Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/68 E. , 2025/2895 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1579 E., 2023/1630 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/68 E. , 2025/2895 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1579 E., 2023/1630 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık hakkında 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 130. maddesi uyarınca kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-d maddesi uyarınca temyiz edilemez olduğu belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında 1632 sayılı Kanun'un 137. maddesi uyarınca kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hakkının ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2023 tarihli ve 2023/335 Esas, 2023/511 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanması suretiyle; sanık hakkında hizmette tekasülle harp malzemesinin mühimce hasarına sebebiyet vermek suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 137, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 130/1-3, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 02.10.2023 tarihli ve 2023/1579 Esas, 2023/1630 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca sanığın her iki suçtan ayrı ayrı beraatine hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca hükümlerin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; 1632 sayılı Kanun'un 137. maddesinde yer alan suça konu aracın harp malzemesi olarak kabulünün gerektiği, sanığın askeri aracı hususi menfaatinde kullanmak özel kastıyla hareket ettiği ve ilk derece mahkemesinin hükmün açıklanması suretiyle vermiş olduğu mahkûmiyet kararlarının yerinde olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1632 sayılı Kanun'un 137. maddesine ilişkin kurulan hüküm yönünden; Söz konusu suçun oluşması için vazife veya hizmette tekasülde bulunulması, gemi, uçak veya silah ve harp malzemesinden birinin hasara uğraması, meydana gelen hasarın mühimce olması, tekasül ile hasar arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Buradaki vazifenin askeri bir vazife olduğu açıktır. Hizmet gerek malüm ve muayyen olan gerek bir amir tarafından emredilen bir askeri vazifenin madun (ast) tarafından yapılması halidir. Tekasül mecbur olduğu nezaret ve ihtimam vazifesinde failin lakayıt bulunması demektir ki bunun ölçüsü olayın içerisinde bulunduğu hal ve şartlara göre takdir olunmakta yani failin hizmetteki tecrübesi ve görevinin gerektirdiği sorumluluk derecesi ile ölçülmektedir. Gemi, tayyare veya esliha (silah) ve harp malzemesi; Silahlı Kuvvetlerin savunma ihtiyaçlarını sağlayan harp silah ve araç ve gereçleridir. Kanun koyucu temel savunma araçları olan gemi, uçak ve silahları özel olarak saydıktan başka, harp malzemeleri ise genel olarak belirtmiştir. Silahlı Kuvvetlerin muhabere gücüne tesir eden Teşkilat Malzeme Kadrosunda gösterilmiş bulunan Silahlı Kuvvetlere ait tüm mallar harp malzemesi olarak kabul edilir. Mühimce hasardan kasıt, hizmette kullanmaya engel olacak derecede bir zarardır. Bu açıklamalar ışığında; (Kapatılan) Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 11.03.1993 tarihli ve 1993/29 Esas, 1993/25 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere "Harp malzemesi Askeri Ceza Kanunu'nun 137. maddesinde tarif edilmemiştir. Ancak, Askeri Yargıtay içtihatlarında yer alan Genelkurmay Başkanlığının çeşitli tarihlerdeki tamimleri doğrultusunda, birliğin muhabere gücüne tesir eden ve birlik teşkilat malzeme kadrosunda ( TMK ) gösterilen bütün ordu ve malları ile birlik tarafından uygulanmasına yetki verilmiş, ikmal kataloglarında ve tahsis listelerinde mevcut malzemelerin harp malzemesi olduğu anlaşılmaktadır. Ordu TMK.sı birlik ikmal kataloğu ve tahsis listesinde yer alan, olaydaki askeri araç benzeri binek araçla askeri idari hizmet aracı olarak, barış zamanında kullanılsalar dahi, harp zamanında da kullanılacakları cihetle, harp gücüne etkili birer harp malzemesi olarak kabul edilmesi gerektiğine dair Askeri Yargıtay'ın kararlılık kazanmış içtihatları vardır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; sanığın unsurları oluşan atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. 1632 sayılı Kanun'un 130. maddesine ilişkin kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d bendinin ilgili bölümünde yer verilen; "...İlk Derece Mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286/3. fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. 1632 sayılı Kanun'un 137. maddesi uyarınca kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca sonucu itibarıyla Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.