İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/6753 Karar: 2023/5815 Tarih: 2023

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/6753 K.2023/5815

7. Ceza Dairesi 2023/6753 E. , 2023/5815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/50 E., 2022/455 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme, suça konu eşyaların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükm

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/6753 E. , 2023/5815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/50 E., 2022/455 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme, suça konu eşyaların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükm

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/6753 E. , 2023/5815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/50 E., 2022/455 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme, suça konu eşyaların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2014 tarihli ve 2013/246 Esas, 2014/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bandrolsüz olan suça konu sigaraları ticari amaçla nakletmek suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyaların 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine ve 5607 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tasfiyesine, suçta kullanılan nakil aracının iadesine, yabancı menşeili davaya konu çayları ticari amaçla nakletmek suçundan da 5607 sayılı Kanun'un 3 ücü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2.Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2014 tarihli ve 2013/246 Esas, 2014/21 Karar sayılı kararının sanık ve suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 18.11.2020 tarihli ve 2019/24819 Esas, 2020/15650 Karar sayılı ilâmıyla; "...Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin dilekçe ile katılma talebinde bulunduğu, talep hakkında mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen Gümrük İdaresi'nin CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; 1)5607 sayılı Yasanın 3/5 maddesine muhalefet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik incelemede; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/12. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yolu açık olup, kararların temyizinin mümkün bulunmadığı cihetle, sanığın ve katılan kurum vekilinin temyiz dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek gereği mahallinde itiraz merciince değerlendirilmek üzere dosyanın incelemeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 2)5607 sayılı Yasanın 3/18 maddesine muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet ve nakil aracının iadesi kararına yönelik incelemede; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; 5237 sayılı TCK'nin 44. maddesinde "işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişinin, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." hükmüne yer verilmesi, aynı Kanunun 5. maddesinde ise "...bu kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır" düzenlemesini içermesi karşısında; Bir fiil ile oluşan birden fazla farklı suçun TCK dışında ceza hükmü içeren özel kanunlarda da yer almasının "fikri içtima" hükümlerinin uygulanmasına engel olmaması, olay tutanağına göre sanığın sevk ve idaresindeki araçta kaçakçılığa konu farklı emvallerden olan çay ve sigaranın ele geçirilmesinden ibaret somut olayda; suça konu gümrük kaçağı eşyaların aynı anda ele geçirilmesi sonucu sanığın hareketlerinin tek bir fiili oluşturması, kaçakçılığa konu malların aynı türden olmamasının sanığın hareketlerini bir fiil olmaktan çıkarmaması, ancak kaçakçılığa konu emvallerin farklı türden olması durumunda TCK’nin 3/1. maddesi ve TCK’nin 61/1. maddesi gereği "cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi" kapsamında ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla; sanığın eyleminin TCK’nun 44. maddesi yollaması ile bir bütün halinde 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı halde ele geçen sigara yönünden 3/18. maddesi gereğince mahkumiyetine, çay yönünden ise 5607 sayılı Kanun’un 3/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek ayrı ayrı hüküm kurulduğu görülmüş ise de; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraza tabi bulunması sebebiyle bu hususun itiraz merciince değerlendirilmesi mümkün görülerek yapılan incelemede; Yerel Mahkemece kurulan mahkûmiyet hükmüyle birlikte, 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesindeki şartların gerçekleşmemesi sebebiyle, nakilde kullanılan aracın iadesine de karar verildiği, iade kararının, araç hakkında açılmış müsadare davasının konusu olması bakımından, bozma kararıyla birlikte aracın iadesi hükmünün de ortadan kalkacağı, bu durumda yeniden yapılacak yargılama sonucunda tekrar iade kararı verilmesi halinde, kanun yollarının tüketilmesi de dahil, bu kararın kesinleşmesinin uzun bir süre geçtikten sonra mümkün olacağı, kanun yolu denetiminde aracın iadesi kararının hukuka uygun bulunması halinde, bu süre zarfında şahsın, aracı üzerindeki hukuki tasarruf hakkından mahrum kalacağı, aksi durumun ise AİHS ek 1 protokolün 1. maddesi ve