İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/8660 Karar: 2024/9764 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/8660 K.2024/9764

7. Ceza Dairesi 2023/8660 E. , 2024/9764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/325 E. 2022/1227 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/8660 E. , 2024/9764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/325 E. 2022/1227 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/8660 E. , 2024/9764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/325 E. 2022/1227 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri, suça sürüklenen çocuğun suç işleme kastının bulunmadığına, yeterli delil mevcut olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, arama işlemi usulüne uygun yapılmadığından ele geçirilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmayarak eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin tatbiki için yapılan ihtaratın usulüne uygun olmadığına, lehe olan tüm hükümlerin uygulanmadığına, yasal zorunluluktan dolayı yargılamada temsil edilen Gümrük İdaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hukuka aykırı kararın suça sürüklenen çocuk lehine bozulması talebine ilişkindir. II.GEREKÇE Olay tarihinde Kazan Sulh Ceza Mahkemesinin 09.05.2013 tarihli ve 2013/221 D.İş sayılı arama kararına istinaden..... Turizm isimli firmaya ait yolcu otobüsünde, Kazan İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerinin icra ettiği önleme araması esnasında, otobüsün bagajında iki adet bavul içerisinde suça sürüklenen çocuk ...'a ait toplam 800 paket Prestige marka kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Suça sürüklenen çocuk savunmasında, 13.05.2013 tarihinde İskenderun'dan Hatay'a gitmek için otobüse bindiğini, binmeden önce İskenderun'dan tanımadığı bir kişiden 80 karton Prestige marka sigara aldığını, bu sigaraları valizine koyduğunu, daha sonra 14.05.2013 tarihinde Kazan Akıncılar gişelerinde yapılan aramalarda valizindeki sigaraların bulunduğunu, bu sigaraları İstanbul'da inşaatta çalışan arkadaşlarına içmeleri için aldığını, sigaraları arkadaşlarının istediğini, kendisinin de sigara kullandığını, herhangi bir ticari maksadı olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. Tebliğnamede belirtilen görüş yönünden; Tebliğnamede suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun, suç tarihi itibarıyla yürürlükte olan Türk Ceza Kanunu'nun 66. ve 67. maddelerinde öngörülen asli 5 yıl 4 ay, kesintili olarak ilave 2 yıl 8 ay olmak üzere toplam 7 yıl 12 aylık zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle hükmün bozulması talep edilmiş ise de, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı maddenin ikinci ve üçüncü fıkrası gereğince 10 yıllık olağan ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu anlaşılmakla, temyiz inceleme tarihinde zamanaşımı süresi gerçekleşmediğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocukta ticari miktar ve mahiyette kaçak ve bandrolsüz sigara ele geçirilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır. Ancak; 1.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, bilirkişi raporuna göre aldırılacak KEMT varakasına göre soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan suça sürüklenen çocuğa bu kapsamda hüküm tarihine kadar ödeme yapması halinde 1/2 oranında ceza indirimi uygulanacağının usulüne uygun olarak ihtar edilmesi gerekirken, bilirkişi raporundaki gümrüklenmiş değer esas alınarak celse tarihi belirtilerek 1/3'üne kadar indirim uygulanacağı da bildirilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun yanıltılması ve hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 2.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe olan Kanun'un belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, 3.İddianamede müsaderesi talep edilen gümrük kaçağı sigaralar hakkında bir karar verilmemesi, 4.Katılma talebinde bulunmayan Gümrük İdaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi, 5.Hükmün özünü oluşturan kısa kararda adlî para cezası belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı halde, gerekçeli kararda "suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar, sanığın kastının yoğunluğu ve kaçak eşyaların miktarı da dikkate alınarak takdiren asgari hadden cezalandırılmasına" şeklinde belirtilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye sebep olunması hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla