Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/291 E. , 2024/939 K. "İçtihat Metni" Tehdit suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl 6 ay denetim süresi belirlenmesine ilişkin Yatağan As
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/291 E. , 2024/939 K. "İçtihat Metni" Tehdit suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl 6 ay denetim süresi belirlenmesine ilişkin Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2015 tarihli ve 2014/899 Esas, 2015/660 sayılı kararının 03.11.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 09.07.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmedilen hapis cezasının aynen infazına ilişkin Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2014/899 Esas, 2015/660 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.08.2019 tarihli ve 2019/1576 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 07.12.2023 gün ve 94660652-105-48-25303-2023-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.12.2023 gün ve 2023/131580 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 20.06.2018 tarihli ve 2018/2503 Esas, 2018/9186 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasında yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki açıklamalar ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkartılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği anlaşıldığından, öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebliğ yapılmalı, tebliğin iade edilmesi halinde adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresine tebliğ işleminin yapılması gerektiği, Dosya kapsamına göre, somut olayda, Yatağan Asliye Ceza Mahkemesince sanığın yokluğunda verilen 02.10.2015 tarihli kararın, sanığın savunmasında bildirdiği bilinen son adresi olan "Katrancı Mah. Katrancı Sk. No:18-323 Yatağan/Muğla" adresine doğrudan 7201 sayılı Kanunun 21/2. maddesine göre "Mernis Adresi" şerhi düşülerek tebliğe gönderildiği, söz konusu adrese önceden de usulü ile bir tebliğ yapılmadan doğrudan anılan Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu nazara alındığında, bu halde esas kararın kesinleşmemiş olması sebebiyle denetim süresinin başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde işlenmiş kasıtlı bir suçtan da söz edilemeyeceğinden, kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle ertelenen cezanın aynen infaz kararı da verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.08.2019 tarihli ve 2019/1576 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.