Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/6684 E. , 2025/5896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1438 E., 2021/2042 K. SUÇ : 5809 sayılı Kanun'a muhalefet İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2021 tarihli ve 2019/1438 E., 2021/2042 K. sayılı kararıyla sanığın 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçun
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/6684 E. , 2025/5896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1438 E., 2021/2042 K. SUÇ : 5809 sayılı Kanun'a muhalefet İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2021 tarihli ve 2019/1438 E., 2021/2042 K. sayılı kararıyla sanığın 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB - 2024/96325 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2024 tarihli ve KYB - 2024/96325 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, müştekinin bilgisi dışında sahte GSM hattı aboneliği sözleşmesinin sanığın hissedarı olduğu "........Telekomükasyon" isimli işyerinde tanzim edildiğinden bahisle açılan kamu davası sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Sanık hakkında benzer bir olaya ilişkin olarak, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06/02/2023 tarihli ve 2023/31 esas, 2023/985 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığın, ticaret sicil gazetesi kayıtlarına göre suça konu sözleşmeyi düzenleyen ....... Telekomünikasyon Pazarlama ve Dağıtım Ticaret Limited Şirketi'ne sermaye ortağı olduğu, şirketi temsil ile yetkili kılınmadığı ve sorumlu müdür de olmadığından hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin Kanun'a aykırı olduğu, bu doğrultuda suç tarihinde (28/11/2018) sanığın ...Paz. ve Dağıtım Tic. Ltd. Şti.'nin temsile yetkili ortağı olmamasına rağmen hakkında beraat karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5809 sayılı Kanun'un "cezai hükümler" başlıklı 63/10. maddesinde suçun maddi unsurunun "...fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar..." şeklinde belirlendiği, maddede yazılı "...bu işi..." ifadesinin, suçun unsurlarını oluşturan seçimlik hareketleri nitelediği, atıfta bulunulan 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesinde yazılı seçimlik hareketlerin, kişinin bilgisi ve rızası dışında, abonelik tesisi, abonelik işlemi yapılması, elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılması ve yaptırılması, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenmesi, evrakta değişiklik yapılması ve bunların kullanılması" olduğunun anlaşıldığı, bu düzenlemeler ışığında suçun sübutu bakımından, sanığın adı geçen sözleşmeyi mutlaka kendi el yazısıyla düzenleyip imzalaması şartı aranmadığı, söz konusu evrakta değişiklik yapmak veya gerçek dışı hazırlanan evrakı kullanmak fiillerinden her hangi birini gerçekleştirmesi, abonelik sözleşmesi hazırlamak dışında herhangi bir abonelik tesisi veya işlemi yapması veya yaptırması halinde de suçun maddi unsurlarının oluştuğunun kabul edilebileceği, öte yandan, yine Dairemizin istikrarlı uygulamasına göre suçun failinin işlemin yapıldığı işyerinin yetkilisi olduğu, dosyanın tetkikinde soruşturma ve kovuşturma aşamasında gerekli tahkikatın yapıldığı, işlemin tesis edildiği operatör tarafından işlemin yapıldığı bayi ile yetkilisinin sanık olduğunun bildirildiği, cihetle Mahkemece sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.