İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/4010 Karar: 2024/9452 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/4010 K.2024/9452

6. Ceza Dairesi 2024/4010 E. , 2024/9452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/416 E., 2021/1367 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03.06.2024 tarihli ve 20

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/4010 E. , 2024/9452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/416 E., 2021/1367 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03.06.2024 tarihli ve 20

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/4010 E. , 2024/9452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/416 E., 2021/1367 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03.06.2024 tarihli ve 2022/12740 Esas, 2024/7011 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2024 tarihli ve 6 - 2021/110448 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 35 inci maddesi kapsamında yer alan teşebbüs hükmünün uygulanmaması gerektiğinden bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/416 Esas, 2021/1367 Karar sayılı nitelikli yağma suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün "Onanmasına" karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın nitelikli yağma eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, suça konu cüzdanın katılanların direnci tam olarak kırılmadan ve hakimiyet alanından çıkmadan katılanlar tarafından sanıktan geri alındığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03.06.2024 tarihli ve 2022/12740 Esas, 2024/7011 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.09.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarih, 2018/18 sayılı kararında "Neticesi hareket ile bitişik bir suç olan yağma teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı alamadığı hallerde, yağma suçu teşebbüs derecesinde kalmış sayılır. Yağma suçunda almanın gerçekleşmesi hırsızlık suçunun aksine, failin malı egemenlik alanına sokmasına bağlı değildir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koymamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması ise, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle mağdurun malı alıp giderken yakalanması halinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir. (Nur Centel- Hamide Zafer- Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt: 1,4. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 405-406) Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Cebir ve tehdit etkisiyle suça konu eşyayı teslim eden veya alınmasına karşı koyamayan mağdurun eşya elinden çıktığı anda zilyetliği sona ermiştir. Bu aşamada mağdurun yeniden eşya üzerinde zilyetliğe sahip olması, yani tasarrufta bulunma hakkını elde etmesi düşünülemez. Dosya kapsımına göre; sanığın katılan ...'a ait cüzdanı alarak elindeki broşürlerin arasına gizleyip iş yerinden çıktığı, katılanların bu durumu farkederek sanığa seslendikleri, sanığın broşür bıraktığını söylediği, katılanın broşürlerin arasında kendine ait cüzdan ve tornavida olduğunu gördüğü ve neden aldığını sorduğunda sanığın katılan ...'ya doğru tornavidayı sallayarak hamle yaptığı ancak isabet etmediği, katılanların sanığı yakalayarak cüzdanı ve tornavidayı aldıkları ve kolluk güçlerine haber verdikleri anlaşılan olayda hırsızlık şeklinde başlayan sanığın eyleminin cebir ve tehit kullanılmasıyla yağma suçuna dönüştüğü, bununla birlikte Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere malın alınmasıyla yağma suçunun tamamlandığı, Dairemizin ve Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğu anlaşıldığından,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken itirazın reddine dair çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla