Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/4507 E. , 2025/14033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/259 E., 2020/268 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün istinaf kanun yoluna t
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/4507 E. , 2025/14033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/259 E., 2020/268 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk ve sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesinin "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un Geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, buna göre bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 322/4-5-6 madde fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanacağı, 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanacağı cihetle, Dava dosyasının, adı geçen sanık yönünden daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş olan hükmün istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve kanun yolunun re'sen dikkate alınacağı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 272 ve devamı maddeleri uyarınca inceleme yapılmak üzere dava dosyasının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Hükme Yönelik Müdafiin ve Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.06.2018 tarihli ve 2017/334 E., 2018/213 K. sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5, 3/10, 4/1. maddeleri uyarınca neticeten 5 yıl hapis, 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafi ve Gümrük İdaresinin istinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 02.11.2018 tarihli ve 2018/2426 Esas, 2018/2048 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/10. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay erteli hapis, 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün suça sürüklenen çocuk müdafi ve Gümrük İdaresinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2019/535 Esas sırasında kayıtlı iken, 22.05.2019 tarihinde incelenerek suça sürüklenen çocuk yönüyle de bozulmasına karar verilmesinden sonra temyize konu hüküm kurulmuş ise de; Suça sürüklenen çocuk hakkında Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 02.11.20 18... /2426 Esas, 2018/2048 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesinin (b) bendi uyarınca temyiz edilemez olduğu cihetle, suça sürüklenen çocuk hakkındaki anılan istinaf kararının bozulmasına ilişkin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2019/535 Esas, 2019/3227 Karar sayılı bozma kararına ilişkin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2025 tarih ve KD - 2025/20198 sayılı itirazı üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.04.2025 tarih ve 2025/1048 Esas,2025/4375 Karar sayılı ilamı ile 22.05.2019 gün ve 2019/535 Esas, 2019/3227 Karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün bozulmasına ilişkin kararın kaldırılmasına, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 02.11.20 18... /2426 Esas, 2018/2048 Karar sayılı kararına yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verildiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 02.11.20 18... /2426 Esas, 2018/2048 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün kesin olduğu, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2020 tarihli kararında suça sürüklenen çocuk yönüyle kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu, bu nedenle temyiz incelemesine konu hüküm bulunmadığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk müdafi ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, III. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Hükümlere Yönelik Katılan ... İdaresi Vekili, Sanıklar ..., ..., ... Müdafiileri ile Sanık ...'nın Temyiz İstemleri Yönünden Hükme esas alınan iletişimin tespiti kararları ile iletişimin tespiti tutanaklarının aslı veya onaylarının suretlerinin denetime imkan verecek şekilde dosyaya eklenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre ise; 1-46 şişe alkollü içkinin ele geçirildiği olayda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3. ve 61. maddeleri uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanıkların benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanıklar hakkında asgari hadden ayrılarak fazla ceza tayini, 2- 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hüküm tarihinde yürürlükte olan 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Sanık ...'nın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkasının bulunduğu anlaşılmakla, anılan kaydın 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve ilgili suça ilişkin mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra uzlaşma kapsamına alındığı da gözetilerek, anılan ilam yönüyle uzlaştırma yapılıp yapılmadığı da araştırılacak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekili, sanıklar ..., ..., ... müdafiileri ve sanık ...'nın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.