İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/4526 Karar: 2025/7490 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/4526 K.2025/7490

6. Ceza Dairesi 2025/4526 E. , 2025/7490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2223 E., 2025/1588 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan ön inceleme neticesinde; kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/4526 E. , 2025/7490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2223 E., 2025/1588 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan ön inceleme neticesinde; kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/4526 E. , 2025/7490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2223 E., 2025/1588 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan ön inceleme neticesinde; kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2025 tarihli ve 2024/146 Esas, 2025/83 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-a-c, 62... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 21.05.2025 tarihli ve 2025/2223 Esas, 2025/1588 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının, "İstinaf süresinin 2 hafta olmasına karşın hükmün sonuç kısmında 7 gün olarak gösterilmesi yine hüküm tarihine göre istinaf süresinin tebliğ ile başlamasına karşın yüze karşı verilenler yönünden tefhim denmesi hatalı ise de, sanık müdafii tarafından yapılan tebligat üzerine istinafta bulunulduğu ve istinafın süresinde olduğu anlaşılmakla bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. İstinaf formunda istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin gösterilmemesi dosyada bulunan dilekçeden anlaşılabildiğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. O yer Cumhuriyet Savcısının hüküm celsesinde mütalaada bulunmak için söz aldıktan sonra " geçen celse vermiş olduğumuz esas hakkındaki mütalaamızı aynen tekrar ederiz" şeklinde beyanda bulunduktan sonra mütaala okunmamışsa da, telafisinin mümkün olmadığından eleştiri ile yetinilmiştir. CMK’nın 324/2 maddesinde ''Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceğinin gösterilmesi gerektiği'' belirtilmiş olmasına karşın, mahkemece hükmün esasını oluşturan kısa karara yargılama gideri miktarının yazılmaması, neticeye etkili görülmediğinden tespit edilen bu hukuka aykırılık bozma ya da davanın yeniden görülme sebebi sayılmamış eleştiri ile yetinilmiştir." eleştirileri ile birlikte 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, eksik inceleme ile karar verildiğine, kovuşturma aşamasında istinabe yoluyla fotoğraf üzerinden yaptırılan teşhis işleminin hatalı olduğuna ve silahların eşitliğine aykırı olduğuna, savunma hakkınının kısıtlandığına, bu şekilde yaptırılan teşhis işleminin yasak delil niteliğinde olduğuna ve hükme esas alınmayacağına, üst sınırdan ceza verilmesinin hatalı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; İlk derece mahkemesi tarafından; "Sanık ... savunmalarında özetle müştekinin hasmı olduğunu, olay günü müştekiye bıçak çekmediğini, telefonunu almadığını savunarak her ne kadar üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de; Müşteki ...'nun hem soruşturma aşamasında hem de kovuşturma aşamasında istikrarlı şekilde sanık ...'ın kendisine bıçak çekerek telefonunu aldığını beyan ederek ...'ı her aşamada kesin ve net bir şekilde teşhis ettiği, olay tarihinde müştekinin yanında bulunan ...'ın aşamalarda yeminli olarak dinlenildiği, tanık beyanlarında olay tarihinde sanık ...'ın yanında bir kişi ile birlikte motarla yanlarına geldiklerini, ara sokakta müşteki ...'un zorla cep telefonunu aldığını, şifresini vermesi için ...'u zorladıklarını, ellerinde bıçak olduğunu, müştekinin 'telefonumu alın ama bana bir şey yapmayın' dediğini duyduğunu beyan ettiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'ın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına Mahkememizce itibar edilmemiş" gerekçesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mahkumiyet kararı verilmişse de; Şikâyetçi ...'nun beyanın alındığı 09.12.2024 tarihli talimat duruşmasında "Talimat evrakına ekli beyaz tişörtlü, kolu dövmeli olan kişinin fotoğrafları müştekiye gösterilerek müştekiden soruldu Müşteki beyanında: fotoğrafları gösterilen kişi ile olaya karışan kişilerin alakası yoktur. Fotoğrafları gösterilen kişi benim telefonumu alan ve yanında bulunan arkadaşı değildir. Zaten olayı gerçekleştirilen kişiler kamera kayıtlarına yansımıştır. Sanık ...'ın yüzü de kamerada görünüyordu. Fotoğraftaki kişinin olayla alakası yoktur dedi." şeklindeki beyanı, tanık ...'nin kovuşturma aşamasında sanık ...'a yönelik teşhise ilişkin "Huzurda duruşma salonunda bulunan sanık ... tanığa gösterildi soruldu ; telefonu alan kişilerden bir tanesi bu muydu bilemedim ki, ancak benziyordu, dedi." beyanları, UYAP kayıtlarından yapılan incelemede şikâyetçi beyanı için Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilen istinabe evrakı ve aynı mahkemenin talebin ikmal edildiğine dair fiziki cevap yazısında inceleme dışı sanık ...'ın fotoğrafı bulunmasına rağmen sanık ...'ın fotoğraflarının bulunmadığı anlaşıldığından, kovuşturma aşamasında sanık hakkında şikâyetçiye usulüne uygun teşhis işlemi yaptırılmadan eksik incelemeyle, şikâyetçi ve tanığın aşamalarda sanık ...'ı teşhis ettiğine yönelik hatalı gerekçeyle karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla