İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/5921 Karar: 2023/11197 Tarih: 2023

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/5921 K.2023/11197

7. Ceza Dairesi 2023/5921 E. , 2023/11197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/6 E., 2022/183 K. SUÇ : 1632 Sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü m

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/5921 E. , 2023/11197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/6 E., 2022/183 K. SUÇ : 1632 Sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü m

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/5921 E. , 2023/11197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/6 E., 2022/183 K. SUÇ : 1632 Sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.(Kapatılan) 2. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 06.05.2009 tarihli ve 2009/98 Esas, 2009/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.(Kapatılan) 2. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 06.05.2009 tarihli ve 2009/98 Esas, 2009/206 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 1. Dairesinin 04.11.2009 tarihli ve 2009/2100 Esas, 2009/2088 Karar sayılı ilamıyla; mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma ve noksan soruşturmaya bağlı suç vasfında hata sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) 2. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 08.09.2011 tarihli ve 2011/25 Esas, 2011/150 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4.(Kapatılan) 2. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 08.09.2011 tarihli ve 2011/25 Esas, 2011/150 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 1. Dairesinin 20.02.2013 tarihli ve 2013/410 Esas, 2013/398 Karar sayılı ilamıyla mahkûmiyet hükmünün usul ve noksan soruşturma yönünden hukuka aykırılıklar sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) 2. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 10.04.2014 tarihli ve 2013/371 Esas, 2014/134 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 25.04.2014 tarihinde kesinleşmiştir. 6.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 25.04.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 15.12.2018 tarihinde basit yaralama suçunu işlediğinin İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2019/53 Esas, 2020/611 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2022/6 Esas, 2022/183 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) 2. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, açıklanması geri bırakılan, 10.04.2014 tarihli ve 2013/371 Esas, 2014/134 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; psikiyatrik rahatsızlıklarının bulunduğuna, hükmün açıklanmasına sebep olan olayın eşinden kaynaklandığına, hakkında hükmedilen hapis cezasına itiraz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yapılan incelemede; sanığın Adıyaman Tut İlçe J. K.lığı emrinde askerlik hizmetini ifa etmekte iken; 02.02.2008 tarihinde yedi gün dağıtım iznine gönderildiği, dağıtım izni olduğundan ayrıca yol süresi verilmediği, buna göre sanığın en geç 09.02.2008 tarihinde birliğine katılması gerekirken, 08.02.2008 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine müracaat ettiği, burada anksiyete bozukluğu nedeniyle tedavisine başlanıldığı, 12.02.2008 günü 20 gün süreyle istirahat verilerek kıtasına taburcusu uygundur kanaatiyle taburcu edildiği, bu durumda sanığın İstanbul-Adıyaman arası iki gün yol süresi de hesaba katıldığında en geç 14.02.2008 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bir süre firarda kaldıktan sonra 13.06.2008 tarihinde İstanbul’da polis ekiplerince yakalandığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2.Sanığın aşamalardaki savunmaları dosyada mevcuttur. 3.Sanığın psikiyatrik geçmişi nedeniyle Gülhane ... Hastanesi Baştabipliğince 05.03.2009 tarihli 885 sayılı sağlık kurulu raporu ile sanık hakkında depresif bozukluk (tekrarlayıcı) tanısı ile (B/16 F-1) askerliğe elverişli değildir kararı verilmiş; askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığı konusunda tanzim edilen ek rapor sonucunda; askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 4.Sanığın nörolojik geçmişine ilişkin tüm sağlık belgeleri ve raporları getirtilerek suç tarihlerinde intakranial kitle nedeniyle nörolojik yönden askerliğe elverişli olup olmadığı konusunda sağlık kurul raporu ve ek rapor istenmesi ve GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinin 14.03.2011 tarih ve 1161 sayılı sağlık kurulu raporu ve 25.07.2011 tarihli ek raporuyla söz konusu rahatsızlık nedeniyle sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğunun ve rahatsızlığının hastanın davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma yapmayacağının tespit edildiği görülmüştür. 5.Sanığa ait 20 gün istirahat raporu, kıtasına taburcusu uygundur kayıtlı muayene ve tedavi sonuç belgesi, firar ettiğine ilişkin tutanak, yakalama tutanağı, vaka kanaat raporu, kıta anket formu, sanığın tedavi ve sağlık kayıtları ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir. 6.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2019/53 Esas, 2020/611 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur. 7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1.1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen firar suçu mazeret kabul etmeyen ve genel kastla işlenebilen suçlar arasında bulunduğundan; askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyeti konusunda şüphe bulunmayan sanığın ailevi ve psikolojik sorunları sebebiyle firar etmek zorunda kaldığı şeklindeki beyanlarının mahkemece mazeret olarak kabul edilmeyerek, tüm unsurları ile oluşan atılı suça konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 14.02.2008-13.06.2008 olarak gösterilmesi gerekirken yalnızca 14.02.2008 yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2022/6 Esas, 2022/183 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla