İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/4298 Karar: 2023/5141 Tarih: 2023

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/4298 K.2023/5141

7. Ceza Dairesi 2023/4298 E. , 2023/5141 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tar

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/4298 E. , 2023/5141 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tar

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/4298 E. , 2023/5141 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2014 tarihli ve 2013/686 Esas, 2014/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi gereğince 2 yıl 6 ... hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir. 2.Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2014 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 10.12.2020 tarihli ve 2019/25431 Esas, 2020/18689 Karar sayılı ilâmıyla; "Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci 62 nci maddeleri ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun kapsamında getirilen lehe düzenlemenin 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası mucibince uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu" nedeniyle sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2021/101 Esas, 2022/564 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaleti ile 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 10 ... hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında asgari hadde yakın olarak tesis edilen erteleme kararının eksik ceza teşkil ettiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dosyada mevcut önleme araması kararı kapsamında yapılan yol uygulamasında durdurulan yolcu otobüsünde seyahat etmekte olan sanığa ait valiz içerisinde 786 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. 2.Sanık savunmasında, suça konu sigaraları akrabalarına hediye etmek amacıyla satın aldığını beyan etmiştir. 3.Soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa bozma sonrası gümrüklenmiş değerin iki katını ödemesi durumunda verilecek cezada 1/3 oranında indirim yapılacağının bildirildiği anlaşılmıştır. 4.Ele geçirilen sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında, gümrüklenmiş değerin 4.916,79 TL, gümrük vergilerinin ise 3.843,90 TL olduğu tespit edilmiştir. 5.31.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu sigaraların yasal olmayan yollardan yurda sokulmuş gümrük kaçağı sigaralar olduğu belirtilmiş ve suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 4.439,13 TL, gümrük vergilerinin ise 3.706,98 TL olduğu tespit edilmiştir. 6.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile anılan Kanun'un beşinci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ek savunma hakkı tanındığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE "Olay ve Olgular" bölümünde belirtildiği üzere; sanığın, yolcu otobüsünün bagaj kısmında ele geçirilen valiz içerisindeki 786 paket gümrük kaçağı sigaranın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, her ne kadar savunmasında suça konu sigaraları hediye etmek amacıyla ticari maksadı olmaksızın satın aldığını beyan etmişse de, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ele geçen sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğu ve kişisel kullanım miktarının üzerinde bulunduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı ... Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece suça konu kaçak eşyanın bilirkişi raporunda belirtilen ve sanık lehine olduğu anlaşılan gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı ... Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin "yarı oranında" olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 10.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin 05.12.2013 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden yapılan sorgulamada Dairemizin 13.10.2022 tarihli ve 2021/9418 Esas, 2022/13985 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verilen Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/2456 Esas ve 2015/735 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 23.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 09.12.2013 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise anılan dosyanın aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca ihtaratına karar verildiği halde uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, 4.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin objektif koşulları bakımından engel hali bulunmadığı gibi sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinden yararlanmak istediğini söylemesine rağmen bilirkişi raporunda belirtilen ve sanık lehine olan gümrüklenmiş değer dahil olan dava konusu eşyanın “ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler” toplam tutarı olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, "zararı giderme koşulu gerçekleşmediği" şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 5.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2021/101 Esas, 2022/564 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla