Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/5008 E. , 2025/14545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/86 E., 2023/386 K. ŞİKÂYETÇİ : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1.Sanık ... hakkında ölüm nedeniyle düşme 2.Sanıklar ..., ..., ... ve ... hak
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/5008 E. , 2025/14545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/86 E., 2023/386 K. ŞİKÂYETÇİ : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1.Sanık ... hakkında ölüm nedeniyle düşme 2.Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesine, suçta kullanılan atların tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî düşme, kısmî onama, kısmî bozma Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi kurum davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ...'nın temyizi yönünden; sanığın yokluğunda verilip 04.09.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Katılan ... idaresi vekili ve sanık ...'ın temyizleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Şikâyetçi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... İdaresi olduğu anlaşılmakla, suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanık ...'nın Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın yokluğunda verilip 04.09.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.09.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık ...'nın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, III- Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık.... Hakkındaki Ölüm Nedeniyle Düşme Kararına Yönelik Temyizi Yönünden; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın16.06.2019 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. fıkrasındaki "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir.." şeklindeki düzenleme karşısında hükümden önce 16.06.2019 tarihinde vefat ettiği anlaşılan sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak, sanık hakkında ölüm nedeniyle düşme kararı verildiği gözetilerek bizatihi suç teşkil etmeyen nakil aracı atların tasfiye bedellerinin sanığın yasal mirasçılarına iadesi yerine yazılı şekilde atların satış bedelinin hazineye irat kaydına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün D bendinin 2. fıkrasından "..." ibaresinin çıkartılması ve hükme ''Sanık ...'ın hükümden önce vefat etmesi nedeniyle sanığa ait olan ve bizatihi suç teşkil etmeyen ve tasfiye edildiği anlaşılan nakil vasıtası atların tasfiye bedellerinin sanığın yasal mirasçılarına iadesine,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, IV- Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Sanık ... 'ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden önce 01.11.2022 tarihinde, sanık ...'un ise hüküm tarihinden sonra 08.06.2024 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanıkların vefat etmeleri nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak eşyalar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine'ye irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, suçta kullanılan nakil vasıtası atların tasfiye bedellerinin sanıkların yasal mirasçılarına iadesine, V- Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik İncelemede; Sanıkların aşamalardaki savunmalarına ve tüm dosya kapsamına göre, suça konu eşyaları kendi nam ve hesaplarına getirdikleri, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde atılı suçun işlenmesine iştirak ettiklerine dair delil elde edilememesi karşısında, 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde düzenlenen suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun somut olayda gerçekleşmediği ve sanıkların eyleminin bireysel kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilerek yapılan incelemede; Kaçağa konu eşyanın, ... kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması nedeniyle, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinin birinci ve ikinci cümleleri kapsamında kalmakla birlikte, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ise 3/10. maddesi kapsamında olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca eyleme suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan hükümlerin tatbikinin gerektiği, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, buna göre sanıklara atılı suçun işlendiği 03.01.2008 tarihinden hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekili ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak eşyalar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine'ye irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, sanıklara ait olan ve suçun işlenmesinde kullanılan atların satılarak tasfiye edildiğinin anlaşılması karşısında tasfiye bedellerinin sanıklara iadesine, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetten (kaçak eşya) açılan davada; şikayetçi EPDK'nın katılma yetkisi, süresinde olmayan bir temyiz, hüküm öncesi/sonrası vefat eden sanıklar ve suçta kullanılan nakil aracı atların tasfiye bedelinin akıbeti birlikte değerlendirilmiştir.
Hukuki İlke: Suçtan doğrudan zarar görmeyen kurumun CMK 237/1 ve 260/1 uyarınca katılan sıfatı ve temyiz yetkisi bulunmadığı; sanığın ölümünde TCK 64/1 uyarınca düşme verileceği, ancak bizatihi suç teşkil etmeyen nakil aracının tasfiye bedelinin hazineye değil mirasçılara iade edileceği; lehe 5607 3/10 uygulamasıyla TCK 66/1-e ve 67/4 uyarınca zamanaşımının dolduğu kabul edilmiştir.
Uygulama Sonucu: kısmen ret, kısmen düzeltilerek onama, kısmen bozma ve düşme
Dava Strateji Notu: Kaçakçılık dosyalarında müsadereye tabi olmayan nakil vasıtasının tasfiye bedelinin, sanığın ölümünde mirasçılara iadesi talep edilmeli; doğrudan zarar görmeyen kurumların katılma/temyiz yetkisi ile lehe kanun değişikliğinden doğan zamanaşımı defileri mutlaka öne sürülmelidir.