İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Ceza Dairesi

YARGITAY · 7. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/16830 K.2024/291

İdaresi vekilinin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçuna ilişkin temyiz isteği yönünden; anılan Kanun uyarınca açılan davada Gümrük İdaresi'nin suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi…

Esas2022/16830Karar2024/291Tarih11 Ocak 2024Okuma10 dk · 2.070 kelime

KÜNYE

7. Ceza Dairesi 2022/16830 E., 2024/291 K.

Karar tarihi
11 Ocak 2024
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2020/888 E., 2021/683 K
Suç
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet
Hükümler
5809 sayılı Kanun uyarınca beraat, 5607 sayılı Kanun uyarınca mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Tebliğname görüşü
Kısmî ret, kısmî onama, bozma Katılan

Karar Detayı

2.070 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

İdaresi vekilinin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçuna ilişkin temyiz isteği yönünden; anılan Kanun uyarınca açılan davada Gümrük İdaresi'nin suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, Katılan ...

İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçuna, şikâyetçi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTİK) vekilinin 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,

karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/136 Esas, 2014/636 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 3 ... hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5809 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 63 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca neticeten 30.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,

temyiz dışı sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun ve 5809 sayılı Kanun uyarınca açılan kamu davasından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2. Anılan kararın katılan ... İdaresi vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 19.10.2020 tarihli ve 2017/130 Esas, 2020/14773 Karar sayılı ilâmıyla. I. Katılan ...

İdaresi vekilinin 5809 sayılı Kanun uyarınca açılan davada temyiz hakkı olmadığından reddine, II. Katılan ... İdaresi vekilinin sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun uyarınca beraat kararına yönelik temyiz talebinde, hükmün onanmasına, III. Sanık ... müdafiinin 5809 sayılı Kanun uyarınca mahkumiyet kararına yönelik temyiz talebinde, sanığın beraati gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına, IV. Katılan ...

İdaresi vekili ve sanık ... müdafiinin 5607 sayılı Kanun uyarınca kurulan mahkûmiyet kararına yönelik temyiz talebinde,7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olması nedeniyle sair yönü incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bor

1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2020/888 Esas, 2021/683 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5809 sayılı Kanun uyarınca açılan dava yönünden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beraatine, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davası yönünden ise 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 3 ... hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanık hakkında 5809 sayılı Kanun uyarınca verilen beraat kararına ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2. Şikâyetçi BTİK vekilinin temyiz nedenleri; kovuşturma aşamasında davadan haberdar edilmediğine, katılma hakkının tanınmadığına, 5809 sayılı Kanun uyarınca sanığın mahkûmiyetinin gerektiğine, katılma talebiyle birlikte kararın bozulması talebine ilişkindir .

3. Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; suça konu cep telefonlarının ticari amaçla bulundurulmadığına, kamu zararının bulunmadığına, gümrük idaresinin katılan olarak kabul edilmesine ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. 19.08.2013 tarihinde mahkemeden alınan arama kararına istinaden, sanığın işlettiği Azra İletişim adlı iş yerinde usulüne uygun olarak yapılan aramada, 43 adet gümrük kaçağı cep telefonu ele geçirilmiştir. 2. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan gelen bilgiye göre, dava konusu 43 adet cep telefonunun 30 adedinin imei numarası kaydının bulunmadığı, 13 adedinin imei numarasının klonlanmış olduğunun tespit edildiği görülmüştür.

3. Sanık aşamalarda alınan savunmasında, işyerini kendisinin işlettiğini, suça konu cep telefonlarını müşterilerden aldığını ifade ederek atılı suçu dolaylı olarak ikrar etmiş, bozma ilamı sonrasında önceki savunmalarını tekrarla gümrüklenmiş değerin iki katını ve gümrük vergilerini ödeyecek maddi durumunun olmadığını ifade etmiştir.

4. Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bozma ilamı sonrası yargılamada ise mahkemeye gelen sanığa etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapması halinde cezasında 1/3 indirim oranı bildirilerek ihtarat yapıldığı anlaşılmıştır. 5. Dava konusu eşyanın değerinin Dairemiz yerleşik uygulamaları doğrultusunda hafif değerde olduğu , Mahkemece normal değerde kabul edildiği görülmüştür.

6. 5809 sayılı Kanun uyarınca suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan BTİK'na bozma ilamı öncesinde usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı, davadan haberdar edildiği halde davaya katılmadığı, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamadan ise haberdar edilmediği görülmüştür. 7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin kısmen yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Katılan ... İdaresi Vekilinin 5809 sayılı Kanun Uyarınca Verilen Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Açılan kamu davasının niteliğine göre, 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan doğrudan doğruya zarar görmemesi ve ilgili kanunlarda da açılan kamu davasına katılması hususunda özel bir hüküm olmaması karşısında, Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.

Dairemizin 19.10.2020 Tarihli Bozma İlamı Sonrasında Yapılan Yargılamanın BTİK'na Bildirilmediği ve Suçtan Zarar Görenlerin Her Aşamada Davaya Katılma Haklarının Bulunduğu Gözetilerek, 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı Maddesinin Birinci Fıkrası Gereğince Katılan Sıfatını Alabilecek Surette Suçtan Zarar Görmüş Olan BTİK Vekilinin 5809 sayılı Kanun Uyarınca Verilen Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden

1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5809 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 63 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği sanık hakkında zamanaşımı en son kesen sebep mahkûmiyet kararının verildiği 30.12.2014 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. C. Katılan ...

İdaresi Vekilinin ve Sanık Müdafiinin 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Karara Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanık savunması, BTİK raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. Ancak.

1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." düzenlemesi ile aynı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup,

suç tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki cezanın alt sınırının 6 ... olduğu da gözetildiğinde sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili ile orantılı olarak asgari hadden hakça oranda uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde teşdit uygulaması yapılarak fazla ceza tayini, 2. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı ...

Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle,

soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, mahkemeye gelen sanığa cezada indirim oranının 1/3 olarak bildirilmesi suretiyle yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,

3. Suç tarihinde ele geçen kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda hafif değerde kaldığı anlaşılmakla, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası uyarınca indirim yapılması gerekirken normal değerde kabul edilerek indirim uygulanmaması, 4. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek.

Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı sonrası 17.10.2019 tarihinde kabul edilen 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi,

aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı,

bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin mahkemesince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,

5. Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.05.2017 tarihli 2015/7-389 Esas, 2017/272 Karar sayılı ve 08.04.2014 tarihli 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip,

sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından. Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.08.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 18.04.2014 olduğu, Sanığın Bor

1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2021/213 Esas sayısında derdest olan dosyasında suç tarihlerinin sırasıyla 25.06.2013, 31.07.2013 ve iddianame düzenlenme tarihlerinin sırasıyla 12.09.2013, 11.12.2013 olduğu, Sanığın Dairemizin 2021/15787 Esas sayısında kayıtlı Bor

1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2020/372 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 01.07.2013 ve iddianame düzenlenme tarihinin 02.10.2013 olduğu anlaşılmakla, Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, Nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

A. Katılan ... İdaresi Vekilinin 5809 sayılı Kanun Uyarınca Verilen Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Şikâyetçi BTİK Vekilinin 5809 sayılı Kanun Uyarınca Verilen Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Bor

1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2020/888 Esas, 2021/683 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi BTİK vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında 5809 sayılı Kanun uyarınca açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Tebliğnameye aykırı olarak, C. Katılan ...

İdaresi Vekilinin ve Sanık Müdafiinin 5607 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Karara Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle, Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2020/888 Esas, 2021/683 Karar sayılı kararına yönelik katılan ...

SONUÇ / HÜKÜM

İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16830
Karar No
2024/291
Tarih
11 Ocak 2024
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/16758 K.2023/3724
  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/16502 K.2023/3140
  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/16460 K.2023/6142
  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/16430 K.2024/110
  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/16126 K.2023/2985
  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/15809 K.2023/5592

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.