Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/262 E. , 2025/11532 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4375 E., 2023/2793 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red - onama Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/262 E. , 2025/11532 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4375 E., 2023/2793 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red - onama Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde ise; 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Bölge Adliye Mahkemesinin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın olay tarihinden yaklaşık bir hafta önce katılanın babasına ait iş yerine giderek katılandan haraç adı altında para istediği ve iş yerinde oturup ücretini ödemeden yemek yiyeceğini belirttiği, katılandan aldığı olumsuz yanıt üzerine tehdit içeren sözler sarf ederek olay yerinden ayrıldığı, olay günü aynı amaçla telefon ile katılanı aramak istediği, katılanın cep telefonunun kapalı olması üzerine iddianamede belirtilen şekilde tehdit içerikli mesajları gönderdiği ve aynı sıralarda da katılanın iş yerinin önüne giderek silahla iş yerine ateş ederek zarar verdiği iddia edilen olayda; sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmasında olay günü asıl kendisinden katılan tarafından bıçak zoruyla para alındığını, hakkında yakalama kararı bulunması sebebiyle şikayetçi olamadığını, sanıktan para istemediğini ve iş yerine ateş açmadığını beyan ederken, kovuşturma aşamasında alınan beyanında da katılan ile aralarında husumet bulunduğunu katılana iddianamede belirtilen tehdit içerikli mesajları kendisinin attığını ancak sanıktan para istemediğini ve iş yerine ateş açmadığını beyan etmekle atılı nitelikli yağmaya teşebbüs suçlamasını inkar ettiği, dosya kapsamında dinlenen tanık E. B.'nin sanığın katılandan haraç istediğine dair bir konuşmaya şahit olmadığını, tarafların tartıştıklarını gördüğünü ancak konuşma içeriğine dair bir bilgisinin bulunmadığını, katılanın kendisine haraç istendiğini söylediğini beyan etmekle sanık tarafından katılandan para istenmesi hususunda doğrudan değil dolaylı yoldan bilgi sahibi bulunduğu anlaşılmakla beyanlarının hükme esas alınamayacağı; dosya kapsamında katılanın kendisinden haraç istendiğine yönelik beyanlarını destekleyecek nitelikte bir delil bulunmaması karşısında şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince taraflar arasındaki sebebi tam olarak tespit edilemeyen husumetten dolayı sanığın olay günü katılana tehdit içerikli mesajlar atmak ve aynı sırada katılanın iş yerine giderek tüfekle ateş etmek suretiyle tehditte bulunduğu, bu suretle eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a maddesinde yazılı silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.12.2025 tarihinde karar verildi.