İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/13423 Karar: 2024/6525 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/13423 K.2024/6525

7. Ceza Dairesi 2023/13423 E. , 2024/6525 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3258 E., 2022/3859 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜ

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/13423 E. , 2024/6525 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3258 E., 2022/3859 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜ

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/13423 E. , 2024/6525 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3258 E., 2022/3859 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İsteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; atılı eylemlerin suç olmaktan çıkartıldığına, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın katılan bankanın ... Şubesinde parasal işlemlerden sorumlu servis görevlisi olduğu, şube müdürü ..., operasyon yetkilisi ... ve bireysel müşteri temsilcisi ... ile birlikte görev yaptıkları süre içerisinde ortak hareket ederek, banka mudilerinin bilgi, talimat ve rızaları olmadan mevduat hesaplarına girerek usulsüz krediler çıkarttığı, çıkartılan bu kredilerin bir kısmı imzasız, bir kısmı mudiler yanıltılarak önceden alınan imzalar kullanılarak, bir kısmının ise sanıklar tarafından sahte imza atılmak suretiyle oluşturulmuş tediye işlemleri ile çekildiği ve bu yolla elde edilen tutarların sanık ... tarafından muhafaza edildiği, ... ...'un da talimatları ile başka müşterilere ait kredi taksitlerinin ödenmesini, kredi risklerinin azaltılmasını, müşterilere Genel Müdürlüğün yetkisi aşılmak suretiyle vaat edilmiş fark faizlerinin karşılanmasını sağlamakta kullanıldığı, dosyada mevcut konusunda uzman bilirkişi raporlarında işlemlerde kullanılan yazı, imza ve rakamların iğfal kabiliyetinin olduğunun, yazı ve imzaların şube çalışanlarını aldatma kabiliyetinin olduğunun belirlendiği, bu yollarla gerçekleştirilen ve davaya konu edilen mudilere ait farklı hesaplarda yapılan çok sayıda işlemle 4.287.323,34 TL'lik toplam zimmet miktarı bulunduğu, bunun 2.445.027,27 TL'sinin basit, 1.842.296,07 TL'sinin nitelikli zimmete konu olduğu, sanıklar tarafından yapılan 2.639.497,43 TL ödeme sonrası kalan tutar olan 1.647.825,91 TL banka zararı bulunduğu anlaşılmıştır. Sanık ...'in aşamalardaki savunmasında; banka şubesinde veznede görevli olduğunu, kasa işlemleri yaptığını, açılan krediler sebebiyle ödemeler gerçekleştirdiğini, herhangi bir zimmeti olmadığını, yapılan işlemlerden menfaat sağlamadığını, ... tarafından kendilerine yaptırılan işlemlerdeki usulsüzlükleri fark ettiklerini ancak şikayette geç kaldıklarını, talimatları yerine getirdiğini, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında savunmasına itibar edilmeyerek nitelikli zimmet suçundan mahkûmiyet kararı verildiği; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik olarak sanıklar müdafilerinin, katılan vekilinin ve katılan banka vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan yargılamada; 16.02.2018 tarihli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi tarafından kurulan hükümde sanık hakkında atılı nitelikli zimmet suçuna ilişkin bir karar tesis edilmediği, Bölge Adliye Mahkemesince 27.06.2018 tarihinde verilen ve mahiyeti itibarıyla "tavzih kararı" olduğu belirtilen karar ile asıl hükme sanık ...'in isminin eklenmesi suretiyle karar verildiği, hükmün sanıklar müdafileri, katılan vekili ve katılan banka vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce 30.05.2022 tarihli ve 2021/22223 Esas, 2022/10676 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen tavzih kararı yok hükmünde kabul edilerek ve sanık ... hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan verilmiş bir hüküm bulunmadığı belirtilerek incelenmeksizin iade kararı verildiği; Yukarıda belirtilen ilâm üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 13.09.2022 tarihli ve 2022/3258 Esas, 2022/3859 Karar sayılı incelemeye konu kararı ile sanık ... hakkında 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen İlk Derece Mahkemesi mahkûmiyet hükmünün düzeltilerek istinaf başvuruların esastan reddine karar verildiği, kararın sanık ... müdafii tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. III.KARAR Dairemizin 30.05.2022 tarihli ve 2021/22223 Esas, 2022/10676 Karar sayılı kararı ilâmında, 112.562,98 TL nispî temyiz onama harcının diğer sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verildiği anlaşılmış olmakla incelemeye konu dosyada nispî temyiz onama harcına hükmedilmemiştir. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla