Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/5002 E. , 2026/7194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/397 E. 2022/899 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hük
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/5002 E. , 2026/7194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/397 E. 2022/899 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ana dosya ve birleşen dosyada ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Yerel Mahkemenin bozmaya uyup uymama konusunda bir karar vermeden yargılamaya devam ederek yazılı şekilde mahkûmiyet kararı vermesi, 2.Yargılama sürecinde başka suçtan Van Açık Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olan, duruşmalardan vareste tutulmaya dair talebi de bulunmayan sanığın duruşmalara getirtilmesi ya da SEGBİS ortamında duruşmaya katılması sağlanmadan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılarak yokluğunda mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 3.Sanık hakkında belirlenen temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/ 23... /2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığı hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa talimat Mahkemesince talimat evrakları okunarak yapılan ihtaratta 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltılması, 5.Yargıtay 19. (Kapatılan) Ceza Dairesinin 20/01/2021 tarihli, 2019/36 48... /291 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi konusunda açılan kamu davası ile sanığın aynı olay nedeniyle cezalandırılmasının da talep edildiği anlaşılmakla, sanık hakkında açılan mükerrir dava hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 6.Sanık ...'a ait olan ve suçta kullanılan 24... plakalı araçta usulüne uygun olarak yapılan aramada 2.350 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, kaçak eşyanın naklinin bu aracın kullanılmasını gerekli kıldığı, bu itibarla 5607 sayılı Kanun'un 13/1-b maddesinde belirtilen şartların oluştuğu, aracın bilinen değeri ile eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırı olmayacağı anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle iadesine karar verilmesi, Kabule göre ise; 1.Sanık hakkında hüküm tesis edilirken, 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 300 gün adlî para cezası olarak temel cezanın belirlenmesinin ardından 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca 1 kat arttım yapılırken 2 yıl 16 ay hapis ve 600 gün adlî para cezası yerine hesap hatası sonucu 3 yıl 4 ay hapis ve 600 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek sanık hakkında fazla ceza tayini, 2.Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2013 tarihli, 2013/876 Esas ve 2013/1488 Karar sayılı kararının, katılan ... İdaresi vekili tarafından sınırlı sebeple bozulması talebiyle aleyhe temyiz edildiği cihetle, sanığın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi gereği kazanılmış hakkı gözetilerek, cezanın 2 yıl 11 ay hapis ve 15.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın 2 yıl 11 ay hapis ve 15.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.06.2026 tarihinde karar verildi.