İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/14820 Karar: 2024/11733 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/14820 K.2024/11733

7. Ceza Dairesi 2023/14820 E. , 2024/11733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/148 E., 2022/345 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞ

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/14820 E. , 2024/11733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/148 E., 2022/345 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞ

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/14820 E. , 2024/11733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/148 E., 2022/345 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/148 Esas, 2022/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya kalmak suçundan, hükmün açıklanması suretiyle; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. ve 53. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin 28.04.2022 tarihinde usulüne uygun olarak kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-46-21306-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/60354 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/60354 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ Dosya kapsamına göre; 1-1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun ''Yoklama kaçağı, bakaya, saklı, firar'' başlıklı 63. maddesinde yer alan ''1 - (Değişik: 31/3/2011-6217/4 md.) Barışta, 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanununun 24 üncü maddesi uyarınca haklarında verilen idarî para cezası kesinleştikten sonra söz konusu Kanunun 23 üncü maddesinde belirtilen mazeretlerden birisi bulunmaksızın, a) Yoklama kaçaklarından birlikte yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden, b) Bakaya kalanlar için, bakaya kaldıkları tarihten, c) İhtiyat erattan çağrılıp da birlikte işleme tabi olduğu kişiler gönderilmiş bulunanlar için, en son gönderilme tarihinden, d) Yoklama kaçağı, saklı veya bakaya olup olmamasına bakılmaksızın askerlik şubesince sevk edildiği kıtasına katılmayan veya geç katılanlar için, kendilerine tanınan kanuni yol süresinin bitiminden, itibaren dört ay içinde gelenler altı aya kadar, yakalananlar iki aydan altı aya kadar; dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler iki aydan bir yıla kadar, yakalananlar dört aydan bir yıla kadar; bir yıldan sonra gelenler dört aydan iki yıla kadar, yakalananlar altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.'' şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın yoklama kaçağı kalmasından dolayı Türkoğlu Kaymakamlığınca verilen 07/05/2015 tarihli ve 41 karar sayılı idarî para cezasının doğrudan sanığın mernis adresi olan "Yolderesi Mah. Yolderesi Sok. No:191 Türkoğlu/Kahramanmaraş" adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre 09/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; 7201 sayılı Kanun'un 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata anılan Kanun'un 23/1-8. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği cihetle, sanığın mernis adresine doğrudan anılan Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebligatların usulsüz olduğu, dolayısıyla geçerli tebligatlardan ve idari para cezalarının usulüne uygun kesinleşmesinden bahsedilemeyeceğinden, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1. maddesinde düzenlenen yoklama kaçağı suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Sanığın yedek subay celp döneminde 3 ay 17 gün bakaya kaldığı anlaşılmakla, suçun bakaya kalıp 3 aydan sonra yakalanmak eylemini oluşturduğu, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun ''Yoklama kaçağı, bakaya, saklı, firar'' başlıklı 63. maddesinde yer alan, "... Yoklama kaçağı, saklı veya bakaya olup olmamasına bakılmaksızın askerlik şubesince sevk edildiği kıtasına katılmayan veya geç katılanlar için, kendilerine tanınan kanuni yol süresinin bitiminden, itibaren dört ay içinde gelenler altı aya kadar, yakalananlar iki aydan altı aya kadar..hapis cezasıyla cezalandırılır.'' şeklindeki düzenleme karşısında suçun alt sınırının 2 ay olduğu gözetilmeksizin, temel cezanın 1 ay olarak belirlenmesinde, 3- 7146 sayılı Askerlik Kanunu ile Diğer Bazı Kanunlarda ve 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu'na eklenen geçici 55. maddede yer alan, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiilî askerlik hizmetine başlamamış ve 1 Ocak 1994 tarihinden (bu tarih dâhil) önce doğan 1076 sayılı Kanun ile bu Kanuna tabi yükümlüler; istekleri hâlinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde askerlik şubelerine veya yurt dışı temsilciliklerine başvurmaları, 15.000 Türk lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödemeleri ve 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirmeleri şartıyla askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar.... Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idari ve adli soruşturma ve kovuşturma yapılmaz, başlatılmış olanlar sona erdirilir ve bu suçlara ilişkin kesinleşmiş idari para cezaları tahsil edilmez" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/04/2022 tarihli kararı öncesi 02/08/2018 tarihinde anılan değişikliğin yürürlüğe girdiği, değişiklik uyarınca Mahkemesince kovuşturmanın sonlandırılması ya da kovuşturmaya devam edilmesi için sanığın değişiklik kapsamında bedelli askerlikten yararlanıp yararlanmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/148 Esas, 2022/345 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca BERAATİNE, 4. Bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesinde yer alan (2) ve (3) numaralı istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla