Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/11768 E. , 2023/8841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/67 E., 2023/24 K. Sanık hakkında bozma kararları üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/11768 E. , 2023/8841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/67 E., 2023/24 K. Sanık hakkında bozma kararları üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli ve 2015/135 Esas, 2016/380 Karar sayılı Birleşen Dosyası Yönünden 1.Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2012 tarihli ve 2012/237 Esas, 2012/1869 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri Ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği erteli 1 yıl 8 ... hapis ve 150,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.11.2014 tarihli ve 2014/14344 Esas, 2014/20141 Karar sayılı ilâmıyla; "...1-Uyap sisteminde yapılan araştırmada, sanık ...'nın ticari amaçla bandrolsüz sigara satışı yaparken yakalandığı ve üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, hakkında Ankara 1.Asliye Ceza Mahkemesinde yargılaması sonuçlandırılan ve dairemize gelen 2012/195 Esas sayılı dava dosyası, 2012/340 Esas sayılı dava dosyası, 2012/141 Esas sayılı dava dosyası daha olduğu anlaşılmakla, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi ve gerektiğinde birleştirilmesi hususu düşünülerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 2-Sanık hakkında temel cezanın 2 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası olarak belirlenerek 5237 sayılı TCK.nın 62/1.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında "4 gün" adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, indirim yapılmayarak fazla ceza tayini, 3-Atılı suçun niteliğine göre suçtan zarar görmediği halde davaya katılmasına karar verilen Gümrük İdaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma üzerine Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve2015/135 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararı ile Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2015/1535 Esas sayılı dava dosyası üzerinde birleştirilmesine karar verilmiştir. B.Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2014 tarihli ve 2014/2148 Esas, 2014/1350 Karar sayılı Birleşen Dosyası Yönünden 1.Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2012 tarihli ve 2012/340 Esas, 2012/752 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'nun 62 nci maddesi ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği neticeten 1 yıl 8 ... hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.06.2014 tarihli ve 2014/9053 Esas, 2014/13748 Karar sayılı ilâmıyla; "...1-Yargıtay CGK.nun 20.04.1999 gün ve 1999/61-74 sayılı Kararında belirtildiği gibi aynı suç işleme kararının varlığı, suçun işlenmesindeki özellikler, suçun işleniş biçimi,fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, mağdurların farklı olup olmadıkları, ihlal ile korunan değer ve yarar, olayların oluşum ve gelişimi ile tüm özellikleri değerlendirilerek belirlenecektir. Önceki ve sonraki eylemler arasında sübjektif bir bağlantı, aynı suç işleme kararı bulunduğunu gösterir. Bu nedenle, sanık ...'nın ticari amaçla bandrolsüz sigara satışı yaparken yakalandığı ve üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, hakkında Ankara 1.Asliye Ceza Mahkemesinde yargılaması sonuçlandırılan ve dairemize gelen 2012/141 Esas sayılı dava dosyası, 2012/195 Esas sayılı dava dosyası, 2012 /237 Esas sayılı dava dosyası daha olduğu anlaşılmakla, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi ve gerektiğinde birleştirilmesi hususu düşünülerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 2-Atılı suçun niteliğine göre suçtan zarar görmediği halde davaya katılmasına karar verilen gümrük idaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma üzerine Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2014 tarihli ve 2014/2148 Esas, 2014/1350 Karar sayılı kararı ile Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2015/1535 Esas sayılı dava dosyası üzerinde birleştirilmesine karar verilmiştir. C.Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.07.2015 tarihli ve 2014/2153 Esas, 2015/1019 Karar sayılı Birleşen Dosyası Yönünden 1.Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2012 tarihli ve 2012/195 Esas, 2012/1864 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği erteli 1 yıl 8 ... hapis ve 150,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.06.2014 tarihli ve 2013/21613 Esas, 2014/13737 Karar sayılı ilâmıyla; "..1-Yargıtay CGK.nun 20.04.1999 gün ve 1999/61-74 sayılı Kararında belirtildiği gibi aynı suç işleme kararının varlığı, suçun işlenmesindeki özellikler, suçun işleniş biçimi, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, mağdurların farklı olup olmadıkları, ihlal edilen değer ve yarar ile korunan değer ve yarar, olayların oluşum ve gelişimi ile tüm özellikleri değerlendirilerek belirlenecektir. Önceki ve sonraki eylemler arasında sübjektif bir bağlantı, aynı suç işleme kararı bulunduğunu gösterir. Bu nedenle, sanık ...'nın ticari amaçla bandrolsüz sigara satışı yaparken yakalandığı ve üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, hakkında Ankara 1.Asliye Ceza Mahkemesinde yargılaması sonuçlandırılan ve dairemize gelen 2012/141 Esas sayılı dava dosyası. 2012/340 Esas sayılı dava dosyası, 2012/237 Esas sayılı dava dosyası daha olduğu anlaşılmakla, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi ve gerektiğinde birleştirilmesi hususu düşünülerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 2-Sanık hakkında temel cezanın 2 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası olarak belirlenerek 5237 sayılı TCK.nın 62/1.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında "4 gün" adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, indirim yapılmayarak fazla ceza tayini, 3-Atılı suçun niteliğine göre suçtan zarar görmediği halde davaya katılmasına karar verilen gümrük idaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma üzerine Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.07.2015 tarihli ve 2014/2153 Esas, 2015/1019 Karar sayılı kararı ile Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2015/1535 Esas sayılı dava dosyası üzerinde birleştirilmesine karar verilmiştir. D.Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2023 Tarihli ve 2021/998 Esas, 2023/116 Karar Sayılı Ana Dava Dosyası Yönünden 1.Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2012 tarihli ve 2012/141 Esas, 2012/716 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği erteli 1 yıl 8 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 23.06.2014 tarihli ve 2014/9146 Esas, 2014/13725 Karar sayılı ilâmıyla; "...1-Yargıtay CGK.nun 20.04.1999 gün ve 1999/61-74 sayılı Kararında belirtildiği gibi aynı suç işleme kararının varlığı, suçun işlenmesindeki özellikler, suçun işleniş biçimi, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, mağdurların farklı olup olmadıkları, ihlal edilen değer ve yarar ile korunan değer ve yarar, olayların oluşum ve gelişimi ile tüm özellikleri değerlendirilerek belirlenecektir. Önceki ve sonraki eylemler arasında sübjektif bir bağlantı, aynı suç işleme kararı bulunduğunu gösterir. Bu nedenle, sanık ...'nın ticari amaçla bandrolsüz sigara satışı yaparken yakalandığı ve üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, hakkında Ankara 1.Asliye Ceza Mahkemesinde yargılaması sonuçlandırılan ve dairemize gelen 2012/195 Esas sayılı dava dosyası, 2012/340 Esas sayılı dava dosyası, 2012/237 Esas sayılı dava dosyası daha olduğu anlaşılmakla, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi ve gerektiğinde birleştirilmesi hususu düşünülerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 2-Sanık hakkında temel cezanın 2 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası olarak belirlenerek 5237 sayılı TCK.nın 62/1.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında "4 gün" adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, indirim yapılmayarak fazla ceza tayini, 3-Sanığın sabıkasına esas Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/436 Esas ve 2011/641 Karar sayılı ilamındaki erteli cezanın infazı konusunda dosyası üzerinden mahkemesi tarafından karar verilmesi gerektiğinden, mahkemesine ihbarda bulunulması ile yetinilmesi gerekirken, erteli cezanın aynen infazına karar verilmesi, 4-Atılı suçun niteliğine göre suçtan zarar görmediği halde davaya katılmasına karar verilen gümrük idaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi..." bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu davalar birleştirilerek Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2016 tarihli ve 2015/1535 Esas, 2016/1029 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ... 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmiştir. 5.İş bu 18.10.2016 tarihli kararın, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.09.2021 tarihli ve 2021/11351 Esas, 2021/9033 Karar sayılı ilâmıyla; "...Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri (5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10-son cümle, 3/22, 5/2) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. madde gereğince değişen ve lehe sonuç doğuran kanun maddelerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının yerel mahkemece belirlenmesi ve sonucuna göre yeniden hüküm kurulması zorunluluğu..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 6.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2023 tarihli ve 2021/67 Esas, 2023/24 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebebi, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yerine cezalandırılmasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkidir. III. OLAY VE OLGULAR 1.24.09.2011 tarihinde; park içerisinde bulunan sanığın yeleğinin iç ceplerinde muhtelif markalarda 39 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. 2.11.07.2011 tarihihde; park içerisinde sanığın elinde bulunan poşette muhtelif markalarda 88 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. 3.04.11.2011 tarihinde; kolluk görevlilerinin cadde üzerinde yaya olarak devriye görevi ifası sırasında sanığın binadan siyah poşetlerle çıktığının görüldüğü, şüphe üzerine takibe alındığı, görevlileri görmesi üzerine binadan aşağı ... sigara attığı tespit edilerek müdahale edilen olayda toplam 5942 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir. 4.09.08.2011 tarihinde, sanığın elinde bulunan poşet ve çantası içerisinde toplam 266 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. 5.Sanık savunmalarında tüm eylemleri bakımından suçlamayı kabul etmiştir. 6.Sanık hakkında 04.11.2011, 11.07.2011, 09.08.2011 tarihli eylemler nedeniyle açılan davaların birleştirildiği anlaşılmıştır. 7.Bozma sonrası sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarın ödenmesi hususunun ihtar edildiği, bu tutarın ve kamu zararının ödenmediği anlaşılmıştır. 8.Ana ve birleşen dosyalara ait kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları dava dosyasında bulunmaktadır. 9.Ana ve birleşen dosyalara ait bilirkişi raporlarında; ele geçen sigaraların kaçak ve bandrolsüz olduğu tespit edilmiştir. 10.Hukuki Süreç başlığı altında ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilamları sonrasında, uyma kararları verilerek dosyaların birleştirildiği, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmıştır. 11.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (D-5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği saptanmıştır. IV. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Sanık hakkında bozma kararları öncesi kurulan hükümlerde tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı ve kararların sadece sanığın temyizi üzerine bozulmasına karar verildiği nazara alınarak, sanık hakkında bozulan hükümlerde uygulanmayan tekerrür hükümlerinin 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince kazanılmış hak oluşturması nedeniyle bozmadan sonra uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2023 tarihli ve 2021/67 Esas, 2023/24 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında; altıncı bentteki "Sanığın Ankara 1. ASCM nin 2011/436 Esas ve 2011/641 Karar nolu önceki mahkumiyeti gözetilerek, TCK 58. maddesi uyarınca hapis cezasına mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," ibaresinin çıkarıltılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun sanık hakkındaki 24.09.2011, 09.08.2011 ve 11.07.2011 tarihli eylemler yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine TCK. nun 43. maddesine esas dosyasının zamanaşımını kestiğine ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 gün, 2012/108 karar; 28.02.2012 gün, 2012/58 karar nolu ilâmlarında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na hakim olan ilke gerçek içtima olduğundan, bunun sonucu olarak, “kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza” söz konusu olacaktır. Nitekim bu husus Adalet Komisyonu raporunda da; “Ceza hukukunun temel kurallarından birisi, ‘kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza vardır’ şeklinde ifade edilmektedir. Bunun istisnaları, suçların içtimaı bölümünde belirlenmiştir. Bu istisnalar dışında, işlenen her bir suçla ilgili olarak ayrı ayrı cezaya hükmedilecektir. Böylece verilen her bir ceza, bağımsızlığını koruyacaktır” şeklinde ifade edilmiştir. Bu kuralın istisnalarına ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “suçların içtimaı” bölümünde, 42 (bileşik suç), 43 (zincirleme suç) ve 44 üncü (fikri içtima) maddelerinde yer verilmiştir. Ceza hukukunda yasadaki suç tanımına uygun olarak gerçekleşen her netice ilke olarak ayrı bir suç oluşturur ve fail kaç netice meydana getirmiş ise o kadar suç işlemiş sayılarak her birinden dolayı ayrı ve bağımsız cezalandırılır. Ancak bazı hallerde birden fazla netice meydana gelmiş olsa bile, faile meydana gelen netice kadar ceza verilmeyerek tek bir ceza verilmesi ile yetinilir. Birden fazla neticenin meydana gelmesine karşın faile tek ceza verilmesini gerektiren hallerden biri de zincirleme suçtur. Zincirleme suçta faile tek ceza verilirken, yasanın öngördüğü miktarda bir artırım da yapılması söz konusudur. Zincirleme suç, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 80 inci maddesinde “Bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünün birkaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır. Fakat bundan dolayı terettüp edecek ceza altıda birden yarıya kadar artırılır.şeklindedir. Bu maddenin karşılığı olarak koyulan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 inci maddesinde; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” biçiminde düzenlenmiştir. Buna göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için; a- Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, b- İşlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması, c- Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekmektedir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı hallerde aslında işlenmiş birden fazla suç olmasına karşın fail bu suçların her birinden ayrı ayrı cezalandırılmamakta, buna karşın bir suçtan verilen ceza belirli bir miktarda arttırılmaktadır. Dolayısıyla zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında esas alınan suçlardan herhangi birisi hakkında, yargılama aşamasında şikâyetten vazgeçme veya zamanaşımı gerçekleşmesi gibi kovuşturma yapılmasına engel bir nedenin ortaya çıkması halinde, bu suçun zincirleme suç uygulaması kapsamı dışına çıkarılarak açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekir. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Sanığın, 24.09.2011, 09.08.2011, 11.07.2011 ve 04.11.2011 tarihlerinde işlediği kaçakçılık suçlarının 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesi kapsamında kaldığı ve zamanaşımı süresinin dolmadığına Daire tarafından karar verilmiş ise de yukarda anlatılan nedenlerle TCK.nun 43. maddesi kapsamındaki eylemin zamanaşımını kesmeyecek olması karşısında, incelemeye konu 24.09.2011, 09.08.2011 ve 11.07.2011 suç tarihli eylemler yönünden, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ile 67. maddesinin 4. fıkrasına göre atılı suçlara ilişkin uzatılmış zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, suç tarihinden itibaren 12 yıllık uzatılmış dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmesi nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde yerel mahkemenin kararının düzeltilerek onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz. 18.10.2023