İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/2383 Karar: 2026/6594 Tarih: 2026

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/2383 K.2026/6594

7. Ceza Dairesi 2023/2383 E. , 2026/6594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/919 E., 2021/95 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün;

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/2383 E. , 2026/6594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/919 E., 2021/95 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün;

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/2383 E. , 2026/6594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/919 E., 2021/95 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 11.10.2013 tarihinde sanık ... ile hakkında kovuşturma aşamasında tefrik kararı verilen sanık ...'un 47... plaka sayılı araç ile kaçak sigara taşıdığı yönünde alınan istihbari bilgiye istinaden kolluk görevlileri tarafından uygulama noktasında durdurulan 47... plaka sayılı araç sürücüsünün sanık ... olduğu, sanık ...'un ise araçta yolcu olarak bulunduğu, Nusaybin Sulh Ceza Mahkemesinin 23.09.2013 tarihli ve 2013/767 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden nakil aracında yapılan aramada, arka koltuğun katlanmak suretiyle cam seviyesine kadar dizili vaziyette toplam 440 karton kaçak sigaranın ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanıkların kaçakçılık suçunu işlediğinden bahisle haklarında Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/757 Esas sayılı dosyasında açılan kamu davasının 03.07.2014 tarihli duruşmasında sanık ... yönünden tefrik kararı verildiği ve dosyanın Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/254 Esas sırasına kaydedilerek yapılan yargılama sonucunda Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/02/2021 tarihli ve 2014/254 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararı ile sanık ... yönünden beraat kararı verildiği, beraat kararı verildikten sonra kararın istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 22.12.2022 tarihli ve 2022/763 Esas, 2022/3823 Karar sayılı kararı ile sanıklar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan ve delillerin birlikte değerlendirilebilmesi bakımından dosyaların birleştirilmesi gerektiği belirtilerek bozma kararı verildiği ve bozma sonrası sanık ... hakkındaki dosyanın Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/246 Esas sırasında kayıtlı olduğu UYAP kayıtlarından anlaşılmakla, sanık ... hakkında temyiz incelemesine konu dosya ile sanık ... hakkındaki Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/246 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gözetilerek, hukuki ve fiili bağlantı bulunan her iki dosyanın birleştirilerek birlikte görülmesi zorunluluğu, Kabule göre de; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, 2.Sanık hakkında hem hapis, hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 3.Suça konu kaçak sigaraların tamamı hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde imha edilenler yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi, 4.Hükmün esasını oluşturan kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verildiği belirtilmesine karşın gerekçeli kararın gerekçe kısmında nakil aracının iyi niyetli üçüncü kişiye ait olduğu, müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve hakkaniyete aykırı olacağından müsadere talebinin reddine karar verildiği belirtilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması, 5.Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, 6.Bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi, 7.Sanığın soruşturma aşamasında gözaltında geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmemesi ve gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.06.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla