İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/13261 Karar: 2024/7261 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/13261 K.2024/7261

7. Ceza Dairesi 2023/13261 E. , 2024/7261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/472 E., 2022/1272 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM :İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyeti, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tar

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/13261 E. , 2024/7261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/472 E., 2022/1272 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM :İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyeti, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tar

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/13261 E. , 2024/7261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/472 E., 2022/1272 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM :İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyeti, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edildiğine, indirim sebepleri bulunmadığına, kurum lehine eksik vekâlet ücreti verildiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; aracın ayniyetinde değişiklik yapılmadığından ve millileştirme çabası olmadığından, aracın satış için internet sitesine konulmasından sanığın haberi olmadığından, aracı yurtdışına çıkartmayacağına ilişkin dosyada delil bulunmadığından bu haliyle eylemin ancak idari yaptırıma konu olabileceğine, eksik ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, sanık hakkında koşulları oluşan erteleme hükümlerinin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Yabancı plakalı bazı araçların geçici ithalat rejimi hükümlerine aykırı olarak internet yoluyla satış yapan siteler üzerinden satışa arz edildikleri yönündeki istihbarata dayalı bilgiler üzerine kolluk birimlerince yürütülen çalışmalarda, Niğde'de bulunan ve "www.sahibinden.com" isimli internet adresinde "Özzeytinci Auto" isimli firma tarafından satışa sunulan GX290XG Gürcistan plakalı 2007 model Range Rover Sport marka aracın bahse konu iş yeri önünde bulunduğu, iş yeri yetkilisi ... tarafından aracın arkadaşı olan sanığa ait olduğunun belirtilmesi üzerine sanık tarafından araca ilişkin belgelerin ibraz edildiği, aracın Gürcistan'da sanık adına tescil edilmiş olup Gürcistan uyruklu ... isimli şahıs tarafından 28.02.2016 tarihinde Sarp Sınır Kapısından yurda sokulduğu, sanığın aynı tarihte yaya olarak Gürcistan'dan Türkiye'ye giriş yaptığı ve aracı Türkiye'de teslim aldığı, Gümrük İdaresi'nin dosyada mevcut yazı cevabına göre Türkiye'de kalma süresinin 08.05.2016'da sona erdiği, aracın ayniyetinde bir değişiklik bulunmadığı, ayrıca millileştirilmesine yönelik bir işlem yapılmadığı, aracın 29.11.2016 tarihinde Mersin TASİŞ'e teslim edildiği, e-ihale yöntemiyle 09.11.2017 tarihinde satılarak tasfiyesi sonrası yeni sahibine teslim edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmasında; suçlamayı kabul etmediğini, aracı Gürcistan'da satın aldığını, bütün tescil işlemleri Gürcistan'da yapıldıktan sonra Gürcü bir şahıs tarafından sınır kapısından geçirildiğini, aracı kullanmak amacıyla getirdiğini, aracı Niğde'de kullanırken yabancı plakalı olması nedeniyle rahatsızlık duyduğunu, ... isimli arkadaşının dükkanının önüne park ettiğini ve işleri dolayısıyla Alanya'ya gittiğini, dönüşte aracı Gürcistan'a götürüp orada satacağını, arkadaşı Koray'ın kendisinin haberi olmadan aracı internette satışa çıkarttığını beyan ettiği görülmüştür. Tanık ...'ün beyanında; sanığın tarihini tam hatırlayamadığı bir zamanda kendisine ait Gürcistan plakalı aracını satmak istediğini söylediğini, aracın fotoğraflarını çekip "www.sahibinden.com" isimli internet sitesine yükleyip yükleyemeyeceğini kendisine sorduğunu, kendisinin de daha önceden bu siteye üyeliği olduğu için sanığa yardımcı olabilmek amacıyla kendi üyeliği üzerinden ilan verdiğini, daha önce yabancı plakalı araçlarla ilgili olarak hiç ilan vermediği için sitedeki bilgilendirme notlarını tam olarak işlemediklerini, sanık ...'un araç ticareti ile alakası olmadığını, mobilyacılık yaptığını, aracın evveliyatı ya da sanığın aracı ne şekilde edindiği hakkında bilgi sahibi olmadığını belirttiği görülmüştür. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığından bahisle sanık hakkında beraat kararı verildiği; bahse konu hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan yargılamada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suçun sanık tarafından işlendiğine dair somut ve yeterli delil bulunduğu gerekçesi ile sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği; anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 29.12.2021 tarihli ve 2021/23004 Esas, 2021/18869 Karar sayılı bozma ilâmı üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın lehe kanun değişiklikleri de değerlendirilmek suretiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Olayın oluş şekli, dosyada mevcut deliller, sanık savunması, tanık beyanı, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren ve kamu davasına usulüne uygun biçimde katılan ... İdaresi lehine eksik vekâlet ücreti ödenmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR Hükmün esasını oluşturan kısa karar 25.05.2022 tarihinde verildiği halde gerekçeli kararda karar tarihinin 03.06.2022 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür. Soruşturma aşamasında sanığa 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapılması, kovuşturma aşamasında ise 1/3 oranında indirim yapılacağının ihtar edildiğinin anlaşılması karşısında Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/472 Esas, 2022/1272 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, hükmün vekâlet ücretine ilişkin (12) nci bendindeki "...2.550.-" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "5.100,00" ifadesinin eklenmesi ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesinden cezalandırılmasına ilişkin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi’nin kararının, sanık müdafii ve katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, kaçakçılık suçunun oluşmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekçesiyle bozulması yerine, sayın çoğunluğun hükmün onanmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Sanık ...’ın adına kayıtlı bulunan suça konu Gürcistan plakalı Range Rover Sport aracın tanık ...’ün işyerinin önünde yakalanması üzerine, sanık ...’ın 5607 sayılı Kanunun 3/5. maddesinden cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Dosya kapsamına göre suça konu araç sanık ... adına kayıtlı olup, 01.01.2016 tarihinde Gürcistan uyruklu ... tarafından Sarp sınır kapısından Türkiye’ye getirilmiş, aracın son çıkış tarihi 05.12.2016 olarak belirlenmiştir. Dava konusu araç yasal yollarla Turistik kolaylıklardan faydalanılarak yurda giriş yapmış olup, girişteki ayniyetine uygun olarak araca 17.11.2016 tarihinde, daha yurt içinde kalış süresi dolmadan, el konulmuştur. Sanık ... savunmalarında; Gürcistan’da iş yaptığı için sürekli gidip geldiğini, suça konu aracı satın aldığını, Türkiye’de 7-8 aydır kullandığını, yerli bir araç alacağı için suça konu aracı Sahibinden.com sitesine satmak için koyduğunu, Gürcistan plakalı aracın Türkiye’de satışının yasak olduğunu bilmediğini söylemiştir. Öncelikle konuyla ilgili Yasa maddelerine bakmak gerekmekte olup; 5607 sayılı Kaçakçılık Kanununun 3. madde 4. fıkrası; “Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı hile ile yurt dışına çıkarmış gibi işlem yapan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” hükmünü içermektedir. Geçici ithalat rejimi Gümrük Kanunu'nun 128-134. maddelerinde, bu rejimin işleyişine ilişkin usul ve esaslar da Gümrük Yönetmeliğinin 376-394. maddelerinde düzenlenmiştir. Gümrük Kanunu 128. maddesinde Geçici İthalat Rejimi tanımlanmış olup, “Geçici ithalat rejimi, serbest dolaşıma girmemiş eşyanın ithalat vergilerinde tamamen ya da kısmen muaf olarak ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, Türkiye Gümrük Bölgesi içinde kullanılması ve bu kullanım sırasındaki olağan yıpranma dışında herhangi bir değişikliğe uğramaksızın ihracına olanak sağlayan hükümlerin uygulandığı rejimdir.” Gümrük yönetmeliği madde 381. geçici ithal eşyanın ayniyeti, “(1) Geçici ithaline izin verilen eşya, rejim altında kaldığı süre içinde giriş ayniyetine ve tahsis amacına uygun olarak tahsis edildiği yerde kullanılmak zorundadır. (2) Rejim kapsamındaki eşya, giriş ayniyetini korumaya yönelik olağan bakım faaliyetleri dışında başka bir işleme tabi tutulamaz. (3) Gümrük İdareleri rejim süresi içinde değişik aralıklarla eşyanın tahsis yerinde, tahsis amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını denetleme hakkına sahiptir.” Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği, çıkarılmayan taşıtlara ilişkin takip işlemleri başlıklı; 18. maddesi “(1) Gümrük İdareleri tarafından taşıt takip programları üzerinden her ay sorgulama yapılarak, kendi idarelerinden girişi yapılan ve süresi içerisinde çıkarılmayan kişisel ve ticari kullanıma mahsus kara taşıtları tespit edilir ve taşıtların çıkış yapıp yapmadığı ilgili programlardan 4 (dört) ay süre ile takip edilir yapılan araştırma sonucunda taşıtın yurt dışına çıkış yaptığının tespit edilmesi halinde kayıt kapatma işlemi gerçekleştirilir. (2) Yapılan araştırmadan sonuç alınmaması halinde, süresi içerisinde yurt dışı edilmeyen taşıtlara ilişkin bilgiler, İçişleri Bakanlığı nezdinde gerekli takibatlarda bulunulmak üzere her yılın Nisan-Ağustos-Aralık aylarında bağlı bulunduğu başmüdürlük aracılığıyla Bakanlığa (Gümrükler Genel Müdürlüğü) intikal ettirilir ayrıca 19. ve 20. maddede belirtilen işlemler yapılır.” şeklinde düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20. maddesinin (d) fıkrası “Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri Noterler tarafından yapılır, Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir” hükmünü içermektedir. Dava konusu olaya gelince; Dosyada bulunan aracın giriş-çıkış kayıtlarını gösterir tabloya göre, suça konu arac en son 01.01.2016 tarihinde Gürcistan uyruklu ... tarafından yurda girişi yapılmıştır. Dava konusu araç yasal yollarla Turistik kolaylıklardan faydalanılarak yurda giriş yapmış olup, girişteki ayniyetine uygun olarak araca 17.11.2016 tarihinde el konulmuştur. 5607 sayılı Kaçakçılık Kanununun 3. madde 1. fıkrası “Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar, adli para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır.” hükmünü taşımaktadır. Bu açıklamalar karşısında atılı suçun oluşabilmesi için eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmadan yurda sokulması gerekir. Oysaki dava konusu araç dosyadaki belgelerden anlaşıldığı üzere geçici ithalat rejimi kapsamında turistik kolaylıklardan faydalanılarak yurda getirilmiş, dolayısıyla bir gümrük rejimine tabi tutulmuştur. Bu araç geçici ithal edilen kara taşıtlarına ilişkin Gümrük Genel Tebliği hükümlerine göre, Gümrük İdaresinin takip ve kontrolü altındadır. Çıkış süresinin dolması halinde idarenin bunu kolaylıkla tespit etmesi mümkün olacaktır. Kaldı ki araca çıkış süresi dolmadan el konulmuştur. Kanımızca araç gümrük rejimine tabi tutularak yurda giriş yapmış olup kaçağa da kalmamıştır. Yukarıda açıklandığı gibi, Gümrük Yönetmeliği 381. maddesi uyarınca, geçici ithaline izin verilen eşya, rejim altında kaldığı süre içinde giriş ayniyetine uygun olarak kullanılmak zorunda olup, meydana gelen olağan yıpranma dışında herhangi bir değişiklik yapılmadan süre sonunda yurt dışı edilmelidir. Dava konusu araca yurda giriş ayniyetine uygun olarak el konulmuş olup şase, motor numaraları silinip değiştirilmemiş, sahte belge kullanılarak trafiğe tescile çalışılmamış, araçta değişen veya eksik parça bulunmamıştır. Sanığın Gürcistan’da yasal yollardan satın alıp adına kaydını yaptırması da dikkate alındığında kaçakçılık kastının varlığından da bahsedilemeyecektir. Bu nedenlerle yasal yollarla yurda girişi yapılan, daha Gümrük İdaresi tarafından belirlenen çıkış süresi dolmadan el koyulan, böylece gümrük rejimine tabi olup, Gümrük İdaresi'nin kontrolü altında bulunan aracı giriş ayniyetine uygun olarak, millileştirmek amacıyla hiçbir eyleme başvurmadan kullanma eyleminde (Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin istikrar bulmuş, 10.04.2014 tarih 2013/11501, 2014/8304-15.11.2012 tarih 2012/1256- 30385, 20.12.2010 gün 2008/5449 esas 2010/17020 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere), kaçakçılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, kaldı ki Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.03.2022 tarih ve 2018/7-131 E, 2022/139 K sayılı ilamının da aynı yönde olduğu gözetilerek beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun atılı suçun oluştuğu ve 5607 sayılı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca mahkumiyetinin onanması yönündeki görüşüne katılmıyoruz. 18.09.2024

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla