Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/4875 E. , 2026/1914 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2565 E., 2024/1634 K. SUÇ : Yağma HÜKÜM : İlk derece kararının kaldırılması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu,
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/4875 E. , 2026/1914 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2565 E., 2024/1634 K. SUÇ : Yağma HÜKÜM : İlk derece kararının kaldırılması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2021/352 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı ile sanığın kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2-3-a, 53... . maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 04.04.2024 tarihli ve 2023/2565 Esas, 2024/1634 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanığın yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 53... . maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın eşi olan şikâyetçinin telefonundaki mesajlara bakmak amacıyla suça konu telefonu aldığına, faydalanma kastının bulunmaması sebebiyle suçun unsurlarının oluşmadığına, suç vasfının tayininde hataya düşüldüğüne, ikinci kez mükerrirlik koşullarının oluşamadığına, kararın bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, sanığın eyleminin sabit olduğuna, üst sınırdan ceza verilerek indirim hükümlerinin uygulanmamasının gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Dairemiz uygulamalarında "faydalanma kastı" aranması gerektiğinin çok açık olarak gösterildiği, ayrıca birçok kararlarında bahse konu faydalanma kastının son derece dar yorumlandığı, "mal edinme" veya "sahiplenme yani "kullanma" ya da "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış onun haricindeki saikleri "faydalanma olarak" kabul edilmediği anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; şikâyetçi ile sanığın evli oldukları, suç tarihinde yol üzerinde karşılaştıkları, sanığın şikâyetçinin mesajlara bakmak amacıyla cep telefonunu istediği, şikâyetçinin vermek istememesi üzerine yumrukla vurduğu, bu sırada yere düşerek dağılan telefonu alıp parçalarını birleştirdikten sonra şikâyetçinin saçlarını tutarak telefonun şifresini söylemesini istediği, şikâyetçinin de olayın büyümemesi için şifreyi verdiği olayda; sanığın telefonu şikâyetçinin kullanması amacıyla kendisinin aldığına ve aldatıldığından şüphelendiğinden mesajlara bakmak amacıyla telefonu geri istediğine yönelik savunmaları, şikâyetçinin aşamalarda sanığın telefonu istemesinin sebebinin telefonun içerisinde bulunan mesajlara bakmak istemesi olduğuna yönelik beyanları, kolluk tarafından düzenlenen "Tutanak" başlıklı 21.08.2021 tarihli tutanak içeriğine göre taraflar daha olay yerinden ayrılmadan kolluğun olaya müdahale ederek sanığı yakalaması ve sanığın temyiz dilekçesinde suça konu telefonun kolluk tarafından şikâyetçiye iade edildiğine yönelik savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kendisini aldattığından şüphelendiği eşinden mesajlara bakmak amacıyla suça konu telefonu geri aldığı ve bu eylemi sırasında "mal edinme", "sahiplenme", "kullanma" ya da "ekonomik yarar sağlama" amacıyla hareket etmediği ve faydalanma kastının bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığa isnat edilen nitelikli yağma suçunun manevi unsurunun oluşmadığı ancak sanık hakkında iddianame anlatımına göre kasten yaralama suçundan hüküm kurulabileceği gözetilmeden yağma suçundan cezalandırılması yoluna gidilmesi, 2. Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık ve müdafii ile katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.