İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/3506 Karar: 2023/5871 Tarih: 2023

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/3506 K.2023/5871

7. Ceza Dairesi 2023/3506 E. , 2023/5871 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/397 E., 2021/647 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının tasfiye bedelinin müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık hakkında boz

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/3506 E. , 2023/5871 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/397 E., 2021/647 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının tasfiye bedelinin müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık hakkında boz

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/3506 E. , 2023/5871 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/397 E., 2021/647 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının tasfiye bedelinin müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Başkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2009 tarihli ve 2008/412 Esas, 2009/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet suçundan aynı Kanun'un ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 ... hapis ve 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracı olan atların satış bedelinin hazineye irat kaydına karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.06.2012 tarihli ve 2012/1784 Esas, 2012/1999 Karar sayılı ilâmıyla; Kaçakçılık suçlarında 1 no'lu Asliye Ceza Mahkemelerinin görevli olması ve görevsiz mahkeme tarafından hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2013/190 Esas, 2015/445 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve son cümleleri uyarınca neticeten 1 yıl 1 ... 10 gün hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracı olan atların satış bedelinin hazineye irat kaydına karar verilmiştir. 4.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 15.03.2021 tarihli ve 2020/5750 Esas, 2021/3869 Karar sayılı ilâmıyla; 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleriyle 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olması ve ertelemeye engel sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında subjektif değerlendirme yapılmadan sabıkası gerekçe gösterilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesinin uygulanmaması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/397 Esas, 2021/647 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve son cümlesi, yirmiikinci fıkrası uyarınca neticeten hapisten çevrili 2.600,00 TL ve doğrudan verilen 660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracı olan atların satış bedelinin hazineye irat kaydına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... idaresi vekilinin temyiz nedenleri; üst sınırdan hüküm kurulmasına, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği cezanın 3 yıldan az olamayacağına ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz nedenleri; kararın eksik inceleme sonucu usul ve Kanun'a aykırı olduğuna, zamanaşımının dolduğuna ve hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.22.05.2008 tarihinde saat 00.20 sıralarında Sualtı hudut karakol komutanlığı tarafından 423-424 numaralı hudut taşları arasında faaliyetler sırasında kepir yaylası mevki koordinatlarında İran topraklarından Türkiye Cumhuriyeti topraklarına yasadışı yollarla geçiş yapmaya çalışan bir grubun görüldüğü, dur ihtarına rağmen kaçtıkları, bölgede 26 adet at ve yüklü halde 38 adet jelikan içerisinde toplamda 2.280 litre gümrük kaçağı akaryakıtın ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanığın kendisine ait olan atları talep ederek başvurusu üzerine alınan savunmalarında, olay tarihinde atlarına kaçak akaryakıt yükleyerek sınırdan geçmeye çalıştığını, görevlileri görünce kaçtığını beyan etmiş, bozma ilamı sonrasında alınan savunmasında, önceki savunmalarını tekrarla gümrüklenmiş değerin iki katını ve gümrük vergilerini ödeyemeyeceğini ifade etmiştir. 3.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bozma ilamı sonrası yargılamada ise mahkemeye gelen sanığa etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapması halinde cezasında 1/3 oranında indirim yapılacağının ihtar edildiği anlaşılmıştır. 4.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamaları doğrultusunda pek hafif değerde kabul edildiği tespit edilmiştir. 5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin kısmen yerine getirildiği saptanmıştır. IV. GEREKÇE Tebliğnamede belirtilen görüş yönünden; suç tarihinde sınırdan gümrük kapıları dışında ve yasa dışı yollardan geçerken kaçak eşyaların yakalandığı cihetle, eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, katılan ... idaresi vekili ve sanığın diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla 3 üncü maddesinin birinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe kanunun tespiti yerine, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7423, 7242, 6545 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, 2.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı ... Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, 1/3 olarak bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 3.5237 sayılı Kanun hükümlerine göre cezaların toplanması öngörülmediği, her bir cezanın varlığını ayrı ayrı koruduğu gözetilmeden sanık hakkında doğrudan verilen adlî para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının toplanması suretiyle tek bir para cezasına hükmedilmesi, 4.Nakil vasıtası atların tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, 5. Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasında "Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hükmü ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 26.05.1935 tarihli ve 111/7 sayılı "yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir" ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 02.05.1966 tarihli ve 4/3 sayılı "tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktarda yükleteceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanığın yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği halde, mahkemece kısa kararda yargılama gideri ile ilgili kısım miktar olarak boş bırakılarak ilgili miktar açıklanmadan, bilahare gerekçeli kararda belirtilmesi suretiyle usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması, Nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/397 Esas, 2021/647 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla