İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/2569 Karar: 2024/11498 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/2569 K.2024/11498

7. Ceza Dairesi 2024/2569 E. , 2024/11498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1133 Esas, 2023/550 Karar SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu' na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhu

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/2569 E. , 2024/11498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1133 Esas, 2023/550 Karar SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu' na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhu

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/2569 E. , 2024/11498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1133 Esas, 2023/550 Karar SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu' na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2022/1133 Esas, 2023/550 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (5846 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, hükmün açıklanması suretiyle; 5846 sayılı Kanun'un 81/12. maddesi uyarınca 1yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 05.10.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/32736 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/32736 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'u uyarınca öncelikle bilinen son adrese normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, Somut olayda, sanığın 08/10/2012 tarihli celsede Mahkemesince alınan ifadesinde adresini ".... Mah. Yaprak Sk. ... Evler Sitesi A Blok 2/8 .../Antalya" olarak bildirmesine rağmen, Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının ilk olarak bilinen son adres dışında bir adres olan, "Pınar Mah. 74500 Sk. .... Park Evleri A Blok K:4 D:10 ..../Adana" adresine tebliğe çıkartıldığı, anılan tebliğin, sanığın adresten taşındığından bahisle iade edilmesi üzerine bu kez adres kayıt sisteminde yer alan adresine, 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilerek kesinleştirilmesi sebebiyle, yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve anılan kararın kesinleşmediği, dolayısıyla denetim süresinin de başlamadığı ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2023 tarihli ve 2022/1133 Esas, 2023/550 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla