Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/6041 E. , 2025/9261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/153 E., 2021/445 K. ŞİKAYETÇİ : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi vekili, sanık müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozm
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/6041 E. , 2025/9261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/153 E., 2021/445 K. ŞİKAYETÇİ : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi vekili, sanık müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Tütün eksperi tarafından düzenlenen 26.01.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre suça konu nargile tütünlerinin bandrole tabi olup kaçak yollarla yurda girdikleri, suça konu makaronların ise 06.02.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre yabancı menşeili olduklarının anlaşılması karşısında; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin kaçak sigaralar ve nargile tütünü yönünden 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrası, kaçak makaronlar yönünden ise aynı Kanun'un 3/5. fıkrası kapsamında kaldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesinde düzenlenen "fikri içtima" hükümleri gereğince sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında olacağı ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümle delâletiyle anılan Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23. ve fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken denetime olanak verecek şekilde karşılaştırma yapılmadan hüküm tesisi, 2. Sanığın adlî sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan ilâmının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden yapılan incelemede esasen 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçuna ilişkin olması ve 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun kaçakçılık suçu olmaması karşısında sanığın adlî sicil kaydında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel kaydın bulunmadığı anlaşılmakla; sanığa hazırlıkta ihtarat yapıldığı da göz önünde bulundurularak dava konusu eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı yatırması hâlinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrasının uygulanabileceği ve bu kapsamda verilecek cezada 1/3 oranında indirim yapılabileceğine ilişkin olarak sanığa usulünce etkin pişmanlık ihtaratı yapılarak sonucuna göre hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Sanığın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının esasen 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı Mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının Mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "03.10.2013" yerine "02.10.2013" olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.