İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/4344 Karar: 2025/6236 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/4344 K.2025/6236

7. Ceza Dairesi 2024/4344 E. , 2025/6236 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4733 sayılı ..., ... Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, plakalı

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/4344 E. , 2025/6236 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4733 sayılı ..., ... Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, plakalı

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/4344 E. , 2025/6236 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4733 sayılı ..., ... Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, plakalı nakil aracının iadesi, plakalı nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma Katılan ... İdaresi vekilinin plakalı nakil aracının müsaderesi gerektiğine yönelik temyiz itirazında bulunmuş ise de, söz konusu nakil aracının müsaderesi hususunda iddianame ile kamu davası açılmadığı gibi, bu konuda mahkemece karar verilmediği gözetilerek, inceleme dışı bırakılmıştır. I.... İdaresi Vekilinin 03.04.2013 Tarihli Eyleme İlişkin Hükümlere Yönelik Temyizi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın ... kaçağı sigara olmasına göre, sanıklar ... ve ...'un eylemlerinin 4733 sayılı ..., ... Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ... İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Temyizi Yönünden Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık ...'ın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden önce 22.09.2015 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, vefat nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, III.26.04.2013 Tarihli Eyleme İlişkin Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ile ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, IV.03.04.2013 Tarihli Eyleme İlişkin Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Sanıklar ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık ...'ın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 4733 sayılı Kanun 8/4. maddesi gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1. maddesinin (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e bendi ve 67/4. maddesi gereği suçun işlendiği 03.04.2013 tarihinden itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar anılan maddelerde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık ...'ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ... hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun’un (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesinin yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 54/4. madde ve fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, davaya konu 25 LU 864 plakalı nakil aracının trafik kaydındaki tedbir şerhi kaldırılmak suretiyle sahibine İADESİNE, V.Katılan ... İdaresi Vekili ile Sanık ... müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık ... Karabulu tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.04.1999 tarih ve 1999/61-74 sayılı Kararında belirtildiği gibi, aynı suç işleme kararının varlığı, suçun işlenmesindeki özellikler, suçun işleniş biçimi, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, mağdurların farklı olup olmadıkları, ihlal edilen, korunan değer ve yarar, olayların oluşum ve gelişimi ile tüm özellikleri değerlendirilerek belirlenecektir. Önceki ve sonraki eylemler arasında sübjektif bir bağlantı, aynı suç işleme kararı bulunduğunu gösterir. Bu nedenle sanık ...'un eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturmasına karşın her iki eylemin de farklı kanunlarda düzenlenmesi sebebiyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak sanık hakkında fazla ceza tayini, 2.Sanıklar ... ile ...'ın soruşturma aşamasında... plakalı nakil aracını kiraladıklarını beyan etmeleri karşısında; davaya konu nakil aracının iyi niyetli 3. kişiye ait olup olmadığının tespiti bakımından, Emniyet Müdürlüğü’nden aracın tescil evrakları istenilip, kayıt maliki dinlenilerek, aracı hangi sebeple sanıklara verdiği belirlenmeden ve dava konusu nakil aracına ilişkin sanıkların savunması da birlikte değerlendirilerek, plakalı aracın iyi niyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı belirlendikten sonra müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanık ... müdafin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kaçak sigaraya ilişkin çok sanıklı ve çok eylemli davada, Gümrük İdaresi vekilinin ve sanıkların temyizleri ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Daire, bir eylemde İdarenin doğrudan zarar görmediğini, bir sanığın vefat ettiğini, bir eylemde 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının dolduğunu ve nakil aracı ile zincirleme suç yönünden eksiklik bulunduğunu belirlemiştir.

Hukuki İlke: Farklı kanunlarda düzenlenen kaçakçılık eylemleri aynı suç işleme kararıyla işlense de TCK 43 zincirleme suç hükümleri uygulanamaz; nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı araştırılmalı; olağanüstü zamanaşımı dolan eylemde düşme kararı verilmelidir.

Uygulama Sonucu: Kısmî ret, kısmî onama, zamanaşımı nedeniyle düşme ve zincirleme suç ile nakil aracı yönünden bozma; her temyiz eden için ayrı sonuç uygulanmıştır.

Dava Strateji Notu: Kaçakçılıkta olağanüstü zamanaşımı süresi (burada 12 yıl) her aşamada hesaplanmalı; müsadere kararına karşı aracın kayıt malikinin dinlenip iyiniyetinin araştırılması istenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla