İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/4346 Karar: 2024/5485 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/4346 K.2024/5485

7. Ceza Dairesi 2023/4346 E. , 2024/5485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/402 E., 2022/1015 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, te

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/4346 E. , 2024/5485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/402 E., 2022/1015 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, te

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/4346 E. , 2024/5485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/402 E., 2022/1015 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir. II. GEREKÇE Mahkemece temyize konu hükme esas teşkil eden cezanın, seçenek yaptırımlara çevrilmemesi ve ertelenmemesi konusunda müspet kanaatin hasıl olmamasının gerekçe gösterilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231/11 inci maddesinde yer alan düzenleme karşısında; tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. Yapılan incelemede; 12.01.2012 tarihinde saat 19.00 sıralarında mağdur P.Çvş. ... tarafından, Tümen denetlemesi için komutanlık saatine çıkacak personelin isimlerinin okunduğu sırada, okunan isimler arasında bulunan sanığın, mağdura ben istirahatliyim, a..na koyduğum içtimasına çıkmam dediği, bunun üzerine mağdurun, sanığı yakasından tutarak iteklediği, sanığın da mağdura kafa atıp onun yüzüne yumrukla vurduğu, dosya kapsamından anlaşılmıştır. Sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 91/1 inci maddesinin az vahim hal cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir. Kovuşturma aşamasında dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişinin mütalâası alınıp, sanığın suç tarihlerinde cezai ehliyetinin tam olduğu, askerliğe elverişli bulunduğu ve adli gözlem altına alınmasına gerek bulunmadığı tespit edilmiştir. GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinin 12.01.2012 tarihli, mağdur ... hakkında düzenlediği adli rapor dosyada mevcuttur. Usulüne uygun olarak yeminli beyanı tespit edilen tanık ...'ın ifadesi de maddi vakıayı destekler mahiyettedir. Sanık hakkında (Kapatılan) 1. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2015/144 Esas, 2015/310 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için ihbarda bulunan Diyarbakır 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2019/348 Esas, 2019/467 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhleri dava dosyasında mevcuttur. Olay tarihinde sanığın rütbesiz asker er, mağdurun ise çavuş rütbesine haiz olduğu, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun'un (211 sayılı Kanun) 10 uncu ve 1632 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre aralarında ast-üst ilişkisinin bulunduğu, sanığın rütbece üstü olan mağdura kafa atmak yüzüne yumrukla vurmak suretiyle doğrudan vücut bütünlüğüne ve üstlük nüfuz ve otoritesine yönelik fiili saldırı gerçekleştirdiğinin kabulü ve dosya kapsamında bulunan ve usulüne uygun ifadeleri alınmış mağdur ve tanık ifadelerinin de bu yönde olduğu göz önüne alınarak Mahkemece sanığın üste fiilen taarruz suçuna konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasında, bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 21.05.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla