Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/6239 E. , 2026/3827 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/630 E., 2024/1797 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/6239 E. , 2026/3827 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/630 E., 2024/1797 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2023 tarihli ve 2023/116 Esas, 2023/425 Karar sayılı kararı ile sanıkların nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.05.2024 tarihli ve 2024/630 Esas, 2024/1797 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik vekalet ücreti yönünden sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Sebebi Baro tarafından 5271 sayılı Kanun’un 150. maddesi gereği görevlendirildiklerine, yargılama sonucunda sanıklar hakkında beraat kararı verildiğinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıklar müdafilerinin hükümleri yalnızca vekalet ücreti yönünden temyiz ettiği anlaşılmakla; 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168 inci maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13 üncü maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usül kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler. İdare bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafilik ve vekillik ceza usül mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Kanun’un 150/1, 3, 4 ve 333 üncü maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13 üncü ve 14 üncü maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve Adalet Bakanlığı tarafından birlikte tespit edilip Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecektir.Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafii ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkûmiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani Adalet Bakanlığı genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun'un gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen zorunlu vekillere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmadığından Mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmeyip sanıklar müdafilerinin bu husustaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Nitelikli yağma suçundan yargılanan sanıklar hakkında ilk derece mahkemesi CMK 223/2-e uyarınca beraat kararı vermiştir. Sanıklar müdafileri, CMK 150. madde gereği baro tarafından görevlendirildiklerini ve beraat sonucu lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek yalnızca vekalet ücreti yönünden istinaf ve temyize başvurmuştur.
Hukuki İlke: Baroca CMK 150/1, 3, 4 ve 333. maddeler ile 5320 sayılı Kanun'un 13 ve 14. maddeleri kapsamında görevlendirilen zorunlu müdafi/vekilin ücreti kanunla düzenlenip Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir; Avukatlık Kanunu 168. madde uyarınca çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14. maddesi ise serbest avukatlığa ilişkindir. Bu nedenle zorunlu müdafi/vekile Tarife'nin 14. maddesi kapsamında ayrıca vekalet ücreti takdir edilmesinin yasal dayanağı yoktur.
Uygulama Sonucu: CMK 302/1 uyarınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin ayrı ayrı onanmasına karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Baroca görevlendirilen müdafi/vekilin ücret hakkı, serbest avukatlık vekalet ücretinden farklı olarak CMK ücret tarifesi ve Bakanlık bütçesi üzerinden karşılanır; beraat halinde dahi AAÜT 14. madde üzerinden hazineye yükletilecek vekalet ücreti talebinin dairece kabul edilmediği bu istikrarlı içtihat çizgisi gözetilmelidir.