Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/641 E. , 2025/9465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/197 E., 2024/391 K. SUÇ: Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümle
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/641 E. , 2025/9465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/197 E., 2024/391 K. SUÇ: Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 18.06.2021 tarihli ve 2021/949 Esas, 2021/1631 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 08.05.2024 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2024/197 Esas, 2024/391 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1- a, c, d, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Gerekçeli kararda tanıkların ifadelerine yer verilmediğine, katılanın soyut nitelikteki beyanı dışında da bu iddiayı destekleyen herhangi bir somut delilin dosyada bulunmadığına, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, kamera görüntüleri ile katılan beyanlarının çeliştiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, kamera görüntülerine rağmen soyut ifadelerine itibar edilmesinin ceza muhakemesine aleni şekilde aykırı olduğuna, isnat edilen suça ilişkin tek bir somut delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararında, sanıklar ... ve ... müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN AYRI AYRI ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. KARŞI OY Suç tarihinden önce Sanık ...'ın kardeşi ... ile birlikte ürettiği bahçede yetişen ürün alış verişinden dolayı katılanla aralarında ihtilaf bulunduğu, sanıkların bahçede olgunlaşan elmaları toplattırıp katılan tarafa teslim etmek için hazırladıkları sırada katılan tarafın ürün satışından vageçtiği, vermiş olduğu 30.000,00 TL kaporayı talep etmediği, satış dolayısıyla verilen kıymetli evrakın bedelini ödemediği, bilahare söz konusu kıymetli evrakın açılan menfi tespit davasında iptal edildiği, sanıkların bu sebeple zarara uğradıklarını katılana bildirip zararlarının giderilmesini talep ettikleri, ancak iş bu zararın giderilmemesinden ötürü aralarında husumet geliştiği, suç tarihinde sanık ...'ın katılanın aracının ön koltuğuna bindikten sonra "parayı ver lan anasını avradını sinkaf ettiğim" şeklinde söz söyledikten sonra katılanın "size borcum yok" demesi üzerine sanığın yumrukla katılanı darp etmeye başladığı, akabinde diğer sanık ...'nın da şoför kapısını açarak katılanı birlikte darp ettikleri, ardından sanık ...'ın taşıttan inip sanık ...' beraber iş yerine döndüğü, onları takiben katılanın da taşıttan indiği ve iş yerine girdiği, sanıkların iş yeri içerisinde katılana "Seni öldüreceğiz!" dedikleri ve ele geçmeyen demir çubuklarla onu darp etmeyi sürdürdükleri, ardından sanık ...'ın yine demir çubukla vurarak katılanı taşıtına kadar kovaladığı ve sanık ...'yla beraber iş yerine döndüğü, katılanın bu süreçte sanıklar tarafından ... Şehir Hastanesinin 29/07/2019 tarihli raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve 1. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı şeklinde gerçekleşen dava konusu olayda; sanıkların yağma suçunu bahçedeki ürünün satışının iptal edilmesinden, bekleme sebebiyle ürünlerde oluşan değer kaybı ve toplama masrafları dolayısıyla oluşan zararı tahsil için eylemi gerçekleştirdikleri bu nedenle yağma eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 150/2. Maddesi kapsamında daha az cezayı gerektiren yağma suçunun nitelikli halini oluşturduğu, ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Elma bahçesindeki ürün satışının iptalinden doğan uyuşmazlığın ardından sanıklar, katılanı aracında ve iş yerinde yumruk ve ele geçmeyen demir çubuklarla darp edip 'parayı ver', 'seni öldüreceğiz' diyerek para talep etmiş; katılan hastane raporuna göre kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmıştı. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi kararının Dairece 08.05.2024 tarihinde bozulması üzerine ilk derece mahkemesi sanıkları nitelikli yağmaya teşebbüsten 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a,c,d, 35/2 ve 53. maddeleri uyarınca 6'şar yıl hapse mahkûm etti; müdafiler katılan beyanlarının çelişkili ve kamera kayıtlarıyla uyumsuz olduğunu ileri sürerek temyiz etti.
Hukuki İlke: Çoğunluğa göre iddia ve savunmalar yeterli delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılmış ve suç vasfı doğru belirlenmişse katılan beyanına dayanan mahkûmiyet temyiz denetiminden geçer; karşı oy ise satış iptali, kapora ve iptal edilen kıymetli evrak nedeniyle oluşan zararın tahsili amacıyla gerçekleştirilen eylemin 150/2. madde kapsamındaki daha az cezayı gerektiren hâli oluşturduğu ve hükmün bozulması gerektiği görüşündeydi.
Uygulama Sonucu: Daire, temyiz istemlerinin ayrı ayrı esastan reddi ile hükümlerin onanmasına oy çokluğuyla karar verdi; karşı oy yazan üye, taraflar arasındaki ürün alışverişi ihtilafı nedeniyle eylemin daha az cezayı gerektiren yağma kapsamında değerlendirilmesini savundu.
Dava Strateji Notu: Ticari ilişkiden doğan zararın tahsili amacıyla şiddet kullanılan dosyalarda savunma, alacak iddiasını menfi tespit kararı, kapora ödemesi ve satış yazışmaları gibi belgelerle kurarsa daha az cezayı gerektiren hâl tartışmasını ciddi biçimde açabilir; bu kararda görüş ayrılığının karşı oya yansıması, aynı olgunun farklı dairelerce veya heyetlerce farklı vasıflandırılabileceğini gösteriyor. Mağdur vekili ise hukuki ihtilafın varlığının şiddetin boyutunu meşrulaştırmadığını ve talep edilen paranın gerçek alacakla örtüşmediğini işlemelidir.