İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/13003 Karar: 2024/2928 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/13003 K.2024/2928

7. Ceza Dairesi 2023/13003 E. , 2024/2928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/483 E., 2021/469 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Uyarlama yargılaması sonucu mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın İ

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/13003 E. , 2024/2928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/483 E., 2021/469 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Uyarlama yargılaması sonucu mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın İ

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/13003 E. , 2024/2928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/483 E., 2021/469 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Uyarlama yargılaması sonucu mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2017 tarihli ve 2016/378 Esas, 2017/372 Karar sayılı kararı ile üzerine atılı 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3/5-10. maddeleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi gereğince sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın temyiz edilmeden kesinleşmesine müteakip, 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler gereğince lehe hükümler değerlendirilerek yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/483 Esas, 2021/469 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3/5-10-22. maddeleri, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmediğinden bahisle 11.01.2022 tarihinde kesinleştiği Mahkemesince belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55573 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55573 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile ikinci fıkrası değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5. maddesine eklenen “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında, indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” şeklinde yer alan düzenleme, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24/05/2021 tarihli ve 2021/240 esas, 2021/6542 karar sayılı ilâmında yer alan, "...15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a)Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b)Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; dosyada KEMT varakası ile bilirkişi raporlarında gümrüklenmiş değerin farklı olduğu, ayrıca etkin pişmanlık ihtarını soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısının, kovuşturma aşamasında ise Hakim tarafından bildirilmesi yükümlülüğü karşısında; sanığın lehine olan bilirkişi raporunda tespit edilen 130.165,08 TL olan gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, hukuki sonuçları ile sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken "yasal koşulları oluşmadığı" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi...BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar karşısında; Yargılama sırasında her ne kadar Mahkemesince, suçun işlenmesi nedeni ile oluşan kamu zararının giderilmesine dair davetiyenin tebliğ edilmesine rağmen ödemede bulunulmadığından bahisle sanığın savunmasının alınmasından vazgeçilmek suretiyle karar verilmiş ise de, dosyada mevcut 29/072020 tarihli meşruhatlı davetiyenin bila tebliğ iade edildiği, yine zarar giderimine ilişkin ihtarın yer aldığı ara kararın bulunduğu uyarlama yargılamasına dair tensip zaptının da doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, öncelikle sanığın en son bildirdiği adrese, anılan Kanun'un 21/1. maddesi uyarınca tebliğ işlemlerinin yapılması gerektiği, anılan tebligatın "iade gelmesi halinde" ise sanığın adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresi tespit edilerek tebliğ işleminin yapılması gerektiği anlaşılmakla, sanığın gerek duruşmadan gerekse suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki paranın Devlet Hazinesine yatırılması halinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabileceği hususundan usulüne uygun şekilde haberdar edilmediği, 2- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231/6. maddesinin, " Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. Sanığın kabul etmemesi hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." şeklinde olduğu, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 15/11/2020 tarihli ve 2019/3773 esas, 2020/463 karar sayılı ilâmı ile; "Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/11/2015 tarih ve 2014/8-580 esas, 2015/360 sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun lehe olup öncelikle uygulanması gerektiği," şeklinde de belirtildiği üzere, Dosya kapsamına göre, sanığın zararı gidermediğinden bahisle hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, yapılan uyarlama yargılamasından haberdar olmadığı, dolayısıyla zarar gideriminde de bulunmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun öncelikli değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Sanığın gıyabında verilen kararın, dosya kapsamına göre bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında en son bildirdiği "Akçaalan Mahallesi, 4158 Sokak, No: 13/2 Serik/Antalya" adresine tebliğ edilmesi, tebligatın bila-tebliğ iade olması halinde 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca MERNİS adresine tebligat yapılması gerekirken, bu hususa uyulmadan sanığın daha önce bildirdiği adresine gönderilen tebligatın bilâ tebliğ iade olması üzerine MERNİS adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında kanun yararına bozma talebine konu hükmün kesinleşmediği belirlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca henüz kesinleşmediği anlaşılan inceleme konusu hükmün, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla