Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/11292 E. , 2023/9915 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/351 E., 2022/110 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Boz
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/11292 E. , 2023/9915 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/351 E., 2022/110 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2020 tarihli ve 7-2016/281082 sayılı iade yazısı ile, 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmesi sonrası kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2015/792 Esas, 2016/239 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği teşdiden 2 yıl 11 ... hapis ve 880,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine ve suçta kullanılan nakil vasıtasının sahibine iadesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2020 tarihli ve 7-2016/281082 sayılı yazıları ile dosyanın 15.04.2020 tarih ve 2020/31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişiklikler uyarınca yeniden değerlendirme yapılması için mahkemesine iadesine karar verilmiştir. 3.Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2020/351 Esas, 2022/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği teşdiden 2 yıl 11 ... hapis ve 880,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine ve suçta kullanılan nakil vasıtasının sahibine iadesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiin temyiz talebi, müvekkillerinin lehine olan mevzuat hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle verilen hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağına göre, ... plakalı aracın kaçak sigara taşıyacağına dair istihbari bilgi üzerine, sanık ...'ın da içinde bulunduğu, sanık ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yapılan aramada toplam 4.860 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık ...'ın aşamalardaki savunmasında özetle, kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu ve satacağını beyan ettiği anlaşılmıştır. 3.Sanık ...'nın aşamalardaki savunmasında özetle, kaçak sigaraların diğer sanık ...'e ait olduğunu ve suçsuz olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. 4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ve araç ruhsat sureti dava dosyasında bulunmaktadır. 5.Ele geçen 4.860 karton kaçak sigaraya yönelik alınan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre " fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği, nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği anlaşılmakla; sanık ...'ın malen sorumlu ...'dan suçta kullandığı aracı emaneten aldığını beyan ettiği, malen sorumlu ...'ın da bu durumu doğruladığı olayda, suça iştirak ettiğine dair delil bulunmayan ... niyetli üçüncü kişi olduğu anlaşılan malen sorumluya aracın iadesine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Sanık ...'ın da içinde bulunduğu, sanık ...'nın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada toplam 4.860 karton kaçak sigara ele geçirildiği olayda, sanık ... hakkında açılan davada yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin ''Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir. '' şeklinde düzenlendiği ve yine aynı Kanun'un 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının ''Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir.'' şeklinde düzenlendiği ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 4 üncü maddesinin (a) fıkrasının ''Polis, durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik gerekli tedbirleri alabilir. Bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemez. (Ek cümleler: 27/3/2015-6638/1 md.) Ancak, el ile dıştan kontrol hariç, (İptal ibare:Anayasa Mahkemesinin 4/5/2017 tarihli ve E.: 2015/41, K.: 2017/98 sayılı Kararı ile)(2) (…) Kolluk amirinin kararı yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Bu fıkra kapsamında yapılan araç aramalarına ilişkin olarak kişiye, arama gerekçesini de içeren bir belge verilir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesi arama kararı verebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119 uncu maddesi gereğince aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır. KOM Şube Müdürlüğünce, ... plakalı aracın ... illerinden ... illerine kaçak sigara taşınacağına dair istihbari bilgi üzerine, sanık ...'ın da içinde bulunduğu, sanık ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kontrol noktasında durdurulduğu, gerekli tedbirler alındıktan sonra Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından suçta kullanılan nakil aracında adli arama yapılması için talepte bulunulması üzerine Çankırı Sulh Ceza Hakimliğinin 17.08.2015 tarihli ve 2015/485 Değişik İş sayılı kararıyla talebin reddine karar verildikten sonra İl Emniyet Müdür Yardımcısı Vekili tarafından yazılı arama emri verilmesi üzerine ... plakalı araçta yapılan arama sonucunda suça konu kaçak sigaralar ele geçirilmiştir. Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Çankırı Sulh Ceza Hakimliğinin 17.08.2015 tarihli ve 2015/485 Değişik İş sayılı kararıyla arama talebinin reddine dair kararına karşı itiraz yoluna başvurulması yerine Sulh Ceza Hâkimliğinin bu kararını yok sayarak İl Emniyet Müdür Yardımcısı Vekili tarafından verilen yazılı arama emrine istinaden ele geçen eşyanın hukuka aykırı arama sonucu ele geçen yasak delil niteliğinde olduğu, sanık ...'nın aşamalarda alınan savunmalarında araçta gizlemiş halde ele geçen kaçak sigaralardan haberinin olmadığını ve kendisine de ait olmadığını beyan etmesi, sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delilin elde edilememiş olması, sanığın suça konu eşyaları ticari amaçla bulundurduğuna dair herhangi bir ikrarının da bulunmadığı gözetilerek sanık ...'nın beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2020/351 Esas, 2022/110 Karar sayılı kararı ile; olay tutanağı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, ihbar üzerine sanık ...'ın da içinde bulunduğu, sanık ...'nın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada toplam 4.860 karton kaçak sigara ele geçirildiği olayda, sanık ...'ın Cumhuriyet savcısı huzurundaki anlatımında, Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgusu ile mahkemede müdafii huzurunda alınan savunmalarında değişmeyen ve dosya kapsamıyla da örtüşen kaçak ve bandrolsüz sigaraların kendisine ait olduğuna ve satacağına dair ikrara yönelik savunması karşısında sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile ele geçen eşyanın suç tarihine göre gümrüklenmiş değerlerinin fahiş olması nedeniyle 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Ele geçen kaçak sigaralar yönünden dosya arasında bulunan ve soruşturma aşamasında Gümrük İdaresi tarafından düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında eşyanın gümrüklenmiş değerinin 342.843,55 TL olduğu, mahkeme aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise gümrüklenmiş değerin 307.225,92 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla sanık lehine olan bilirkişi raporu esas alınarak gümrüklenmiş değerin iki katının, soruşturma aşamasında sanığa etkin pişmanlığa yönelik ihtarat yapılmadığı da gözetilerek, sanık tarafından ödenmesi halinde cezalarında 1/2 oranında indirim yapılacağının usulüne uygun ihtaratla bildirilmesi gerekirken, ödeme yapılmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün sanık hakkında uygulanamayacağına karar verilmesi, 3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 17.08.2015, iddianame düzenleme tarihinin 09.12.2015 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP'...) yapılan incelemede, yargılaması devam eden Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/2292 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 22.05.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.09.2015 olduğu anlaşılmakla; Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.Davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsadere kararı verilmesi gerekirken mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsadere kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2020/351 Esas, 2022/110 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... ve Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B ve C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2020/351 Esas, 2022/110 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına göre sanık ...'ın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.