Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/3422 E. , 2026/2664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2664 E., 2024/1298 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına sanığın mahkûmiyetine, suça sürüklenen çocukların beraatine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama Nitelikli yağma
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/3422 E. , 2026/2664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2664 E., 2024/1298 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına sanığın mahkûmiyetine, suça sürüklenen çocukların beraatine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama Nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan ön inceleme neticesinde; hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2023 tarihli ve 2021/192 Esas,2023/190 Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, c, 31/3, 168/2-3, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis; sanık hakkında ise aynı Kanun'un 149/1-a,c,168/2-3,62,53 maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis, cezaları ile cezalandırılmalarına, sanık hakkında hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İlk derece mahkemesinin kararına yönelik sanık ve müdafii tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 16.04.2024 tarihli ve 2023/2664 Esas, 2024/1298 Karar sayılı kararı ile sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılmasına ve nitelikli yağma suçundan suça sürüklenen çocukların ayrı ayrı beraatlarına; sanık hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a, 168/2-3, 62, 53. maddeleri gereğince 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında kurulan hükümde takdiri indirim maddesinin uygulanmaması, 2. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve . Müdafilerinin Temyiz İstemleri Müvekkilleri hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle lehlerine vekalet ücreti belirlenmesi, 3. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe yasa maddelerinin uygulanması, beraat kararı verilmesi, Gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yeterli inceleme ve araştırmanın yapıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, anlaşıldığından anlaşıldığından, sanık müdafiisinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2- Suça sürüklenen çocuk ... müdafiisinin temyiz talebi değerlendirildiğinde, 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168 inci maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13 üncü maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usul kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler. İdare bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafilik ve vekillik ceza usul mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Kanun’un 150/1, 3, 4 ve 333 üncü maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13 üncü ve 14 üncü maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve Adalet Bakanlığı tarafından birlikte tespit edilip Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecektir. Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafii ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkûmiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani Adalet Bakanlığı genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun'un gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen zorunlu vekillere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün olmadığından, temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3- Ancak, üzerine atılı suçtan hakkında beraat kararı verildiği halde kendisini özel avukat ile temsil ettiren suça sürüklenen çocuk ... lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR 1. Mağdur ... Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mağdur vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 276/1. maddesi uyarınca “Mağdurun 18.01.2023 tarihli duruşmada alınan ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, istinaf talebinde bulunma hakkının olmaması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279/1-Son maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve ilgili dairece itirazın incelenerek karara bağlandığının anlaşılması karşısında; bu talep yönünden dosyanın Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN MAHALLİNE İADESİNE, 2. Sanık ... Müdafii ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiisinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde, Gerekçe bölümünde (1 ve 2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ün müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 3. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiisinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde ise, Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 16.04.2024 tarihli ve 2023/2664 Esas, 2024/1298 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ... müdafiisinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasına; “Beraat eden suça sürüklenen çocuk ... kendisini özeli vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 16.500,00 TL maktu avukatlık ücretinin Hazineden alınarak suça sürüklenen çocuk ...'e ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca Konya 4.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi nitelikli yağmadan sanık ile suça sürüklenen çocukları mahkûm etmiş; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi hükümleri kaldırarak suça sürüklenen çocukların beraatine, sanığın ise mahkûmiyetine karar vermiştir. Temyizde mağdur vekili takdiri indirime, suça sürüklenen çocuk müdafileri lehlerine vekalet ücretine, sanık müdafii ise beraat/lehe hükümlere ilişkin sebepler ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Karar, üç yönlü değerlendirme yapar: (1) Baroca görevlendirilen zorunlu müdafi/vekile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14. maddesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilemeyeceğini (Avukatlık Kanunu md. 168, 5320 sayılı Kanun md. 13-14, CMK md. 150 ve 333 çerçevesinde) benimser; (2) beraat eden ancak kendisini özel vekille temsil ettiren suça sürüklenen çocuk lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini (CMK 303/1-h) kabul eder; (3) mağdur vekilinin şikâyetten vazgeçmesi nedeniyle istinaf hakkı bulunmadığından talebin incelenemeyeceğini (CMK 276/1, 279/1-son) belirtir.
Uygulama Sonucu: Mağdur vekilinin temyizi yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi; sanık ile bir suça sürüklenen çocuk yönünden onama; özel vekille temsil edilen beraat eden suça sürüklenen çocuk yönünden maktu vekalet ücreti eklenerek düzeltilerek onama (CMK 302/1, 302/2, 303/1-h).
Dava Strateji Notu: Beraat eden müvekkil kendisini özel (serbest) vekille temsil ettirmişse maktu vekalet ücretine hükmedilmesi istenmeli; buna karşın baroca atanan zorunlu müdafi için AAÜT md. 14 uyarınca ücret talebi bu içtihat karşısında sonuç vermez. Şikâyetten vazgeçen mağdurun istinaf/temyiz hakkının bulunmadığı da usul yönünden gözetilmelidir.