Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/7082 E. , 2023/10771 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/261 E., 2022/78 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan atların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık ve suça
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/7082 E. , 2023/10771 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/261 E., 2022/78 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan atların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE Kaçağa konu akaryakıtın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması nedeniyle, eylem suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında kalmakla birlikte, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ise 3 üncü maddesinin 10 uncu fıkrası kapsamında olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca eyleme suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan hükümlerin tatbikinin gerektiği belirlenmekle, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suça sürüklenen çocuk ...'in ise suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 5 yıl 4 aylık olağan ve 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tâbi olduğu, sanık ... hakkında zamanaşımını kesen son işlem olan 03.09.2013 tarihli mahkûmiyet hükmünden itibaren 8 yıllık aslî zamanaşımı süresinin, suça sürüklenen çocuk ... hakkında ise suçun işlendiği 01.03.2010 tarihinden itibaren 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilerek davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Özalp 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/261 Esas, 2022/78 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin ve sanık ...'nın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, suçta kullanılan atların ve atlar için yatırılan teminatın sahibine İADESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla, 06.12.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanıkların sınır kapısı dışından suça konu kaçak akaryakıtı yurda sokma eylemi suç tarihi olan 01.03.2010 itibari ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 3/1-2 maddesinde yazılı kaçakçılık suçunu oluşturmaktadır, 5607 sayılı Kanunun 3/1 fıkrasının suç tarihi itibari ile yürürlükteki hali aşağıdaki gibidir; Eşyayı, gümrük işlemlerine tâbi tutmaksızın Türkiye’ye ithal eden kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, belirlenen gümrük kapıları dışından Türkiye’ye ithal edilmesi halinde, verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır. Maddenin ikinci cümlesi suçun nitelikli hali olup, temel cezadan artırım yapılmasını emretmektedir. Yerel mahkeme sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanunun 3/1-2 fıkrasında yazılı kaçakçılık suçundan hüküm kurmuştur, Suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihinde yürülüğe giren 6455 sayılı Kanunun 54. maddesi ile değişik 5607 Sayılı Kanunun 10. maddesinde ise, kaçakçılık suçunun konusunun akaryakıt, tütün, tütün mamülü v.s olması hali de nitelikli hal olarak kabul edilmiş, kanun koyucu bu maddede temel ceza üzerinden artırım yapılması yerine, cezanın alt sınırını iki seneye çıkartmış ve üst sınırı da yine beş yıl olarak düzenlenmiştir. Kanunun 3/10 maddesi müstakil bir ceza maddesi olmayıp, 6455 sayılı Kanun ile yapılan değişiklerde korunan 3/1 fıkrasında ve diğer fıkralarda yazılı kaçakçılık suçlarının objektif tipikliğine ek olarak suç konusunun değişiklik gösterdiği nitelikli halidir. Kanun koyucu bu nitelikli hali kanundaki tüm kaçakçılık suçlarına hasrettiğinden ayrı bir madde olarak düzenlenmiştir. Kanunun 6455 sayılı Kanun ile değişik halinde 3/10 maddesini, 6455 sayılı Kanun ile yapılan değişiklerde korunan 3/1 fıkrası ve ikinci fıkrasından ayrı uygulamak mümkün değildir. 3/10 fıkrasına göre kurulacak temel cezadan 3/1 fıkrasının 2 . cümlesi gereğince artırım yapılması gerekmektedir, 5607 Sayılı Yasanın 6455 sayılı Kanun ile değişik 3/10 maddesi aşağıdaki gibidir; Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, kaçakçılık suçunu işleyen kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Suç tarihinden sonra 18/06/2014 tarihinde yürülüğe giren 6545 sayılı Kanunun 89 maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanunun 10 maddesinde ise, suç konusunun akaryakıt, tütün, tütün mamülü olması halinin nitelikli hal olarak varlığı devam etmekle, bu sefer uygulamadaki bazı yanlış uygulamaları ortadan kaldıracak şekilde temel cezadan artırım yapılması şeklinde düzenlenmiştir, 5607 sayılı Kanunun 6545 sayılı Kanun ile değişik 3/10 fıkrası aşağıdaki gibidir ; Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, makaran, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz. Sanıkların eylemi, suç tarihi itibariyle 5607 sayılı Kanunun 3.maddesinin birinci fıkrası ve ikinci cümlesi, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ve sonraki dönemlerde ise 3/10 fıkrası ve 3 /l. fıkrası ve ikinci cümlesine uymaktadır. Her üç dönemde de suçun nitelikli halleri de gözönüne alındığında kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırı itibariyle olağan dava zamanaşımı süresi sanık ... yönü ile T.C.K’nun 66/l -d maddesine göre 15 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresi ise 22 yıl 6 aydır, sanık ... yönü ile sanığın15-18 yaş aralığında olması da hesaba katıldığında T.C.K’nun 66/1 -d, 2 maddelerine göre 10 yıl olağanüstü zamanaşımı süresi ise 15 yıldır, suç tarihi olan 01.03.2010 tarihi ve zamanaşımını kesen son mahkûmiyet kararı olan 08.03.2022 tarihi de gözönüne alındığında temyize konu dosyada dava zamanaşımı süresi henüz dolmadığından sanıklar hakkındaki mahkumiyet kararının esastan incelenmesi gerekirken dava dosyasının zamanaşımına uğradığından bahisle düşmesine karar verilmesine ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne yazılı gerekçeler ile katılmamaktayız. 06/12/2023