İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/7876 Karar: 2026/7071 Tarih: 2026

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/7876 K.2026/7071

7. Ceza Dairesi 2023/7876 E. , 2026/7071 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/431 E., 2022/689 K. SUÇ : 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edil

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/7876 E. , 2026/7071 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/431 E., 2022/689 K. SUÇ : 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edil

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/7876 E. , 2026/7071 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/431 E., 2022/689 K. SUÇ : 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 1.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanunu'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 2.Katılan vekili tarafından dosyaya sunulan eşyanın iadesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün takdiri indirime ilişkin paragrafından ''5237 sayılı kanunun 62. maddesi" ibaresinin çıkarılarak yerine ''5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi'' ibaresinin eklenmesi, hükmün müsadereye ilişkin paragrafı çıkarılarak yerine " Adli emanetin 2015/5306 sırasında kayıtlı eşyanın katılana iadesine, adli emanetin 2015/7807 sırasında kayıtlı eşyaların 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.06.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sayın çoğunlukla uyuşmazlığımız marka hakkına tecavüz suçunda katılan vekili tarafından dosyaya sunulan eşyanın müsaderesi gerekip gerekmediğine ilişkindir. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine uygun olarak tescil edilen markaların korunmasını sağlamaktır. 556 sayılı Kanun Hükmün Kararnamede eşya müsaderesine ilişkin özel bir düzenleme yer almamaktadır. 5237 sayılı Kanun'un "Güvenlik Tedbirleri" başlığı altında yer alan 54/4. maddesi ise "Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir." şeklinde düzenlenmiştir. Taklit markalı eşyanın müsadere edilmemesi halinde piyasaya tekrar sürülme ihtimali ortaya çıkabilecektir. Müsadere hususunun değerlendirilmesi bakımından taklit markalı eşyanın sanığın iş yerinde ele geçirilmesi veya şikayetçi tarafından satın alınarak dosyaya sunulması arasında eşyanın niteliği açısından bir fark bulunmamaktadır. Taklit markalı eşyanın ticari piyasada tekrar dolaşıma girmesinin önlenmesi amacıyla müsaderesi gerekir. Taklit markalı eşyanın şikayetçi vekili tarafından soruşturma veya kovuşturma aşamasında dosyaya delil olarak sunulması eşyanın, suç konusu eşya niteliğinde olmasını engellemeyecektir. Dolayısıyla, müsadere sadece sanıktan ele geçirilen eşyalarla sınırlı olarak değerlendirilemez. Eşyanın müsaderesi bakımından önemli olan ürünün nereden ele geçirildiği değil, suç konusu olup olmadığıdır. Şikayetçi vekili tarafından dosyaya sunulan taklit markalı eşya müsaderesinin mülkiyet hakkını ihlal edip etmediği bakımından ise, müsadere kararı ile oluşan müdahalenin hukuka uygun sayılabilmesi için kanuni dayanağının bulunması, kamu yararı amacına yönelik olması ve ölçülü olması gerekecektir. Anayasa’nın "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı sınırsız bir hak olarak düzenlenmemiştir. Taklit markalı eşyaların yeniden dolaşıma sokularak tekrar suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla müsadere edilmesi meşru bir sebebe dayanmaktadır. Müsadere kararı ile mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kamu yararı amacı da gözetildiğinde ölçülülük ilkesine aykırı olduğu da söylenemeyecektir. Katılan tarafından dosyaya sunulan eşyanın müsaderesine karar verilmesi isabetli olduğundan sayın çoğunluğun görüşüne kısmen iştirak etmemekteyim.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla