İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/15440 Karar: 2024/10729 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/15440 K.2024/10729

7. Ceza Dairesi 2023/15440 E. , 2024/10729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/130 E., 2023/46 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Boz

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/15440 E. , 2024/10729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/130 E., 2023/46 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Boz

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/15440 E. , 2024/10729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/130 E., 2023/46 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, kamu zararı giderilmemesine rağmen suça sürüklenen çocuğa verilen hapis cezasının ertelendiğine ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere edilmemesine ilişkindir. 2.Suça sürüklenen çocuğun temyiz sebebi, hakkında beraat kararı verilmesine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 06.05.2014 tarihinde kolluk kuvvetlerince....plakalı aracın durdurulmak istendiği, ancak aracın durmayarak kaçtığı ve aracın lastiklerinin patlatılması sonucu aracın 3 km takip edildiği ve araçta inen şahsın kaçıp izini kaybettirdiği olayda, araçta sigara boxlarının görülmesi üzerine gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararına istinaden araçta yapılan aramada, toplam 5.500 karton kaçak sigara ele geçirildiği, olaydan bir gün sonra suça sürüklenen çocuk ...'nin karakola başvurarak aracı kullanan kişinin kendisi olduğunu beyan etmesi üzerine, suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Suça sürüklenen çocuk savunmasında, babası ve abisinin satın aldığı aracı habersiz şekilde aldığını ve yolda giderken tanımadığı şahsın eşyalarını taşıma konusunda anlaştığını, ancak içinde kaçak sigara olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Malen sorumlu ... beyanında, söz konusu aracı ... ile birlikte ortaklaşa satın aldıklarını ve ...'in kendisine haber vermeden aracı başkasına sattığını, bunun üzerine Cumhuriyet savcılığına başvuruda bulunduğunu, suça sürüklenen çocuğa ve babasına aracını vermediğini, olayla ilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Tanık ... beyanında, oğlu olan suça sürüklenen çocuğun aracı izinsiz aldığını ve olayla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığı Kararı Yönünden Yakalanan eşyanın miktarı ve değeri nazara alındığında suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı değilse de, araç sahibinin iyi niyetli olduğunun aksine dosyada bir delil bulunmaması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki şartlar oluşmadığı cihetle, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ve trafik kaydı üzerindeki şerhin kaldırılmasına yönelik verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'da kaçak eşyanın değerinin fahiş olması nedeniyle artırım öngörülmediği; suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasında ise, kaçak eşyanın değerinin fahiş olması halinde cezada artırım öngörüldüğü cihetle, suça sürüklenen çocuğun eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı gözetilmeden, Mahkemece suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve etkin pişmanlık düzenlenmesi gereğini yerine getirmeyen bu haliyle lehe hükümler içermeyen 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi uygulanmayarak 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle 3/5, 3/10, 3/10-son ve 5237 sayılı Kanun'un 31/3 ve 62/1 maddeleri gereği suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verilmesi, 2.Ele geçen kaçak eşyanın gümrüklenmiş değeri fahiş olduğu ve mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında 6545 sayılı Kanun gereği cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi, 3.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suça sürüklenen çocuğa, soruşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin 2 katını ödenmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanacağına dair ihtarat yapılmaması nedeniyle kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin iki katının ödenmesi halinde verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi gerektiği gözetilmeyerek, suça sürüklenen çocuk hakkında çıkarılan yakalama emrinde gümrüklenmiş değerin iki katının ödenmesi halinde yapılacak indirim oranı belirtilmeden suça sürüklenen çocuğun ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, 4.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, suça sürüklenen çocuğun eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 06.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin 06.06.2014 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, yargılaması devam eden Çaldıran Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/205 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 13.05.2014 iddianame düzenleme tarihinin ise 10.07.2014 olduğu, Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığı Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla