Ceza Mahkemeleri'ne devredilmesinden dolayı inceleme yapılamadığı; Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde, sanıkların aynı eylemden ötürü yargılandıklarını ve beraat ettiklerini belirttikleri iş bu dosyanın aslının yahut onaylı örneğinin mahkemesinden celbedilerek; bir fiilden dolayı suç isnadıyla yargılanan ve hakkında verilen hüküm kesinleşen sanık hakkında, aynı eylemden ötürü tekrar yargılama yapılabilmesinin yolunun "yargılamanın yenilenmesi" kurumu ile mümkün olduğu, fakat 5271 sayılı Kanun'un 314. maddesine göre sanık aleyhine yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulmasının "a) Duruşmada sanığın veya hükümlünün lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliği anlaşılırsa, b) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek nitelikte olarak görevlerini yapmada sanık veya hükümlü lehine kusur etmiş ise, c) Sanık beraat ettikten sonra suçla ilgili olarak hâkim önünde güvenilebilir nitelikte ikrarda bulunmuşsa..." halleri sayılarak sınırlandırıldığı da gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, denetime elverişsiz şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak oy birliği ile BOZULMASINA, IV-Mağdur ...'a yönelik sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık ...'nın, diğer sanıklar ... ve ... ile iştirak halinde işledikleri eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,c,f; 35 maddelerine uyduğu belirtilmesine karşın, belirtilen sevk maddeleri uyarınca hüküm kurularak 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının korunması gerekirken hatalı uygulama ile bozma öncesi kararda sanık ... hakkında aynı Kanun'un 148/1; 35 maddeleri uyarınca hüküm kurulduğu belirtilerek aynı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, 2.Sanıklar ... ve ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken, suçu birlikte işleyen ve suç yolunda ayrılmayan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 35/1. maddesi uyarınca yapılacak indirim oranlarının gerekçesiz ve hatalı şekilde farklı uygulanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak oybirliği ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla