İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/962 Karar: 2024/5005 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/962 K.2024/5005

7. Ceza Dairesi 2024/962 E. , 2024/5005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/55 E., 2021/158 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Gıyabi ka

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/962 E. , 2024/5005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/55 E., 2021/158 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Gıyabi ka

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/962 E. , 2024/5005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/55 E., 2021/158 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Gıyabi kararın sanığın hükümlü olması nedeniyle açık cezaevinden Covit iznini geçireceğini belirttiği adresten farklı bir adrese tebliğ edilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla: sanık müdafiinin eski hale getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine temyiz istemi yasal süresinde kabul edilmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında şartları bulunmadığı halde üst hadden hüküm kurulduğuna, etkin pişmanlık hükümleri konusunda sanığın yeterince bilgilendirilmediğine ve sanığa yeterince süre tanınmadığına, arama kararı olmadan arama yapıldığına ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki malen sorumlu ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın devriye görevlerini yerine getiren kolluk görevlileri tarafından kontrol maksadıyla durdurulmak istendiği, ancak aracın durmayarak kaçmaya başladığı, başlayan kovalamaca sırasında lastik patlatan kullanılarak lastikleri patlatılmak suretiyle durdurulduğu, aracın camından içeriye bakıldığında gözle görülür biçimde kaçak sigara kolileri ile yüklü olduğu görülerek araçta bulunan 316.900,80 TL gümrüklenmiş değere sahip 6000 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın müdafii bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; aracı malen sorumlu ...'dan emaneten aldığını, satmak amacıyla kaçak sigara satın alıp araca yüklediğini ve naklederken yakalandığını, 08.10.2012 tarihli savunmasında; malen sorumlunun ... plaka sayılı aracı Van iline götürmesi için kendisine para verdiğini, araçta kaçak sigara olduğunu bilmediğini, 25.10.2018 tarihli savunmasında ise; ... ve ...'nın kaçak sigaraları nakletmesi için kendisine para teklif ettiklerini, bu teklifi kabul ettiğini, ancak parasını alamadığını, araçta meyve sebze olduğunu düşündüğünü beyan ederek çelişkili beyanlarda bulunmuştur. Mahkemece ..., ... ve ... hakkında yapılan suç duyuruları üzerine adı geçenler hakkında Gürpınar Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2019 tarihli ve 2018/793 Soruşturma, 2019/518 Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Malen sorumlu ...'nın iş bu dava dosyasındaki beyanında ve hakkında yapılan suç duyurusu üzerine ilgili soruşturmada alınan aynı yöndeki beyanında özetle; arkadaşı olan sanık ile bir düğünde karşılaştıklarını, sanığın geri dönüşte ailesini Yüksekova'ya götürmek için ... plaka sayılı aracını emaneten istemesi üzerine aracını sanığa emaneten verdiğini, sanığın aracı kaçakçılıkta kullanacağından bilgisinin olmadığını belirtmiştir. Ele geçen eşyaların ticari miktar ve mahiyette olması, sanığın sevk ve idaresindeki minibüste bulunan dışarıdan görünür haldeki 6000 karton miktarındaki sigaranın araçta yüklü olduğunu bilmemesinin mümkün olmaması karşısında savunma içeriğine itibar etmenin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, etkin pişmanlık kapsamında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, ihtaratta "1/3" oranda indirim yapılacağının belirtildiği ve söz konusu ihtarın sanığın bilinen en son adresinden farklı bir adrese tebliğe çıkartılarak 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre usulsüz tebligat yapılması, 2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, malen sorumlunun iyiniyet iddiasının çürütülemediğinin anlaşılması karşısında, nakil aracının sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla