İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/454 Karar: 2025/5314 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/454 K.2025/5314

6. Ceza Dairesi 2025/454 E. , 2025/5314 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.01.2024 tarihli ve 2023/75647 soruşturma, 2024/8738 sayılı

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/454 E. , 2025/5314 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.01.2024 tarihli ve 2023/75647 soruşturma, 2024/8738 sayılı

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/454 E. , 2025/5314 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.01.2024 tarihli ve 2023/75647 soruşturma, 2024/8738 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Bursa 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.02.2024 tarihli ve 2024/1634 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 20.01.2025 gün ve 94660652-105- 16-14669-2024-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2025 gün ve 2025/11147 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin, oğlu ... ve oğlunun ortağı ... 'ten alacaklı olduklarını iddia eden şüpheliler tarafından, oğlunun borcunu ödememesi nedeniyle, kendisinin tehdit edilerek zorla 6.000.000,00 Türk lirası bedelli senedi imzalamak zorunda bıraktıklarından bahisle şikayetçi olması üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı, ancak müştekinin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle ve temin edilen kamera görüntülerinde şikayete konu olaya rastlanmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Dosyada mevcut 13/07/2023 tarihli görüntü izleme tutanağında şüpheliler ile müştekinin buluştukları anların mevcut olduğu ancak kamera açısının tam olarak tarafları görmemesi nedeniyle görüntü açısı dışında kaldıkları ve müştekiye zorla senet imzalatılıp imzalatılmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, yine müştekinin şikayetinden vazgeçtiğine dair beyanda bulunduğu belirtilmiş ise de müşteki vekilinde sunulan 19/02/2024 tarihli itiraz dilekçesi ile, bahse konu beyanın şüpheliler tarafından zorla, şüphelilerin avukatı eşliğinde verdirildiğini, müştekinin şikayetinden vazgeçmemesi halinde ailesine zarar vermekle tehdit edildiğini, şikayet konusu olayın tamamen doğru olduğunu belirtmiş olması ile soruşturma konusu suçların soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olmaması karşısında, Öncelikle şüpheliler ile müştekinin Cumhuriyet Başsavcılığınca ayrıntılı beyanlarının alınarak şikayet konusunun net bir şekilde aydınlatılması, yine şüpheliler ile müştekinin oğlu ... ve oğlunun ortağı ... Güneş'in da tanık olarak ifadelerine başvurularak şüpheliler ile aralarında bir alacak verecek meselesi olup olmadığının tespit edilmesi, müştekinin tehdit altında kalması nedeniyle şikayetten vazgeçme beyanına eşlik ettiği ancak şüphelilerin avukatı olduğu belirtilen Avukat ... 'in de tanık olarak ifadesine başvurulması gerektiği anlaşılmakla, belirtilen hususların temin edilerek sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bursa 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/02/2024 tarihli ve 2024/1634 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Müşteki, oğlundan alacaklı olduklarını iddia eden şüphelilerin kendisini tehdit ederek 6.000.000 TL bedelli senedi zorla imzalattığından şikâyetçi olmuş; Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, müştekinin şikâyetinden vazgeçmesi ve kamera görüntülerinde olaya rastlanmaması gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, itiraz da Bursa 6. Sulh Ceza Hâkimliğince reddedilmişti. Oysa görüntü izleme tutanağı tarafların buluştuğunu ancak kamera açısı nedeniyle senet imzalatılıp imzalatılmadığının tespit edilemediğini gösteriyor, müşteki vekili de vazgeçme beyanının şüphelilerin avukatı eşliğinde tehditle verdirildiğini bildiriyordu; Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma talep etti.

Hukuki İlke: 5271 sayılı Kanun'un 160. maddesi gereği Cumhuriyet savcısı suç izlenimi edinir edinmez işin gerçeğini araştırmak zorundadır; nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma şikâyete tabi olmadığından vazgeçme beyanı soruşturmayı düşürmez ve yasaya uygun bir soruşturma yürütülmemişse itiraz mercii 173. madde kapsamında soruşturmanın genişletilmesine karar verebilmelidir.

Uygulama Sonucu: Daire kanun yararına bozma istemini kabul ederek Sulh Ceza Hâkimliğinin itirazın reddi kararını 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği oy birliğiyle bozdu; tarafların ve tanıkların (şüphelilerin avukatı dâhil) dinlenmesi gereken eksik soruşturma tamamlanmadan verilen takipsizlik hukuka aykırı bulundu.

Dava Strateji Notu: Senet yağması mağdurunun vekili, şikâyetten vazgeçme beyanının baskı altında alındığı iddiasını itiraz dilekçesinde somutlaştırmalı ve suçun şikâyete tabi olmadığını mutlaka vurgulamalı; itiraz reddedilse bile Adalet Bakanlığına kanun yararına bozma başvurusu bu kararın gösterdiği gibi sonuç alabiliyor. Kamera açısının olayı göstermemesi tek başına takipsizlik gerekçesi yapılamaz; taraf, tanık ve ilgili üçüncü kişilerin ifadesinin alınması istenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla