İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/1814 Karar: 2025/5330 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/1814 K.2025/5330

6. Ceza Dairesi 2025/1814 E. , 2025/5330 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çekti

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/1814 E. , 2025/5330 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çekti

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/1814 E. , 2025/5330 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/444 Esas, 2017/810 sayılı Kararına karşı, Adalet Bakanlığının 07.04.2025 günlü ve 94660652-105-09-15389-2024-KYB sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2025 günlü ve 2025/44797 sayılı İhbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya kapsamına göre, 1. 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır." şeklindeki, 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 4. fıkrasında yer alan, '' Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin ... olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.'' şeklindeki, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/12. maddesinde yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez." şeklindeki, Aynı Yönetmeliğin 29/7. maddesinde yer alan, "Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez." şeklindeki, Anılan Yönetmeliğin 29/6. maddesinde yer alan, "uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır." şeklindeki, Bahsi geçen Yönetmeliğin 29/5. maddesinde yer alan, "Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir." şeklindeki, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde yer alan, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." şeklindeki, Aynı Kanun'un 21/1-2. maddesinde yer alan, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda, uzlaştırmacı tarafından sanığa telefon ile ulaşılamaması üzerine uzlaştırma bürosu tarafından sanığın en son adresine gönderilen ve uzlaştırma teklifini içeren tebligatın bila tebliğ iade edildiğinden bahisle uzlaşma sağlanamadığına ilişkin rapor düzenlenmiş ise de; öncelikle sanığın ve müştekinin bilinen son adreslerine uzlaştırma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararlarını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılacağını içeren ihtarlı tebligat yapılması gerektiği, bu tebligatın bila tebliğ dönmesi durumunda mernis adresi bulunup bulunmadığı sorularak mernis şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilmesi gerektiği cihetle, uzlaştırma işlemlerinin yeniden yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulmasında, Kabule göre de; 2. 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda tekerrüre esas alınan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2013 tarihli ve 2013/30 Esas, 2013/825 sayılı Kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24.10.2016 tarihli ve 2016/18194 Esas, 2016/14138 Karar sayılı ilâmı ile yeniden hüküm kurmak suretiyle kanun yararına bozulması sonucunda kesinleşme tarihinin 24.10.2016 olarak değiştiği gözetildiğinde, inceleme konusu 02.04.2014 tarihli eylem yönünden tekerrüre esas alınamayacağı gibi, adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca bir mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile; ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/444 Esas, 2017/810 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Tehdit suçundan sanık mahkûm edilmiş; uzlaştırma aşamasında sanığa telefonla ulaşılamayınca son adresine gönderilen uzlaşma teklifi tebligatı bila tebliğ iade edilmiş, uzlaşma sağlanamadığı raporlanarak yargılamaya devam edilmiştir. Ayrıca tekerrür hükümleri uygulanmıştır.

Hukuki İlke: Uzlaşma teklifi tebligatında önce ihtarlı normal tebligat çıkarılmalı, bila tebliğ dönmesi hâlinde mernis şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ yapılmalıdır; bu usul izlenmeden uzlaştırma tamamlanamaz. Ayrıca TCK 58/1 uyarınca tekerrüre esas alınan önceki mahkûmiyetin kanun yararına bozulmasıyla kesinleşme tarihi değiştiğinden, sonraki eylem yönünden tekerrür uygulanamaz.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma

Dava Strateji Notu: Uzlaşmaya tabi suçlarda uzlaşma teklifinin usulüne uygun (ihtarlı tebligat, ardından mernis/21-2) tebliğ edilip edilmediği mutlaka denetlenmeli; ayrıca tekerrüre esas alınan önceki hükmün kesinleşme tarihinin sonraki eylem tarihinden önce olup olmadığı, KYB ile kesinleşme tarihinin değişip değişmediği araştırılarak tekerrürün kaldırılması sağlanabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla