İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2022/9688 Karar: 2023/3510 Tarih: 2023

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/9688 K.2023/3510

7. Ceza Dairesi 2022/9688 E. , 2023/3510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Banka veya Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Krediyi Sağlamak Amacıyla Dolandırıcılık HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre do

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2022/9688 E. , 2023/3510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Banka veya Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Krediyi Sağlamak Amacıyla Dolandırıcılık HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre do

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2022/9688 E. , 2023/3510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Banka veya Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Krediyi Sağlamak Amacıyla Dolandırıcılık HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Sanık ...’in temyiz isteminin incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.10.2012 tarih, 2011/777 Esas ve 2012/1819 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bozmanın sirayetinin, hükmü temyiz etmeyenlerin veya temyiz isteği reddedilenlerin, temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaları adaletsizliğini gidermek amacıyla 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. ve 5271 sayılı CMK’nun 306. maddelerinde düzenlendiği, bu suretle hükmü temyiz edenler lehine oluşacak durumdan temyiz etmeyenlerin de yararlandırıldığı, ancak bozmanın sirayetinde yerel mahkeme hükmünün, temyiz istemi reddedilen sanık yönünden bozulmadığı, anılan maddeler uyarınca sanığın bozma kararının sonucundan yararlandırıldığı ve lehe bozmadan yararlanan sanığın, bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gözetilerek; Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/260 Esas ve 2011/394 Karar sayılı ilamı ile verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz istemi reddedilen ancak Dairemizin 07.09.2017 tarihli, 2015/18109 Esas ve 2017/6716 Karar sayılı ilamı ile diğer sanıklar ... ve ... hakkındaki bozma ilamından CMUK’nun 325. maddesi uyarınca yararlandırılan sanığın, Mahkemenin Dairemizin bozma kararına uyarak verdiği 07.10.2020 tarihli hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, CMUK’nun 317. maddesi gereğince temyiz isteğinin REDDİNE, II-Dairemizin 07.09.2017 tarih ve 2015/18109 Esas - 2017/6716 Karar sayılı ilamı ile yerel mahkemece verilen kararın bozulduğu ve dosyanın mahalline gönderildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olup hükmün gerekçesinin değiştirilerek yeniden aynı hükmün tesis edilmesi direnme niteliğinde olmayıp yeni bir hüküm olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla; Katılan banka vekilinin ve sanık ... müdafiinin; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK’nun 158/1-j maddesi uyarınca verilen hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Hükümden önce 05.08.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nun 291. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen ve Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına karşı 7 gün olarak öngörülen temyiz süresinin 15 gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'nun 305 ila 326. maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı CMUK'nun 310. maddesi uyarınca da temyiz süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifadeler kullanılmış olması, kanun yoluna ilişkin süreler konusunda 1412 sayılı CMUK ve 5271 sayılı CMK'da farklı düzenlemelere yer verilmesi, 7035 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra temyiz süresi konusunda tereddütler oluşması ve ilk derece mahkemelerince yanıltıcı ifadeler kullanılmasının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.10.2015 tarih, 2015/11-120 Esas, 2015/313 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, başvurucuların kanun yolunda yanılmalarına sebep olduğu gibi, Anayasa Mahkemesi'nin 09.06.2016 tarihli (Başvuru Numarası: 2014/4987) ve 22/09/2016 tarihli (Başvuru Numarası: 2014/1382) kararlarına göre bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde bulunması nedeniyle katılan banka vekilinin temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dairemizin 07.09.2017 tarih, 2015/18109 Esas - 2017/6716 Karar sayılı ilamı ile hükmün, suçun sübutu halinde sanıkların eylemlerinin 5411 sayılı Kanun’un 160. maddesinde belirlenen ve TCK’nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken zimmet suçunu oluşturacağı, banka çalışanı sanık Ercan Ertürk’ün yargılama sırasında vefat etmesi nedeniyle mahkumiyetlerine karar verilen sanıkların eylemlerinin, TCK’nun 40/2. maddesi uyarınca azmettiren ve yardım eden olarak değerlendirilebileceği, sanıklar hakkında bu şekilde hüküm kurulması gerektiği cihetle bozulmasına karar verilmiş olduğu halde; bozma ilamına uyulmasına karşın, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu dayanak gösterilmek suretiyle dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile dosyada başkaca yeni delil de bulunmadığı halde, bozma ilamının gereği yerine getirilmeden, sanıklar hakkında yeniden 5237 sayılı TCK’nun 158/1-j maddesi uyarınca mahkumiyet kararları verilmesi, Yasaya aykırı, katılan banka vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/04/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla