İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2025/6740 Karar: 2026/7090 Tarih: 2026

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/6740 K.2026/7090

7. Ceza Dairesi 2025/6740 E. , 2026/7090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/233 E., 2023/1478 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet SUÇ TARİH

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2025/6740 E. , 2026/7090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/233 E., 2023/1478 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet SUÇ TARİH

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2025/6740 E. , 2026/7090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/233 E., 2023/1478 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 17.04.2012, 24.04.2012, 01.05.2012, 18.05.2012, 04.06.2012, 16.06.2012, 18.06.2012, 19.06.2012, 25.06.2012, 29.06.2012, 08.07.2012, 09.07.2012, 11.07.2012, 12.07.2012, 13.07.2012, 29.07.2012, 31.07.2012, 09.08.2012, 12.08.2012, 25.08.2012, 04.09.2012, 05.09.2012, 10.09.2012, 11.09.2012, 17.09.2012, 25.09.2012, 08.10.2012, 19.10.2012 HÜKÜM : Sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan beraat; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan düşme; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan düşme; kaçak sigaraların müsaderesi, nakil araçlarının müsadere taleplerinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme Katılan ... vekilinin temyizinin münhasıran sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan kurulan beraat hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan düşme hükümleri ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kurulan düşme hükümlerine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; ... vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan kurulan beraat hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan düşme hükümlerine yönelik temyiz istemi yönünden; atılı suçların mahiyeti itibarıyla doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar ..., ..., ... ve ...'nun 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan haklarında kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanık ... müdafiin sanık ... hakkında ana dosyaya konu eylemi yönünden 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemleri yönünden; bozmanın sirayetinde Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2015 tarihli hükmünün, temyize gelmeyen sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden bozulmadığı, anılan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın bozma kararının sonucundan yararlandırıldığı ve lehe bozmadan yararlanan sanıkların, bozmadan sonra yeniden kurulan hükümleri temyize yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... müdafiin anılan sanık hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemi yönünden; beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmayan temyiz istemi yönünden anılan sanığın hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan düşme hükümlerine yönelik; sanık ... müdafiin sanık ... hakkında birleşen dosyaya konu eylemi yönünden 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik; sanık ... müdafiin sanık ... hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik; sanık ...'un suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından hakkında kurulan düşme hükümlerine yönelik temyiz istemleri yönünden; anılan sanıklar ve belirtilen hükümler hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- ... Vekilinin Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri ile Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma Suçundan Kurulan Düşme Hükümlerine Yönelik; Sanıklar ..., ..., ... ve ...'nun 4733 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Haklarında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri ile Sanık ... Müdafiin Sanık ... Hakkında Ana Dosyaya Konu Eylemi Yönünden 4733 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik; Sanık ... Müdafiin Sanık ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Atılı suçların mahiyeti itibarıyla doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından kurulan beraat ve düşme hükümlerini temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.10.2012 tarihli ve 2011/777 Esas, 2012/1819 Karar sayılı ilâmında da açıklandığı üzere; bozmanın sirayetinin, hükmü temyiz etmeyenlerin veya temyiz isteği reddedilenlerin, temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaları adaletsizliğini gidermek amacıyla 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 325. ve 5271 sayılı Kanun'un 306. maddelerinde düzenlendiği, bu suretle hükmü temyiz edenler lehine oluşacak durumdan temyiz etmeyenlerin ve temyiz isteği reddedilenlerin de yararlandırıldığı, ancak bozmanın sirayetinde Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2015 tarihli hükmünün, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden bozulmadığı, anılan maddeler uyarınca sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın bozma kararının sonucundan yararlandırıldığı ve lehe bozmadan yararlanan sanıkların, bozmadan sonra yeniden kurulan hükümleri temyize yetkilerinin bulunmadığı, Yine beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmayan sanık ... müdafiin temyizinde, sanık ...'nin hukuki yararının bulunmadığı, anlaşılmakla; ... vekili, sanıklar ..., ..., ... ve ... ile sanık ... müdafi ve sanık ... müdafiin temyiz istemlerinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla REDDİNE, II- Sanık ...'un Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma Suçundan Hakkında Kurulan Düşme Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ...'un temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, oy birliğiyle ONANMASINA, III- Katılan ... Vekilinin Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında 4733 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Düşme Hükümlerine Yönelik; Sanık ... Müdafiin Sanık ... Hakkında 4733 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Düşme Hükmüne Yönelik; Sanık ...'un 4733 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Hakkında Kurulan Düşme Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Gerekçeli karar başlığında 13.07.20 12... .10.2012 tarihli suç tarihlerinin yazılmaması, mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir. Sanık ... hakkında düzenlenen 2012/207 Esas sayılı iddianamede müsaderesi talep edilen 34... plakalı nakil aracı ile sanık ... hakkında düzenlenen 2013/1455 Esas sayılı iddianamede müsaderesi talep edilen 34... plakalı nakil aracı hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... vekili ile sanık ... müdafi ve sanık ...'un yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan ... vekili ile sanık ... müdafi ve sanık ...'un temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; hükmün kaçak sigaraların müsaderesine ilişkin bentlerinin hükümden çıkartılarak yerine "Ele geçen kaçak sigaraların tümünün 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, IV- Sanık ... Müdafiin Sanık ... Hakkında Birleşen Dosyaya Konu Eylemi Yönünden 4733 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 11.09.2012 tarihinden itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 17.06.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Yerel Mahkemece verilen hükmü temyiz etmeyen, ancak diğer sanığın temyizi üzerine, hükmün temyiz eden sanık lehine bozulmasıyla temyiz etmeyen sanığa sirayetine karar verilen durumda, ilk hükmü temyiz etmeyen sanığın yeniden verilen hükmü temyiz edip edemeyeceği heyetimizin sayın çoğunluğu ile aramızdaki görüş ayrılığının nedenini oluşturmaktadır. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması başlığını taşıyan Anayasamızın 13 üncü maddesi; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.” şeklindedir. Hak arama hürriyeti başlığını taşıyan Anayasamızın 36 ıncı maddesinin 1 inci fıkrası; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” şeklindedir. Temel hak ve hürriyetlerin korunması başlığını taşıyan Anayasamızın 40 ıncı maddesinin 2 inci fıkrası; “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” şeklindedir. 1412 sayılı CMUK’nın hükmün bozulmasının diğer maznunlara sirayeti başlıklı 325 inci maddesi; “Hüküm, cezanın tatbikatında kanuna muhalefet edilmesinden dolayı maznun lehine olarak bozulmuşsa ve bozulan cihetlerin temyiz talebinde bulunamamış olan diğer maznunlara da tatbikı kabil olursa bu maznunlar dahi temyiz talebinde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından istifade ederler.” şeklindedir. 5271 sayılı CMK’nın hükmün bozulmasının diğer sanıklara etkisi başlıklı 306 ncı maddesi; “Hüküm, sanık lehine bozulmuşsa ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanması olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından yararlanırlar.” şeklindedir. Anayasamızda düzenlenen temel haklar konusunda kanunlarla bir sınırlama getirilmiş ise bu sınırlamalar dar yorumlanırlar. Temel haklar konusunda kanunlarda açıkça bir sınırlama getirilmiş ise bu sınırlamalar dışında kalan kısma izin verilmiş demektir. Gerek 1412 sayılı kanunda gerek 5271 sayılı kanunda hükmün bozulmasının diğer sanıklara sirayeti düzenlemesinde, temyiz talebinde/isteminde bulunmuşçasına hükmü temyiz etmeyen sanıkların hükmün bozulmasından yararlanacakları ifade edilmiştir. Hükmü temyiz etmeyen ancak sirayet nedeniyle hükmün bozulmasından yararlanan sanıkların yeniden verilen hükmü temyiz edemeyeceklerine dair bir sınırlama 1412 sayılı kanunda ve 5271 sayılı kanunda bulunmamaktadır. Temyiz davası, Anayasamızda düzenlenen hak arama hürriyeti kapsamında bulunan temel haklardandır. Hükmün bozulmasından sirayet nedeniyle yararlanan sanıkların yeniden verilen hükmü temyiz edemeyeceklerine ilişkin kararlar bir kanun maddesine dayanmadan yorum yoluyla verilen kararlar olup, bu kararlar hak arama hürriyetini sınırlayıcı niteliktedir. Yeniden verilen hükmün sirayetten yararlanan sanık tarafından temyiz edilemeyeceğini söylediğimizde, erteleme, paraya çevirme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi sınırlara gelen cezalardaki müesseselerin yanlış uygulanması dışında, suçun takibinin zamanaşımına uğramış olmasına rağmen davaya devam edilerek mahkumiyet kararı verilmesi hallerinde bile sanığın temyiz hakkının olmamasının ağır sonuçları karşımıza çıkacaktır. Gerek 1412 sayılı kanunda, gerek 5271 sayılı kanunda bozma sirayet ettirilen sanıkların açıkça hükmü temyiz etmişçesine bundan yararlanacakları belirtilmesine rağmen, sonradan verilen hükmü temyiz edemeyeceklerini söylemek, usul kanunları gereğince devam eden bir davanın yanında, aynı zamanda kesinleşmiş bir kararın varlığı anlamına gelecektir. Hükmü temyiz etmeyen, ancak diğer sanığın temyiz etmesi nedeniyle bozulan hükümden sirayet nedeniyle yararlanan sanığın, yeniden verilen hükmü temyiz edebileceğini bunda hukuki yararı olduğunu düşündüğüm için heyetimizin aksi yöndeki düşüncelerine katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla