İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/2337 Karar: 2024/9907 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/2337 K.2024/9907

7. Ceza Dairesi 2024/2337 E. , 2024/9907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/830 E., 2023/1555 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkumiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hüküm

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/2337 E. , 2024/9907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/830 E., 2023/1555 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkumiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hüküm

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/2337 E. , 2024/9907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/830 E., 2023/1555 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkumiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; gizli bölme-tank hakkında daha önce yargılama yapılıp hüküm kurulduğuna, sanık ...'ın orada sanık sıfatının dahi bulunmadığına, tanktan satış yapıldığına dair dosyada delil bulunmadığına, tankın hiç bir pompayla bağlantısının olmadığının tespit edildiğine, sanığın petrol istasyonunda muhasebe ile ilgilenen işçi konumunda olduğuna, satın alınan ve satışı yapılan akaryakıt miktarları arasındaki fark açıklandığı halde mahkemece kabul edilmediğine, akaryakıt istasyonunun STAR-PET bayisi olduğu için yalnızca oradan yakıt temin etme gibi bir zorunluluğunun bulunmadığına, farklı akaryakıt firmalarından akaryakıt temin edebileceğine ve bu durumun aradaki hukuki ilişki ile açıklanabileceğine, cezai bir sorumluluk doğurmayacağına, otomasyona bağlı pompalardan geçersiz akaryakıt ele geçmediğine, gümrüklenmiş değerin hatalı hesaplandığına, tefrik kararı verilen sanık... hakkındaki dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğine, mahkemeden karar alınmadan arama yapıldığına, arama ve elkoyma işlemlerinin usulsüz olduğuna, iletişimin denetlenmesi tedbirinin en çok iki ay için verilebileceğine, dosya kapsamında iletişimin tespiti kararlarının bulunmadığına ve tape kayıtları incelendiğinde 01.03.2013 ve 01.06.2013 tarihleri arasında dinleme yapıldığının anlaşıldığına, bu hususun hukuka aykırı olduğuna, aleyhe bozma yasağına uyulmadığına, soruşturmayı yapan savcının ihraç edildiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, tape kayıtları ile denetim tarihlerinin uyuşmadığına, sanığın denetimlere tek başına gitmediğine, ekipteki üst rütbeli personellerden talimat alarak işlem yaptığına, dosyası tefrik edilen sanık... ile irtibatlı olması halinde her türlü yasa dışı hususu söylemesi gerekeceğine, ancak sanığın bu yönde hareket ettiğine dair bir delil bulunmadığına, arama kararı verilmesi için çabaladığına, yoruma muhtaç TAPE kayıtları ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, mahkûmiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna, usulsüz arama ve el koyma işlemi yapıldığına, iştirak halinin kabulü halinde bile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet (5607 sayılı Kanun) suçundan ceza verilmesinin mümkün olmadığına, sanık hakkında rüşvet suçundan yargılama yapılarak mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, bu dosyada beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE İstihbari çalışmalarda akaryakıt kaçakçılığı yaptığı değerlendirilen hakkındaki dosya tefrik edilen sanık... ile sanık ... hakkında iletişimin tespiti tedbiri uygulandığı, bu tedbir neticesinde sanıkların jandarma personeli olan sanık ... ile irtibatlı olduklarının belirlenmesi üzerine bu sanık hakkında da iletişimin tespiti tedbiri uygulandığı ve yapılan görüşmelerde aynı zamanda EPDK görevlisi olan sanık ...'nın dava dışı sanık...'e ait petrol istasyonunda yapılacak denetimlerden önce sanıklar ... ve...'i uyardığının tespit edildiği, 11.05.2013 tarihinde Cumhuriyet savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararı ile petrol istasyonunda yapılan aramada istasyonda bulunan akaryakıt pompalarından alınan numunelerin marker ölçümlerinin geçerli çıktığı, devam eden aramalarda çakıl zemin içinde bulunan mühürü sökülmüş tank tespit edildiği, otomasyon kabinine çekilen elektrik panosunun altına gizlenen üç adet kablo ile tankla bağlantının sağlandığının görüldüğü, tankta ele geçen akaryakıttan alınan numunelerin ölçümlerinde marker seviyelerinin geçersiz çıktığının belirlendiği ve 21.220 litre kaçak akaryakıt ele geçtiği anlaşılmıştır. Sanıkların aşamalarda atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan ettikleri belirlenmiştir. Sanıklar hakkında alınan teknik araçlarla izleme ve iletişimin dinlenmesi kararları dosya içinde mevcuttur. Tübitak MAM raporu ile numunenin solvent özelliği gösterdiği tespit edilmiştir. Dosya kapsamına göre yapılan arama işlemi ile 21.220 litre kaçak akaryakıt ele geçtiği ancak sanıklara 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi kapsamındaki ihtaratın 136.494 litre akaryakıt yönünden yapıldığı belirlenmiştir. Bozma üzerine sanık... hakkındaki davanın tefrik edilmesine karar verildiği belirlenmiştir. Tape kayıtları fiziki takip ve teknik araçlarla izleme tutanakları, kaçak akaryakıtın ele geçme şekli ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların iştirak halinde atılı suçu işlediği anlaşılmakla, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Bozma öncesi katılan ... İdaresi vekilinin temyizinin münhasıran beraat hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmakla, sanık ... yönünden cezada kazanılmış hak olduğunun gözetilmemesi, suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son madde ve fıkrasına aykırı davranılması, 2.11.05.2013 tarihli olay tutanağına göre ele geçen 21.220 litre kaçak akaryakıt yönünden Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit (KEMT) varakası alınarak buna göre sanıklara kamu zararının ve gümrüklenmiş değerin iki katının bildirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanık ...'a, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanık ...'ın yanıltılması, 2.Suç konusu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Temyiz edenin sıfatına göre 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca sanıkların cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla