Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/657 E. , 2024/6386 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A Tehdit suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 106/1-1.cümle ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmas
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/657 E. , 2024/6386 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A Tehdit suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 106/1-1.cümle ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2022 tarihli ve 2020/255 esas, 2022/397 sayılı kararına karşı katılan vekili tarafından vekalet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulü ile hüküm fıkrasına katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.400,00 Türk lirası vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine ibaresinin eklenmesine ilişkin mercii Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli ve 2022/809 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 29.12.2023 gün ve 94660652-105-06-13521-2023-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/01/2024 gün ve 2024/2271 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2022 tarihli kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan itirazın Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/816 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verildiği gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamında, müşteki ...'nın vekili Avukat Müslüm Kandemir aracılığı ile yapmış olduğu suç duyurusu üzerine sanık ...'ın müşteki ...'ya karşı tehdit suçundan açılan kamu davasının Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/443 esasına kaydedilmesini takiben mahkemesince 24.04.2019 tarihli tensip zaptı ile sanığın Sayıştay Denetçisi olmasından dolayı kişisel suç kapsamındaki eyleminden dolayı yargılama yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesinde olduğundan bahisle görevsizliğine ilişkin Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2019 tarihli ve 2019/443 esas, 2019/352 sayılı kararını müteakip, dosyanın Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/255 esasına kaydedildiği, müştekinin henüz katılan sıfatını almadan 09.10.2020 tarihinde vefat etmesi nedeni ile Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2020 tarihli tensip zaptı ile müştekinin yasal mirasçılarına ihbarın zorunlu olduğu ve yasal mirasçılara iddianame ekli duruşma gününü bildirir davetiye çıkarılmasına karar verildiği, mahkemenin 18.02.2021 tarihli 1. celsesinde müştekinin yasal mirasçılarından ...'nın katılan, ...'nın vekili Avukat Müslüm Kandemir'in de katılan vekili olarak duruşmalara kabulüne karar verildiği, mahkemenin 05.10.2022 tarihli 6 nolu celsesinde müşteki mirasçısı ...'nın şikayetçi ve davaya katılmak istediğine yönelik beyanı yanında müştekinin diğer yasal mirasçılarının da şikayetçi olmaları ve davaya katılmak istediklerini beyan etmeleri üzerine mahkemesince diğer yasal mirasçılarının da davaya katılan olarak kabulüne ilişkin ara karar verilip devam eden yargılamada sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini takiben katılan ... vekilinin süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli kararın 25.10.2022 tarihinde katılan vekiline tebliği üzerine aynı tarihte vekalet ücreti yönünden yaptığı itirazın Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli ve 2022/809 değişik iş sayılı kararı ile kabulüne ve hüküm fıkrasına katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.400,00 Türk lirası vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine ibaresinin eklenmesine karar verilmiş ise de, Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.04.2022 tarihli ve 2020/3-438 esas, 2022/256 karar sayılı ilamında ".... mirasçıların katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilmeleri için mağdur veya suçtan zarar görenin katılan sıfatını almış olmasının gerekmesi, mağdur veya suçtan zarar görenin henüz davaya katılmadan önce ölmesi hâlinde mirasçıların onun yerine davaya katılmasının Kanun’daki açık düzenleme nedeniyle mümkün olmayışı karşısında; kasten yaralama suçunun mağduru olduğunu ileri sürerek soruşturma aşamasında şikâyetçi olan ancak katılan sıfatını almadan vefat eden oğlu... yerine, mirasçısının davaya katılma ve hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı..." şeklinde yer alan açıklamalar ile 5271 sayılı Kanun’un 234/1. maddesinde yer alan "Mağdur ile şikayetçinin hakları şunlardır... b) Kovuşturma evresinde; ... 6. Davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma." şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 243. maddesinde yer alan “Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır. Mirasçılar, katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilirler.” şeklindeki düzenleme de nazara alındığında, Tehdit suçundan doğrudan zarar gören ve soruşturma aşamasında şikayetçi olduğunu beyan eden müşteki ...’nın kamu davası açıldıktan sonra ancak kovuşturma evresinde davaya katılan sıfatını alamadan vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, müşteki mirasçılarının davaya katılma ve karara karşı itiraz hak ve yetkisi olmadığı gözetilmeden, ... müştekinin yasal mirasçısı ... vekilinin yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli ve 2022/809 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.