İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/15234 Karar: 2024/239 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/15234 K.2024/239

7. Ceza Dairesi 2023/15234 E. , 2024/239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1253 E., 2022/1436 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Ma

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/15234 E. , 2024/239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1253 E., 2022/1436 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Ma

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/15234 E. , 2024/239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1253 E., 2022/1436 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2017 tarihli ve 2017/378 Esas, 2017/960 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında yoklama kaçağı olmak suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 04.11.2017 tarihinde kesinleşmiştir. 2.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 04.11.2017 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 20.06.2019 tarihinde başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretme veya hizmete sunmak suçunu işlediğinin Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli ve 2020/159 Esas, 2021/306 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2022/3 Esas, 2022/457 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2017 tarihli ve 2017/378 Esas, 2017/960 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın yoklama kaçağı olmak suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2022/3 Esas, 2022/457 Karar sayılı kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/1253 Esas, 2022/1436 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü madde ikinci fıkra (a) bendi uyarınca beraatine, sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın tebligattan haberdar olması nedeniyle tebligatın usulüne uygun ve ilk derece Mahkemesinin kararının yerinde olduğu, sanığın bedelli askerlik hizmetinden faydalanıp faydalanmadığına ilişkin durumunun araştırılarak şartların oluşması halinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Sanık hakkında 4 yıl 11 ay 18 gün süreyle yoklama kaçağı olmak eyleminden dolayı Torbalı Kaymakamlığı tarafından 02.09.2015 tarihli ve 4458 Esas, 36 Karar sayılı 9,514,00 TL tutarında idari para cezası verildiği, verilen kararın 10.10.2015 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, ihbar tarihine kadar da idari para cezası kararına itiraz edildiğine dair Askerlik Şubesi Başkanlığına bir belge sunulmadığı, (mülga) 1111 Sayılı Askerlik Kanunu'nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca verilen idari para cezası kesinleştikten sonra sanığın geçerli bir özürü olmaksızın, gerekli başvuru işlemlerini yapmadığı ve kolluk kontrolü sırasında ele geçtiği maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2.Sanık savunmalarında özetle; kendisine idari para cezası evrakının tebliği edildiğini, verilen cezayı ödeyemediğini, Kuşadası İlçesinde tekstil işi yaptığını, ailesinden başka bir kişinin bu işle ilgilenmesi mümkün olmadığı için askere gidemediğini beyan etmiştir. 3.2016 yılı yoklama işlemlerine ilişkin TRT duyurusu, Torbalı Askerlik Şubesinin 05.08.2015 tarihli ve "cezalandırma teklifi" konulu yazısı, Torbalı Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 02.09.2015 tarihli idari para cezası kararı, 31.12.2016 tarihli Milas İlçe Jandarma ekiplerince tutulan tutanak, idari para cezasının tebliğ edildiğine ilişkin evrak ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Suç tarihlerinde yürürlükte olan (mülga) 1111 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi gereğince Kanuni usûl izlenmeden, Torbalı Kaymakamlığı tarafından verilen 02.09.2015 tarihli ve 4458 Esas, 36 Karar sayılı idarî para cezasının doğrudan sanığın mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun ( 7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi nedeniyle tebligatın geçersiz olduğu, dolayısıyla idari para cezasının kesinleşmediği ve yüklenen suçun oluşması için öngörülen Kanuni ön şartın gerçekleşmediği hususları birlikte değerlendirilerek sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan suçların oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idari para cezasının bulunması gerekmektedir. 2.Somut olayda; sanık hakkında yoklama kaçağı olmak eyleminden verilen 02.09.2015 tarihli ve 4458 Esas, 36 Karar sayılı idari yaptırım kararının sanığın bilinen son adresi yerine doğrudan mernis adresine tebliğe çıkartıldığı ve kararın da 10.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. 7201 sayılı Kanun'un bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10 uncu maddesinde yer alan; öncelikle sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkartılması, ancak bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılması gerektiği şeklindeki düzenleme dikkate alındığında idari yaptırım kararının tebliğinin usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla geçerli bir tebligattan ve idari yaptırım kararının kesinleşmesinden de bahsedilemeyeceğinden Bölge Adliye Mahkemesince verilen beraat kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/1253 Esas, 2022/1436 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla