Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/5551 E. , 2025/9978 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/2261 E., 2025/2020 K. SUÇLAR: Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi ... ve müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan veril
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/5551 E. , 2025/9978 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/2261 E., 2025/2020 K. SUÇLAR: Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi ... ve müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, katılan vekilinin temyiz dilekçelerinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede; Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Somut olay değerlendirildiğinde; sanıkların sıcağı sıcağına alınan savunmalarında, olay yerinde farklı kişilerle alkol aldıklarını beyan ettikleri, huzurda kamera görüntüleri heyetçe izlenildiğinde; sanıkların olay yerine olaydan çok çok önce geldikleri ve olay yerindeki üçüncü şahıslarla sohbet gerçekleştirdikleri ve çok sayıda tanığın mağdur ile sanıklar arasındaki olayların olma sırasında olay yerinde olduğu, açık işyerlerinin olduğu, ilk olayın açık bulunan işyerinin önünde gerçekleştiği, görüntü kayıtları bilirkişi incelemesine verilmiş ise de bilirkişi raporunun huzurda incelenen görüntülerle birebir uyum içerisinde olmadığı, kısmi farklıklıklar olduğu ve katılan kişilerin kimliğinin ve olaylara katılan kişilerin katılım şekillerini, tam olarak aydınlatılamadığı, sanık müdafilerinin olaya ilişkin görgüye dayalı tanıklarının bulunduğunu bildirmelerine rağmen bunların dinlenilmediği dikkate alındığında; sanıkların gösterdiği tanıkların dinlenilmesi ayrıca olay yerinde bulunan olayı görmesi muhtemel görgü tanıkları olan iş yeri sahiplerinin dinlenilmesi, sanıklara ve şikâyetçiye olay yeri görüntüleri izletilerek tam olarak olayın gerçekleşme anındaki konum ve yerleri, sanıklar ile şikâyetçinin önceden tanışıp tanışmadıkları hususları da araştırılıp sonuçlarına göre, sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesi ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyetine karar verilen sanıklar aleyhine ve kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş,sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, katılan vekilinin temyiz istekleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, farklı gerekçeyle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere Bakırköy 18.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Nitelikli yağmaya teşebbüs suçunda, kamera görüntüleri duruşmada izlenmiş; bilirkişi raporunun görüntülerle tam uyumlu olmadığı, olaya katılanların kimlik ve katılım biçiminin aydınlatılamadığı, sanıkların gösterdiği görgü tanıklarının dinlenmediği belirlenmiştir.
Hukuki İlke: Görgü tanıkları dinlenmeden, kamera görüntüleri taraflara izletilip olay anındaki konumlar ve önceden tanışıklık araştırılmadan, bilirkişi raporundaki çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulamaz; ayrıca mahkumiyet halinde kendini vekille temsil ettiren katılan lehine Avukatlık Kanunu 168 ve tarife uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi zorunludur.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Yağma dosyalarında savunma, bildirdiği görgü tanıklarının dinlenmesini ve kamera görüntülerinin sanığa izletilmesini ısrarla talep etmeli; bilirkişi raporu ile izlenen görüntü arasındaki farkları tutanağa geçirerek eksik incelemeye dayalı bozma elde edebilir.