Anayasa'nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkına haksız müdahale oluşturacağı, Yargıtayca bu aşamada yapılacak denetimin söz konusu sakıncaları ortadan kaldıracağı gibi, yargılamanın makul sürede bitirilmesi ilkesinin yerine getirilmesi bakımından da gerekli olduğu değerlendirilerek, temyize konu mahkeme hükmü ceza ve müsadere bakımından ayrı başlıklarda incelenmekle; A-) Nakil aracının iadesi kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Nakilde kullanılan aracın iadesine ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmakla, katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden TEMYİZ İTİRAZLARININ REDDİYLE İADE KARARININ ONANMASINA, B-) Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca, kovuşturma aşamasında ''etkin pişmanlık'' hükümlerinin uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, Kabule göre; 1)Sanığın sevk ve idaresindeki araçta ambalajında bandrol bulunmayan 990 karton sigara ele geçirilen uyuşmazlıkta suça konu eşyanın miktarı itibarıyla temel cezada teşdit uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, 3)TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun" sanığın kendi altsoyu haricindekiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 4)Suça konu eşyaların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK.nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi ve müsadere ile yetinilmesi gerekirken tasfiyesine de karar verilmesi,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma üzerine temyize konu edilen Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2021/50 Esas, 2022/455 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında kaçakçılık suçundan dolayı 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu ve onsekizinci fıkraları uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de; atılı suçun olağan zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen son işlemin sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü tarihi olan 16.01.2014 tarihi olduğu, bu tarihten sonra zamanaşımını kesen herhangi bir işlem olmadığı, dosyanın tekemmül ettirilemediği, karar tarihine kadar 8 yıllık asli zamanaşımının gerçekleşmiş bulunduğu, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi gereğince dava zamanaşımının düşme nedeni olarak gösterildiği, sanık hakkında derhal beraat kararı verilebilecek bir hal bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine, suça konu kaçak olduğu anlaşılan 180 kg çay ile 9900 paket Prestice marka sigaranın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; zamanaşımından düşme kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, Bakanlık lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğine ve aleyhe olan tüm hükümler yönünden temyiz kanun yoluna başvurulduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde kolluk görevlilerince 65 EN 236 plakalı araçla sanığın kaçak sigara taşıdığı ihbarı alınması üzerine gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcılığından alınan arama kararı ile 17.07.2013 tarihinde sanığın sürücüsü olduğu araçta yapılan aramada aracın kapalı kasası içerisinde tencere ve çeşitli gıda kolileri içine saklanmış vaziyette 500 gramlık ... Gold Bergamot Çayı marka 19 paket çay ile Prestige marka 990 karton sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanığın bozma öncesi alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul ettiğini, sigaraların kaçak olduğunu ancak çayların kaçak olmadığını, faturasının bulunduğunu beyan ettiği belirlenmiştir. 3.Ele geçirilen 990 karton kaçak sigara ile 19 paket çaya ilişkin kaçak eşyaya mahsus tespit (...) varakası dosya arasına alınmıştır. 4.Ele geçirilen çaylara ilişkin tanzim olunan Çaykur Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün 20.08.2013 tarihli ve 13194 sayılı raporu dosya arasına alınmıştır. 5.Gürpınar Cumhuriyet savcılığının 17.07.2013 tarihli arama kararı dava dosyasında bulunmaktadır. 6.Sanık hakkında yabancı menşeili davaya konu çayları ticari amaçla nakletmek suçundan verilen 16.01.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı sanık tarafından yapılan itirazın Van 1.Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirildiği, Mahkemenin 24.01.2022 tarihli ve 2021/1109 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılmasına karar verildiği saptanmıştır. 7.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği saptanmıştır. IV. GEREKÇE Suç tarihi itibarıyla sanığın eyleminin 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu ve bu suçun Kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı Kanun'un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddelerinde öngörülen 15 yıllık olağan, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu cihetle, karar tarihinde ve temyiz inceleme gününde, anılan suç yönüyle zamanaşımının henüz dolmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında yargılamaya devamla esastan bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde zamanaşımının dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2021/50 Esas, 2022/455 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla