Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/265 E. , 2025/3819 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3612 E., 2024/3745 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kuru
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/265 E. , 2025/3819 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3612 E., 2024/3745 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 27.03.2024 tarihli ve 2024/482 Esas, 2024/1109 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03.07.2024 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 13.11.2024 tarihli ve 2024/3612 Esas, 20243745 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yağma fiilinin unsurlarının oluşmadığına, yağma fiilinin oluşmadığına, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığı halde istinaf mahkemesince ikinci defa mükerrirlik eklenmesinin kazanılmış hakkın ihlali teşkil ettiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre;Sanık ...'ın, suç tarihinde tarihinde gece sayılan saat 21.45 sıralarında, mağdur ...'ın iş yerine gelerek, toplam değeri 33,00 TL olan üç adet birayı, parasını ödemeden almak istemesi üzerine, mağdur ...'ın kendisinden biraları bırakmasını istediği, bunun üzerine sanık ...'ın elinde biralar olduğu halde "delikanlıysan elimden alsana, ayaklarına sıktırma, senin hayatınla oynarım, Diyarbakır çocuğuyum" diyerek biraları vermek istemediği, ancak sanığın mağdurun elindeki biraları geri aldığı, şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yağma suçunun unsurlarının oluştuğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanık hakkında koşulları bulunduğundan tekerrür uygulamasının yerinde olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.