Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/6426 E. , 2026/2675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/415E., 2024/1795 K SUÇ : Yağma HÜKÜMLER : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Ad
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/6426 E. , 2026/2675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/415E., 2024/1795 K SUÇ : Yağma HÜKÜMLER : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın, temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- İkinci kez mükerrir olan sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 2- Bozma öncesi sanık hakkındaki sonuç ceza miktarı ile ilgili kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun’un 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 15 gün hapis cezası ve 100 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi, Açıklanan nedenle, sanık müdafiiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 09.07.2024 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesi gereğince hükmün 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafındaki ".. ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," ibaresinin tamamen çıkartılmak suretiyle, yerine "ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına' cümlesinin eklenmesine, ayrıca hüküm fıkrasından " cezasının 1 yıl 15 gün hapis cezası ve 100 TL adli para cezası üzerinden infazına " şeklindeki kısım çıkarılarak yerine " sanığın1 yıl 15 gün hapis cezası ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,01.04.2025 tarihinde karar verildi.