İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/9349 Karar: 2024/10964 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/9349 K.2024/10964

7. Ceza Dairesi 2023/9349 E. , 2024/10964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/610 E., 2023/214 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/9349 E. , 2024/10964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/610 E., 2023/214 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/9349 E. , 2024/10964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/610 E., 2023/214 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; ailevi sorunlarından dolayı gaflete kapılarak firar teşebbüsünde bulunduğuna ve tarafına en üst tabandan ceza verildiğine ilişkindir. II. GEREKÇE 1.Sanığın, Çiçekdağı İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirdiği sırada 22.07.2013 tarihinde Birliğinden izinsiz olarak ayrılarak hali firar durumuna düştüğü, bu durumunu polis tarafından yakalandığı 27.03.2014 tarihine kadar sürdürdüğü, Dairemizin 12.05.2022 tarihli bozma ilamı sonrasında suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti cihetine gidildiği, Kayseri Şehir Hastanesi Baştabipliğince düzenlenen 10.01.2023 tarihli ve TSK2023194 numaralı sağlık kurulu raporu ile sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğunun ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesi kapsamında ceza ehliyetinin bulunduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. 2.Sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. 3.Sanığın savunmasında; 22.07.2013 tarihinde Birliğinden firar ettiğini, firar ettikten sonra yaklaşık bir ay kadar ailesinin yanında kaldığını beyan ettiği belirlenmiştir. 4.Sanığın 22.07.2013 tarihinde Birliğinden izinsiz olarak ayrıldığına dair düzenlenen tutanak, 27.03.2014 tarihinde yakalanmasına dair tanzim edilen tutanak, sanık hakkında düzenlenen vaka kanaat raporu, sanığın gördüğü tedavilere ait sağlık kayıtları ile Kayseri Şehir Hastanesi Baştabipliğince düzenlenen 10.01.2023 tarihli ve TSK2023194 numaralı sağlık kurulu raporu dava dosyasında mevcuttur. 5.1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, asker kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, bu itibarla tüm dosya kapsamına ve sanığın ikrar içeren savunmalarına göre, sanığın 22.07.2013-27.03.2014 tarihleri arasında kesintisiz süren ve yakalanmakla son bulan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren "firar" suçunu işlediği belirlenmekle, sanığın tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 6.5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlendiği görülmekle; sanığın en üst hadden ceza verildiğine ilişkin temyiz itirazı reddedilmiştir. 7.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanığın firarda kaldığı tarihleri kapsayacak biçimde "22.07.2013-27.03.2014" şeklinde gösterilmesi yerine "22.07.2013" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 8.Sanığın 27.03.2014 tarihinde gözaltında geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca verilen ceza süresinden mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 9.Bozmaya uyularak yapılan yargılamada; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 10.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı nedeniyle cezasının 6.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanık hakkında verilen sonuç cezanın adli para cezası olması dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde (10) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/610 Esas, 2023/214 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 4 üncü maddesinde yer alan "...10 Ay Hapis Cezasının TCK'nın 50/1-a ve 52. Maddeleri uyarınca Adli Para Cezasına çevrilerek sanığın 300 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresinin çıkartılarak yerine "10 ay hapis cezasının, 6.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi, hükmün 5 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin 8 inci maddesinin hükümden çıkartılması ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla